- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Hatırlamaya değer uzuuun bir gündü
Yazan: Fatih Türkmenoğlu
Evet, gerçekten öyleydi. Şimdi yazarken bile içimi kıpırdatan, genzimi gıdıklayan, gözlerimi parlatan bir gündü hem de…
Okulların böyle aralarda tatillerinin olmasını çok seviyorum. Bizim zamanımızda yoktu. Bir sömestr, bir de bayramlar. Böyle ara boşluklarla çocuklar da veliler de bir temiz nefes alıyorlar. Şöyle bir silkelenip kendimize geliyoruz hepimiz.
Geçen hafta kızların okulları tatildi. Hadi, dedim. Talia 14,5 yaşında, her şeye hayır demekle ünlüdür. Mimi zıplayarak hadi dedi, sonra da sordu: Nereye?
Hep söyleyip duruyordum, hep iş güç giriyordu araya, nihayet bugün bomboş bir gündü, Dolmabahçe Sarayı’nı gezmek için ideal bir zamandı. Sabah 9 olmadan evden çıktık. İlk turist kafileleriyle Saray’a daldık.
Bahçeler, havuzlar, müthiş bir manzara ve çok zarif bir mimari, insanı hemen büyülüyor. 1856 yılından itibaren altı Osmanlı sultanının, daha sonra Atatürk’ün evi olan Dolmabahçe, müze olarak 1984’de açılmış. Gezmeye Selamlık bölümünden başlanıyor. Kulaklıklarla verilen bilgiler çok yeterli ve ilgi uyandırıcı. Odalar, avizeler, tavan süslemeleri şaheser.
Haremlik, Resim Müzesi, cafe’ler; bir baktım neredeyse 3 saattir Dolmabahçe’deyiz. Güzel bir tarihin içinde yolculuktu. Atatürk’ün öldüğü odayı görmek, her zamanki gibi yürek burkan bir deneyimdi…
Saatlerin sergilendiği bölümü görmeye hali kalmadı Mimi’nin. Acıktım diye tutturdu. Kalan kısımları bir başka sefere bırakıp, Beşiktaş’a, yemek yemeğe koştuk.
Enerjisi yerine geldi hemen. Hava güzeldi. Yürüdükçe açıldık. Nişantaşı’na vardık. Konumuz tarih, eski günler, eski moda hayatlar ve eşyalardı tabii ki. Bir antikacının vitrinini seyrederken, Mimi birden cama yapıştı. Çok eski, kocaman bir bebek, güleç suratıyla bizi seyrediyordu.
İçeri girdik, izin isteyip bebeği yakından inceledik. Dükkanın sahibesi çok sıcak davrandı. Bebeğin aşağı yukarı yüz yaşında olduğunu, elleri ve yüzünün porselen olduğunu anlattı. Bu yüzden de düşerse kırılabileceğini sözlerine ekledi.
Öyle çok sevdi, öylesine gerçekten ilgilendi ki, bugünün hediyesi olsun istedim. Çekinerek porselen bebeğin fiyatını sordum. Tahminimden çok daha makuldü, hemen Mimi’ye hediye olarak aldım.
Bebek kucağımızda, metroyla eve döndük. Artık bir ismi, günlerdir eklenerek gelişen hayali bir karakteri var. Uzun, hep hatırlanacak çok güzel bir günün anısı olarak, evin baş köşesinde…
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0




0 yorum