İzin verin büyüsünler

3 Ağustos 2015

Biz anne babaların çocukları takip etmek gibi bir vazgeçilmezi var. Yaptıkları her şeyi izlemek, takip etmek, sürekli sorgulamak…

Çocuklar okula başlarken tüm anneler eğitimci, spora başlarken hep beraber antrenör, resim yapsa, ressam, piyano çalsa piyanist olasımız var.

Hayat Antrenörleri’nin bu potansiyeli, deneyimlerinden çok merak, korku ve ilgilerinden kaynaklansa da, diğer yandan çocuğa yansımalar pekte hayırlı değil maalesef.

Okula başlayan çocuktan çok öğrenci, yüzmeye başlayan çocuktan çok yüzücü oluveriyor, onları eleştiriyor, beceriksizlikle suçluyor ya da “ Ben sana böyle mi öğrettim?” , “Aaa bildiğini de unuttu” tepkileri ile çocuğun ilk deneyimlerini kendinizce aklıyorsunuz.

Eğitim, birebir öğrenen ve öğreten arasında gelişmelidir.

Dışarıdan izlendiği ve eleştirildiği ortamlarda çocuklar da öğretmenler de doğal süreçleri yaşamakta sıkıntı yaşar.

İster anaokulu, ister yaz kampı, isterse kısa bir kurs programı olsun, çocukların hata yaparken ve öğrenirken süreçleri doğru yaşamaya hakkı vardır.

İzlemeyin, eleştirmeyin ve lütfen derslere müdahil olmayın.

Guruptaki öğrenci sayıları, öğretmenlerin ders düzeni, işleyişi, hangi öğrenciye kaç defa söz verdiğine kadar müdahil olunan istila başlıkları biliyoruz.

Öğretmenlerin branşları, programların içerikleri ne olursa olsun, kontrol düzenli olarak öğretmenin elinde olduğundan izleyenin anlamadığı noktalar olacaktır.

Yüzme eğitimindeki nargile çalışmalarında çocuğun boğulmadığını, gitarın akort edilirken çıkardığı seslerin çalışma olmadığını, karakalem konusunun malzeme eksikliğinden yapılmadığını, İngilizce müzik dinlemenin kulak alışkanlığı yaptığını öğretmenler bilir, ama velilerin çoğu maalesef sadece sorgularlar.Özetle; bırakın kendi hatalarını yapsınlar, düşsünler kalksınlar, yaptıkları resim “Arcimboldo nun “ meyveli sebzeli adamlarına benzesin, çaldığı şarkılar daha dün annelerinin kollarında olduklarını anımsatsın size ve aldıkları yola bir bakın.

Öğretmenleri rahat bırakın, bırakın ki işlerini yapabilsinler. Çocuklarınıza ayırmaları gereken zamanı ve ilgiyi size ayırmak zorunda kalmasınlar.

Ve kabul edin, büyüyorlar… Evden ayrılma zamanı gelene kadar eğitim ile zaten vaktin büyük bir kısmı dışarıda geçecek ve o gün geldiğinde gitmiş olacaklar. Kendi komik anılarını da alıp kendi komik hikayelerini yaşayacaklar. O güne kadar keyfini çıkarın büyümelerinin. Ama siz de kendinize izin verin. Rahatlayın ve bırakın. Büyüyorlar ve artık kendi başlarına tüm sorunları halletmeyi öğrenmeliler. Biz onları hayatları boyunca koruyamaz ve kollayamayız, sorunlarını çözemeyiz. İzin verin büyüsünler…

Funda Öztürk Alban
Facebook/hayatantrenorlerine
İnstagram/@hayatantrenorlerine

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir