- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Ai Weiwei ile bir öğleden sonra – Fatih Türkmenoğlu
Ai Weiwei, 1957 yılında Çin’de dünyaya geldi. Hala Çin’de, başkent Pekin’de yaşıyor. İnanılmaz bir karakter; çalışkan, yaratıcı, zeki, anarşist. 60 yıllık hayatına da ne çok şey sığdırmış… Sayısız protesto, birkaç hapis cezası, bolca sorgulama, nefessiz üretme, oradan oraya atlayarak durmadan, dinlenmeden yaratma.
Adam, sanki uzaydan gelmiş. Müzik albümü çıkartmış, adını Dante’den etkilenerek “The Divine Comedy – İlahi Komedya” koymuş, muhteşem. Ayçekirdeklerinden kompozisyonlar yaratmış, Almanya sergisinde olay olmuş. 81 günlük ev hapsi, akıllara sığmayan bir buket fotoğrafları sergisi kazandırmış. Kendi çektiği belgesel, onunla yapılan projeler de Sabancı Müzesi’ndeki ekranlarda dönüyor. İnsanın seyrettikçe seyredesi geliyor.
Ai Weiwei, sanatın birçok dalında ustalaşmış, klasik sanat akımlarıyla, geleneklerle dalga geçecek kadar hem de. Almış hayatını, tüm sanatların ortasına yerleştirmiş sonra da.
Babası bir aktivist, karşıt duruşunu haykırarak gözler önüne seren bir muhalifti. Yazdığı bir şiir, bütün ailenin yaşamındaki keskin virajdı. Çocukluğunun bir bölümü sürgünde geçti. Sıkıntıdan taşları oyarak ilk eserlerini oluşturmaya başladı.
Armut dibine düştü. Ai, mültecilerin, ezilenlerin, hakkı yenenlerin, doğuştan şanssızların yanındaydı hep. Hem de sınırsızca sivri, ölesiye çalışkan, inanılmayacak kadar korkusuz haliyle. Çin’deki depremde okul binalarının altında kalıp yaşamını kaybeden beşbin çocuğun ismini tesbit etti, okul binalarının inşasındaki üçkağıtları ortaya çıkarttı. Tek başına çıktığı yol, bir mücadele hareketine dönüştü. Dünyanın her yanında sayısız hayranı, kendi ülkesinde de binlerce düşmanı vardı artık…
Sabancı Müzesi’ndeki sergiye Mimi’yle gittik. Duygularımızı tam olarak anlatabilmeme imkan yok. Sergi, uzamazsa, 28 Ocak’a kadar devam edecek. Bir çocuk ve yanlarındaki bir yetişkin bedava, ayrıca müzenin herkese bedava olduğu günler de var.
Olağanüstü bir insan tanımak isterseniz, yolunuzu Emirgan’a düşürün derim.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0





0 yorum