- Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
- Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
- Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
- Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
- Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
- Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
- Polenler yükseldi, çocuklarda şikayetler arttı, ancak…
- Yaşam tarzı değişiklikleri sperm kalitesini artırabiliyor
- Doğumdan sonra adet gecikmesi normal mi?
- Yumurta dondurmayı düşünüyorsanız…
Ah Güzel İstanbul
Diyorum ki, hayat en büyük okul. Kırk yıl otursak, bütün alim ülema tayfasıyla kafa patlatsak, bilemeyiz. Bu konuda çekilmiş onlarca Hollywood filmini seyretsek, yüzlerce kitabı okusak da. “Hadi canım, amma da abarttın, yine felaketleştirdin” der, güler geçeriz.
Oysa ne güzel deyiştir: Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Doğanın, Allah’ın yazgısı bütün bu yaşadıklarımız; kim bilir bir labaratuvar sızıntısının, birkaç uluslarası yolcunun, Çin’in oyunu da olabilir pekala. Haa, düşünürsek bir yeni grip virüsünün mutasyon geçirmiş hali de olabilir. Kötü bir niyetin haris zevk alma biçimi de. Ama belki de, o güzelim şarkıdaki gibi, kimsenin suçu değil bu. Bilmiyoruz. Nereden, nasıl, ne şekil dünyamıza yayıldığı hakkında hiçbir şey söyleyemiyoruz. Oku, seyret, dinle; bir arpa boyu ilerleyemiyoruz.
Kaderi kabullenmek müthiş bir rahatlık. Anladığım, aşı ve tedavi bulunana kadar insanlara rahat yok. Bir arada olmak, sarılmak, ziyafet masalarında saatlerce oturmak yok.
İşler bitti; ne sunuculuk var, ne de medya ilişkileri eğitimleri. Bir güzel göbek bağladım, spor da yapamıyorum; salıverdim gitti. Bana şu anda söylenen kesinlikle bu. Hayır, ciddi bir patalojik durumda olduğumu sanmıyorum. Haberlerin alt metninde bana özel mesajlar iletildiğini falan düşünmüyorum yani.
Sadece boyun eğiyorum. Zorlamıyorum. Hayat eve sığar falan diye mat’tan insta yayınlarına sekip araya üç ekmek tarifi sıkıştırmıyorum. Bana dur dendi, oynama dendi, gereksiz hareket etme dendi. Öyle yapıyorum.
Geçen pazar, 70 yaşındaki komşum, onun yaş grubuna özel 11:00’den 15:00’e kadar sokağa çıkma hakkını kullanmak istediğini söyledi. “Bir refakatçi de gelebiliyor, ister misin” dedi. Hemen giyindim, deniz kenarından yürümeye başladık.
Bazı parklar, geriatri kliniğini bahçesi kıvamındaydı. Yolun bazı kısımları da kendini sokağa atmış yaşlılarla doluydu.
Biraz tepelere, hafif ara sokaklara daldık. Bizden başka kimse yoktu. Denizde oynaşan yunusları, en güzel morları sunan erguvanları seyrettik. Arabasız, gürültüsüz, curcunasız bir İstanbul’daydık.
Biraz ürkütücüydü. Biraz bilim kurgu filminin seti havasındaydı. “La barba” olmadan, şehir bir miktar tatsız, baharatsızdı.
Ama yine de, İstanbul çok güzeldi…
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
Toplumda “Biberon Çürüğü” olarak da bilinen erken çocukluk çağı çürükleri...
- Eklendi Mayıs 31, 2026
- 0
-
Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
Paylaşmanın, birlikteliğin, kültürel mirasımızın en güzel anılarından biri olan bayramları...
- Eklendi Mayıs 21, 2026
- 0
-
Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor....
- Eklendi Mayıs 12, 2026
- 0
-
Dolgu çağı bitiyor mu?
Medikal estetik uygulamalar son yıllarda özellikle dolgu işlemleri etrafında yoğunlaşan...
- Eklendi Mayıs 1, 2026
- 0
-
Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki...
- Eklendi Nisan 26, 2026
- 0
-
Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, gebelik mesleğinin tarihsel...
- Eklendi Nisan 24, 2026
- 0
-
Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen...
- Eklendi Nisan 16, 2026
- 0




0 yorum