- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
At çiftliğinde bir gün
Aynı anne-baba, aynı ev, aynı eşyalar, eve giren para aynı, arkadaşlar, arabalar, tablolar, tabaklar; her şey aynı. Bu evin iki kızı ise, sanki dünyanın iki zıt kutbundan gelmişçesine, farklı…
Ben böyle olabileceğini öngörememiştim. Belli koşullar altında, en azından benzer insanlar üretip yetiştiririz diye hayal etmiştim. Kızlar başka ülkelerin insanları sanki; biri Kuzey Avrupalı, biri Arjantinli gibi…
İstanbul’da havanın iyi olduğu bir Cumartesi, daha geçen hafta, ailece Zekeriyaköy’e, Göçmen’s Ranch’e gittik. Çok yakın arkadaşlarımız Devrim ve Emine Çubukçu ve onların dünya tatlısı oğulları Ada ile birlikteyiz. Kahvaltı faslından sonra, “Hadi çocukları midillilere bindirelim” dediler. “Peki” dedik, kendimizi uçsuz bucaksız yeşilin ortasına bıraktık.
Talia, her zamanki mırın kırın durumunda. “Ben binmesem olur mu?” ile başladı. “Ya düşersem, rüzgar soğuk eserse” ile devam etti monolog. Bu durumlara alışkınım, ikna etmeye falan çalışmıyorum artık. Küt diye kolundan tutup, midillinin üstüne yerleştirdim. Ada zaten alışkın, kendi biniyor. İki çocuğun yanlarında da birer abi, biz arkadan takipteyiz, midilli safari başlıyor!
Mira, benim küçük, kucağımda. Biraz sonra inip çamurlara attı kendini. Sonra bakıp güldü, tabii o haline biz de… Talia’ya bakıyorum; mutsuz. Mira kendini uçurumlardan aşağı atıyor, kocaman çoban köpeklerini seviyor, kahkahalar atıyor. Talia’yla göz göze geliyorum; ağladı ağlayacak. Mira koşup midilliye dokunuyor, tek heceli cümleleri ile binmek istediğini anlatıyor. Cilveler işe yarıyor, birkaç dakikalığına o zevki tadıyor. Çığlık kıyamet, neşesi tüm dünyayı kaplıyor.
Oysa Talia gene mutsuz.
- Ne istersin Talia, neden suratın asık kızım?
- Eve gidelim, bebeklerimle oynamak istiyorum…
O anda büyük resmi gördüm: Küçükle koşacak, yüzecek, yamaç paraşütü yapacaktım. Uzak ülkelere gidip, dünyanın her insanını tanıyacaktım. Talia için en doğru hareket ise, belli bir yaşa geldiğinde kanaviçe kursunu gitmek, reçel ve turşu yapımını öğrenmek, biçki-dikiş derslerini tamamlamak olacaktı.
İki kızım, karakterleriyle doğmuştu. Biri atının üzerinde tüm Vahşi Batı’yı titreten Calamity Jane, diğeri ise ev kızı Plain Jane’di.
Elden ne gelir, saygı duyarım!
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0










0 yorum