- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Otistik bozukluklar erkek çocuklarda daha sık görülüyor
Çocukluk çağından itibaren bireyin dış dünyadaki uyarıları algılamasını ve bunları düzenleyip kullanmasını engelleyen nörolojik ve psikiyatrik bir rahatsızlık olan Otistik Bozukluk, kişinin tüm yaşamını etkiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doktor Zafer Atasoy, “Biyolojik temelli olduğu kabul edilen Otistik Bozukluklar, 10 bin kişide 6 ile 9 oranında görülürken, erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla 2-3 kat daha sık rastlanıyor” diyor. Otistik Bozukluğu tanımlamak için kullanılan tüm davranışların tek bir hastada görülmediğine dikkat çeken Atasoy, küçük çocuklarda ve hafif belirtilerde seyreden tiplerde bu hastalığı teşhis etmenin zorlaştığını söylüyor.
Otistik Bozukluklar, çoğunlukla çocukluk çağında taklit yeteneğinin olmaması ve iletişime yönelik jestlerin gelişmemesi şeklinde görülüyor. Otistik Bozuklukların her hastada farklı bir belirtiyle ortaya çıkabileceğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doktor Zafer Atasoy, “Otistik Bozukluklar çocuklarda erken dönemlerde, çoğunlukla 1 yaşından sonra, daha az sıklıkla olsa da 1 yaş öncesinde de kendini belli ediyor. Göz temasının kurulamaması, karşılıklı dikkatin gelişmemesi özellikle bebeklik döneminde saptanabilecek, önemli belirtilerdir” diyor. Genellikle konuşma gecikmesi ve sesli uyaranlara cevapsızlık sebepleriyle doktora başvurulduğunu belirten Atasoy, “Otistik Bozukluk görülen çocuklarda, konuşma başladıktan sonra da dil gelişimi yeterli seviyeye ulaşmaz. Tekrarlayıcı davranışlar, ilgi ve aktivitelerinde sınırlılık, takıntılı davranışlar, dış uyaranlara karşı anormal tepkiler veya kayıtsızlık görülür” diyor.
Otistik bozukluklarda kesin tanı için laboratuvar testleri yeterli olmuyor
Otistik Bozukluklarda laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemlerinin kesin teşhis için yeterli olmadığını ve doğru tanıyı koymanın en önemli yolunun klinik belirtiler olduğunu dile getiren Atasoy, “Görme ve işitme kusurları, epilepsi, zekâ geriliği, hipotiroidi, fenilketonüri, ağır dikkat kusuru ve diğer organik beyin sendromları gibi Otistik Bozukluk ile karışabilen veya eşlik eden diğer tıbbi sorunları tespit etmek için metabolik tetkikler (kan ve idrar tahlilleri), odyometri, kromozom analizleri ve nöropsikolojik testler uygulanabilir. Güvenilir tanı konulması için, çocuğun belli aralıklarla farklı ortamlarda değerlendirilmesi uygundur. Kesin tanı koydurucu bir ölçüt bulunmamakla birlikte, yaşamın ilk yıllarında taramanın yapılması için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir” diyor.
Ülkemizde Otistik Bozukluk tanısının konulması için klinik tanı yanı sıra testler de uygulanmaktadır; Gelişim Ölçeği, I ve II Formları, Nörolojik Tarama Skalası, Ankara Gelişim Envanteri ve Denver Gelişim Tarama Testi kullanılmaktadır. Otistik Bozukluk hastalık grubunun özellikleri hakkında anne-babaların, hekimlerin ve öğretmenlerin bilinçli olmaları büyük önem taşımaktadır.
Erken teşhis ve yoğun bir eğitim hayati önem taşıyor
Erken tanı ve zamanında müdahalenin hayati bir önem taşıdığı Otistik Bozukluklarda en önemli tedavi, çocuğa uygulanacak olan yoğun eğitimdir. Dr. Zafer Atasoy, “Konuşma ve dil terapisi, uğraş terapisi, duyu entegrasyonu, egzersiz, fizik tedavi ve davranışsal terapiler, hastalığın ağırlığına ve her çocuğun özel durumuna göre belirlenmektedir. Beyin gelişiminin daha hızlı olduğu ilk 5 yaş içinde yapılacak bu tedaviler çocuğun ilerleyen yaşlarda yaşıtlarına yakın davranışlar sergilemesini sağlayacaktır” diyor. Atasoy, hafif olgularda seyreden Otistik Bozukluklara sahip çocukların zamanla konuşabileceğini, göz teması kurabileceğini ve hatta normal eğitim alabilir duruma geleceğini belirtiyor.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0








0 yorum