- Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
- Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
- Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
- Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
- Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
- Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
- Polenler yükseldi, çocuklarda şikayetler arttı, ancak…
- Yaşam tarzı değişiklikleri sperm kalitesini artırabiliyor
- Doğumdan sonra adet gecikmesi normal mi?
- Yumurta dondurmayı düşünüyorsanız…
Dil gelişimi ve zihinsel sözlük
Çocuklarımızın ömür boyu sürecek olan öğrenme yolculuğu doğdukları ilk andan itibaren başlar. Başlangıçta çıkardıkları anlamsız sesler, kısa bir süre sonra anlamlı sözcüklere dönüşür. Anne karnındayken duymaya başladıkları anne-babalarına ait konuşmaları, diğer yetişkinlerin seslerinden ayırt eder. Derken ilk anlamlı cümleler, soru ifadeleri, canlandırmalar başlar. Bütün bunlar hızla olup biterken çocuğun tüm gelişim alanlarında, adeta bir matriks şeklinde, birbiriyle bağlantılı bir dönüşüm / değişim vardır.
Zehra KASAP
Okul Müdürü
Özel Şişli Terakki Anaokulu ve İlkokulu
[email protected]
Çocuğun dil gelişimini fiziksel, mental, duygusal ve sosyal alanlardaki gelişimi doğrudan etkiler. Bu nedenle her çocuğun dil gelişimi birbirinden farklıdır. Dil gelişimini ve sözcük hazinesini etkileyen pek çok değişken ve dinamik bulunur.
- Fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak normal gelişim gösteren bir çocuğun anlamlı sesler çıkarabilmesi için nelere ihtiyacı vardır?
- İki yaşındaki bir çocuğun kullandığı sözcük sayısı, diğer akranlarından niçin farklılık gösterir?
- Dil gelişimi, çocukların eğitim hayatlarını nasıl etkiler?
- 0-6 yaş arası dönemin, dil gelişimi açısından önemi nedir?
Unutmamak gerekir ki dil, öncelikle bir iletişim aracı olarak tanımlansa da çocuğun düşünme ve öğrenmesine etki eden en önemli faktördür. Sözcüklerse dil ve zihinsel becerileri geliştirmenin en temel aracıdır.
Kuşkusuz bebek için dil gelişiminin ilk adımları anne karnındayken atılır. Doğum öncesinde bebeği ile konuşmaya başlayan anne, çocuğunun gelişimi ile ilgili ilk tohumları atmış olur. Kucağına aldığı bebeğine söylediği ninniler, sakin bir ses tonuyla yaptığı konuşmalarla güven ilişkisinin oluşmasına zemin hazırlarken bir yandan da dil gelişimine çok önemli katkılar sağlar.
Küçük yaşlarda çocuğun çıkardığı yanlış ses ve sözcükleri tekrar ederek pekiştirmek sıklıkla yapılan hatalardandır. Başlangıçta hoşa giden bu durumun, ilerleyen yaşlarda çözümü zor bir soruna dönüşebileceği unutulmamalıdır. Çocukla anlaşılır bir biçimde konuşmak, tonlamaya, vurgulara ve diksiyona dikkat etmek uzun vadeli bakıldığında küçük yaşlarda yapılan önemli bir yatırımdır. İki yaşından itibaren öykü ve masallarla ilgili sorular sorulabilir; sözsüz kitaplar kullanılarak kendilerini ifade etmeleri, dinlediği kısa şarkıları tekrarlamaları ve arkadaşlarıyla rol paylaşımlı canlandırmalar yapmaları için ortam hazırlanabilir. Bu yaşlardaki çocukların oyunlaştırılmış senaryoların içinde farklı ve yeni sözcüklerle karşılaştırılması, öğrendiği yeni sözcükleri kullanması için desteklenmesi, kavram gelişimini destekleyecek etkinliklerin gerçekleştirilmesi dil gelişimi dışında bilişsel gelişimi için de çok önemli katkılar sağlar.
İki ve üç yaşından sonra çocuklar, konuşmalarında bağlaçlar, sıfatlar ve ekler kullanarak daha uzun cümleler kurmaya başlarlar. Çocukların dilindeki bu değişim, düşünce yapısındaki değişimin de göstergesidir. Bu süreç her çocukta farklılık gösterir. Kendileriyle konuşulan, bıkmadan usanmadan sabırla tüm soruları yanıtlanan, doğduğu andan itibaren kitaplarla tanıştırılan çocukların, dil gelişimi açısından daha avantajlı olmaları çok da sürpriz değildir.
