Zekiyim, Zekisin, Zeki! – Nesteren Gazioğlu

1 Haziran 2016

Bu sayıda yoğun soru aldığım konulardan birisi olan “zeka” dan bahsetmek istiyorum.  Mozart’ın adı bir kere çıkmış zeka geliştirene, inmiyor. Peki, araştırmalar bu konuda ne söylüyor?

Rauscher, Shaw ve Ky’ın 1993 yılında “Mozart Effect” yani “Mozart Etkisi” isimli makalelerinin yayınlanması medyanın ilgisini klasik müzik ile “zeka” arasındaki ilişkiye çekti.

“Zeka” medyanın, ebeveynlerin ve yatırımcıların ilgisini çeken bir kavram. Araştırmanın içinde zeka ile ilgili bir ipucu bile yakalamak, basının ve yatırımcıların gözlerinde parıltılara yol açabilir. Örneğin, Mozart’ın bestelerinin kullanıldığı oyuncaklar ve televizyon programları küçümsenemeyecek kadar çok sayıdadır.

shutterstock_225551491

Ekonomik bir kaynak mı Mozart?

Rauscher ve meslektaşlarının bulgusuna göre, Mozart tarafından bestelenen parçaları dinledikten sonra katılımcıların uzamsal görev içeren sorulara verdikleri doğru yanıt sayısı artıyor. Kısa süreli hafıza üzerinde etkisi olduğu da bu araştırmada belirtilmiştir. Araştırmacılar büyük ses getiren bu düşüncenin peşini bırakmadı. Kimisi aynı araştırmayı tekrarlamaya çalıştı, kimisi de yeni veriler ekleyerek etkiyi incelmeye devam etti. Araştırmacılardan Nantais ve Schellenberg (1999), şu iki soru üzerine odaklandı;

  • Etki sadece Mozart’a mı ait, yoksa başka bir klasik müzik bestesi de aynı etkiyi yaratıyor mu?
  • Mozart dinlemek keyif verdiği için performans artıyorsa, keyifle dinlenen bir hikaye de benzer etki yaratır mı?

Mozart etkisini araştırırken, çalışmaya Schubert’i de ekliyorlar.  Bilin bakalım ne oluyor?  Schubert dinleyenlerde de benzer etki gözlemleniyor. Bu araştırma 10-15 dakikalık bir süreci incelediğini ve uzun dönem hafıza çalışılmadığını da hatırlatalım. Kısaca, araştırma bulguları zekayı artırır, geliştirir gibi kavramları kesinlikle kullanmıyor.

Araştırmacılar ikinci sorularını test ederken bir gruba Mozart dinletiyor, diğer grubu ise sessizce bekletmek yerine bu sefer onlara bir hikaye dinletiyorlar. İlginç sonuçlarla karşılaşıyorlar.  Hikaye dinleyen grup da Mozart dinleyene benzer bir oranda soruları doğru yanıtlıyor. Mozart etkisi bu noktada kayboluyor mu?  Kişi sessizce oturmak yerine keyif aldığı başka bir hikaye, parça dinlediğinde de doğru yanıtlama oranı artıyor.  Bu bulgular çok ilginç olmasına rağmen, tekrarlarında her araştırmacı aynı sonuca ulaşmamıştır.

Bazı araştırmalar sessiz oturan grubun da aynı oranda doğru yanıt verdiği sonucuna ulaşmıştır. Sonuç olarak bize Mozart “zekayı” geliştirir mi dediklerinde kısa süreli uzamsal yetenekler aklımıza gelsin. Günümüzde ise zeka kavramı bazen ekonomiye hizmet edebiliyor.

Ebeveynler korkutularak ürkütülerek daha fazla para harcamaya itiliyor.  Tabii bir yandan da zekanın genetik analizlerinden bahsetmemiz gerekir.  Kalıtsallık ya da çevre etkisi gelişim psikolojisinde çeşitli konularda tartışma konusu olmuştur. Bu tartışma zeka alanında da sürmektedir. Tek yumurta ikizleri, çift yumurta ikizleri, kardeşler ve aile bireyleri arasında yapılan karşılaştırmalarda tek yumurta ikizlerinin IQ puanlarının çift yumurta ikizlerine oranla daha yüksek benzerlik gösterdiği; çift yumurta ikizlerinin IQ puanlarının kardeşlere oranla daha yüksek benzerlik gösterdiği belirtilmiştir. Öte yandan, çevresel koşulların etkisine dikkat çeken araştırmalar da mevcuttur. Sosyo-ekonomik durumun etkileri üzerine yoğunlaşmıştır. Ekonomik koşullar ve imkansızlık hamilelik sürecinde annenin bebeğe aktardığı besinlerden, doğum sonrası alınabilecek ek vitaminlere ve ileriki süreçte evdeki uyaran çeşitliliğine kadar geniş bir etki alanına sahiptir. Toparlayacak olursak her bireyin kalıtsal olarak getirdiği bir yapı var ve bu yapının üzerine çevresel etkiler belirli oranda katkı sağlayabiliyor.

Çoklu zeka kuramı 

Howard Gardner zekanın elde edilen becerilerden ziyade, bireyin potansiyelini ve yeteneğini de içeren bir kriter olduğuna vurgu yapar.  Gardner, her bireyin farklı öğrenme yöntemi olduğunun altını çizerken, zekanın da yaşam içerisindeki hedeflere ulaşmada bir araç olduğunu belirtir.  Çoklu zeka kuramında bahsettiği alanları aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz.tablo[1]

 

Her çocuğun biricik olduğunu unutmayalım ve kendi beklentilerimizi onlara yansıtmadan önce farklılıklarını anlamaya özen gösterelim.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir