- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Çocuklarla tarihi yarımada’da
Yazan: Fatih Türkmenoğlu
Çok sevdiğim dostum, usta fotoğrafçı Ercan Arslan aradı, çocuklarla eski İstanbul’da bir fotoğraf turu yapıyorum, Mimi’yi alıp gelsene, dedi. Gün uygundu, Mimi’nin aktiviteleri yoktu, hiç düşünmeden buluşma saatimiz olan 9:30’da, Yeni Cami önündeydik.
Süper bir hava. Hani hafif serince, ama pırıl pırıl. Toplam yirmi kişiyiz. Ebeveynler çoğunlukla birbirimizi tanıyoruz zaten, çocuklar da bir çırpıda arkadaş oldular bile.
Ercan, süper bir insan her şeyden önce. Çocuklara insanlarla sıcak iletişim kurmanın önemini, simitlerimizi alırken anlattı. Peynircilerden de çeşit çeşit peynir ve zeytin alıp, tarihi Kahveci Han’da upuzun bir masaya oturduk. Yanlış anlaşılmasın, böyle bir kahvaltı servisi falan yok aslında. Hep Ercan’ın samimiyeti, iyiliği, güzelliğinin hediyesi.

Canon merkezinde yarım saatlik harika bir sunum yaptı çocuklara. Bir fotoğraf ne zaman iyi olur, katman ne demek, fotoğraf ne anlatır gibi sorulara cevap verdik ve kendimizi sokaklara attık.
Galata Köprüsü, balıkçılar, Perşembe Pazarı, Rüstem Paşa Hanı’na gittik. Yolda gördüğümüz çok sayıda noktada deklanşöre bastık. Ne çok ilginç insanla tanıştık, ne çok güldük, ne çok öğrendik…

Tarihi şekerciden helva alıp Ali Paşa Hanı’nda çay molası verdik. Saatler geçmiş, oksijen ve hareketle kendimize gelmiş, grup olarak iyiden iyiye kaynaşmıştık. Mutluluk hormonları damarlarımızda dans ederken, İstanbul’un hiçbir yere benzemeyen dokusunun içinde eridik sanki…
Çocukların hiçbiri sesini çıkartmadı, Süleymaniye’ye kadar yokuş yukarı yürüdük. Ağaçların gölgeleriyle büyülü birer tabloya benzeyen duvarların önünde pozlar verdik. Mimar Sinan’ı dinledik. Süleymaniye’nin avlusundan eşsiz İstanbul’u seyrettik dakikalarca.
Karanlık basmadan, ağzına kadar dolu tabaklarda enfes kurufasülye yedik. Akşam yemeği niyetine. Yanında pilav ve turşuyla.
Ne kadar eğlendik, ne çok öğrendik. İnsan keşfederek çıkarıyorsa bilgiyi, yürüyerek tanıyorsa şehri, yorulduktan sonra yiyorsa yemeği, işte bilgi o zaman bilgi, lezzet o zaman lezzet. Çocuk zihnine yerleşecek bir kare, bugünden bir anı kalacak mutlaka, eminim. Hiçbir şey olmasa, bu şehrin ne büyük zenginlikler barındırdığı, akıllarının bir köşesine yerleşti, bundan da eminim…

Mutlaka yeniden, başka rotalarda yine birlikte olma dileklerimizle Ercan’a, oğlu Can’a, sevdiğimiz veya yeni hayatımıza giren tüm dostlara veda ettik. Başka bir pırıltıyla bakarak, Mimi’yle Vezneciler’e doğru şarkılar söyleyerek yürüdük.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0








0 yorum