Her sözcük insan zihninde bir kavram olarak yerleşir. Böyle bakıldığında insan kavramlarla yani sözcüklerle düşünür. Dinleme, konuşma, anlama ve anlatma becerilerinin gelişimi ancak sözcük hazinesinin gelişimi ile mümkündür. Dinlediği ya da okuduğu metinde bilmediği sözcüklerle karşılaşan çocuğun ana fikre ulaşması çok da kolay değildir. Oysa sözcük hazinesi zengin bir çocuk için kendisini yazılı ve sözlü olarak ifade etmek, okuduğu ya da dinlediklerini doğru kavramlarla eşleştirerek derinlemesine düşünmek, sentez yapmak, neden – sonuç ilişkilerini çözmek mümkündür.
Bu alanda yapılan araştırmalar, okul başarısı ile sözcük dağarcığı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu, çok sözcük bilen öğrencilerin zihinsel becerilerinin ve okul başarılarının bu durumdan olumlu etkilendiğini ortaya koyar.
Çocukların kelime hazinelerinin gelişmesi için altı yaşına kadar olan erken çocukluk döneminde evde ve okulda yapılacaklar listesi oldukça kabarıktır.
Ev ortamında;
- Temalı şiirler,
- Neşeli tekerlemeler,
- Komik şarkılar,
- Eğlenceli hikayeler,
- Kısa öyküler,
- Soru-cevaplar, (neden, niçin, kim, hangi, en ile başlayan ilginç sorular) kelime hazinesinin artması için rahatlıkla anne babaların ya da bakım veren kişilerin yapabileceği etkinliklerdir.
Birlikte söyleyeceğiniz şarkılara el ve ayak ritmleriyle eşlik etmeniz onu bu keyifli paylaşıma dahil etmek için güzel bir yoldur. Anlattığınız hikayeye basit bir enstrümanla eşlik etmeniz, bir masalı evde rahatlıkla bulabileceğiniz simgesel bir aksesuarla zenginleştirmeniz, ilgilerini çekerek sürece dahil etmenin pratik araçlarıdır.
Parkta oyun oynarken, doğada yürüyüş yaparken, birlikte alışveriş yaparken, bir sanat galerisini dolaşırken çocuğunuzun gözlem yapması, ifade etmesi, sorular sorması için teşvik edin. Sorularına verdiğiniz cevaplarda sözcük dağarcığına ekleyebileceği özgün kelimelere ve yeni cümle yapılarına yer verin. Çocuklarınızla birlikte keyifli zaman geçirebileceğiniz ritüeller yaratın. Haftalık ve aylık programlarınızı onlarla birlikte gözden geçirerek yaptığınız etkinlikleri farklılaştırın. Çocuklarınızın kendilerini ifade etmelerine imkan tanıyan diyaloglarınız kadar dinleme becerilerini geliştirecek fırsatlar da yaratın. Kelime hazinesinin gelişmesi, yeni cümle yapılarını keşfetmesi için, birlikte tiyatro izleyin, kısa süren anlatımlarınızı bölmeden dinlemesi konusunda telkinlerde bulunun. Anlattığınız masal ya da hikayeyi ilgiyle bölmeden dinleyebilmesi için öncesinde dikkat çekici bir şarkı, merak uyandırıcı bir görsel ya da ilginç bir soruyla giriş yapın.
Kendisini ifade etmesi ve çevresindekileri dinlemesi için fırsat yaratılmayan çocuklar, ne yazık ki okula başladıklarında hem sosyal beceriler hem de akademik beceriler açısından zorluklarla karşılaşabiliyorlar. Kendisini ifade etmekte güçlük çeken çocuklar, hırçın ve öfkeli davranış biçimleriyle sorunlarını çözmeyi tercih ediyor ya da anlatmak istediklerini ifade edememe çekincesinden dolayı daha pasif ve çekinik bir tutum geliştirebiliyorlar.
Bu bağlamda okul ortamında yapılan gözlem ve tespitler doğrultusunda aileyle iletişim ve işbirliği çok önem kazanıyor. Bir taraftan çocuğun gelişim ihtiyaçlarına göre sınıf ortamında farklılaştırılmış etkinlik ve uygulamalara yer verilirken, diğer taraftan ailenin yapması gerekenlerle ilgili yol haritaları oluşturulmalıdır.
Son Haberler
-
Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
Toplumda “Biberon Çürüğü” olarak da bilinen erken çocukluk çağı çürükleri...
- Eklendi Mayıs 31, 2026
- 0
-
Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
Paylaşmanın, birlikteliğin, kültürel mirasımızın en güzel anılarından biri olan bayramları...
- Eklendi Mayıs 21, 2026
- 0
-
Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor....
- Eklendi Mayıs 12, 2026
- 0
-
Dolgu çağı bitiyor mu?
Medikal estetik uygulamalar son yıllarda özellikle dolgu işlemleri etrafında yoğunlaşan...
- Eklendi Mayıs 1, 2026
- 0
-
Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki...
- Eklendi Nisan 26, 2026
- 0
-
Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, gebelik mesleğinin tarihsel...
- Eklendi Nisan 24, 2026
- 0
-
Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen...
- Eklendi Nisan 16, 2026
- 0



0 yorum