Sporcu annesi olmak- Hassasanne Ece Kumkale

1 Haziran 2016

 

Çoğu anne  çocuğunun spor yapmasını ister ve bununla gurur duyar. Hele bir de çocuğunuz profesyonel sporcuysa artık siz bir sporcu annesi olmuşsunuzdur ve hayatınız sonsuza kadar değişmiştir. Artık spor salonlarında geçirilen saatler sizin hayatınızın bir parçası olur ve siz ne kadar zorlanırsanız zorlanın çocuğunuzun sevdiği sporu yapması için gereken her şeyi yaparsınız. Çocuğunuz bazen yorgunluktan veya yaptığı  hareketin zorluğundan ağlarken sizin içiniz yansa ve onu o anda o spor salonundan götürmek isteseniz de ona destek olursunuz. Çünkü bilirsiniz ki onun içinde bir ateş ve tutku var ve o bundan besleniyor. Yaşıtları ve bazen ikizi doğumgününe veya eğlenceye giderken o antrenmana gidiyor ve sizin anlayamayacağınız bir şekilde bunu tercih ediyor.

Ben de bir sporcu annesiyim çünkü iki çocuğumun hayatında spor büyük yer kaplıyor. Yedi  yaşındaki kızım Esin, spor bakanlığından lisanslı bir cimnastikçi ve yarışmalara katılıyor. Dokuz yaşındaki oğlum Alper,  Darüşşafaka  altyapıda basketbol oynuyor. İkisi de her hafta saatlerce antrenman yapıyorlar ve hayatlarını spora göre düzenliyorlar.

225

Geçtiğimiz haftasonu Esin’in cimnastik yarışmasını izlemek için ailecek Eskişehir’e gittik. Dört ay önce katıldığı Milli Eğitim Bakanlığının Okullararası İstanbul Birinciliği Yarışmasında takım arkadaşı ile okullarını İstanbul üçüncüsü yapıp bronz madalya ve kupa kazanmışlardı. O yarışma Esin’in ilk yarışmasıydı ve podyuma çıkmak bronz kupayı kaldırmak onu çok mutlu etmişti. Esin’in Eskişehir’deki yarışmada hem solo rutini hem de grup rutini vardı. Takımı ile takım otobüsünde Eskişehir’e gitti, otelde bizsiz cimnastikçi ablalarıyla aynı odada kaldı ve tüm zamanını takımıyla geçirdi. Esin, bu yarışmada dereceye giremedi ama bence sporcu olmanın ona katkıları kazandığı esas madalya. Takım ruhu, sporcu disiplini, sabır, sağlam bir vücut ve yaşadığı deneyimler en büyük kazanımları.

Alper de 3 yıldır basketbol oynuyor ve bu sporu çok seviyor. Boyu normalden çok uzun olduğu için basketbolda çok avantajlı ama tabii ki çok çalışıyor ve tüm hayatını antrenman saatlerine göre düzenliyor.

İki çocuğumun derslerinde de sporcu disiplininin etkilerini görebiliyorum. Derslerine çok önem veriyorlar, ödevlerini hiç aksatmıyorlar ve öğretmenlerinin sözünden çıkmıyorlar. Bunda küçük yaşlardan itibaren spor yapmalarının çok etkisi var. Antrenmanlarda sadece spor yapılmıyor, antrenörleri onlara sporcu disiplinini ve terbiyesini de veriyorlar.

Çocukları spor konusunda zorlamamak gerekiyor. Onlara istedikleri zaman sporu bırakabileceklerini ve bunun bir başarısızlık olmayacağını hissettirmeniz gerekiyor. Aksi taktirde bu yükün altında ezilebilir ve spora sadece sizi hayal kırıklığına uğratmamak için devam edebilirler. Hiçbirimiz bunu istemeyiz. Her zaman çocuklarımıza koşulsuz sevgi vermeliyiz ve onlara birer birey olarak saygı duymalıyız. Yaşıtlarından çok daha zor bir hayat süren sporcu çocukların buna daha da çok ihtiyacı var.

Her spor yapan çocuk büyüyünce sporcu olacak diye düşünmemek lazım. Sporcu olmak gerçekten çok özveri gerektiren ve çok az kişinin başarabileceği bir şey. Herkesin sporcu olmasına da gerek yok zaten ama her çocuğun mutlaka düzenli olarak spor yapması gerekiyor. Ben buna çok önem veriyorum ve bu nedenle Olimpik Anneler hareketini destekliyorum. Olimpik Anneler, Türkiye’de çocukların sporla büyümesini ve gelişmesini sağlamak amacıyla P&G ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile birlikte oluşturulmuş, spora önem veren anneler tarafından başlatılan bir sivil toplum hareketi.  Sporun çok faydalı olduğunu herkes biliyor ama Türkiye’de çocukların spor yapma oranı ne yazık ki çok düşük. Sadece 10 çocuktan 1’i düzenli ve bilinçli şekilde spor yapıyor. Olimpik Anneler’in ortak hedefleri  ise; Türkiye’de çocuklarını sporla büyüten anne sayısını arttırmak. Unutmayın çocuğuna spor yaptıran her anne Olimpik Annedir.

1 Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir