- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Yaz yorgunluğuna karşı önleminizi alın!
Sürekli uykulu hissetme, hareket etmek istememe, vücut genelinde ağrı ve bitkinlik gibi belirtilerin 6 aydan uzun sürmesi kronik yorgunluk sendromunun habercisi olabiliyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde daha sık görülen, iş performansını ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen kronik yorgunluk sendromu, sadece dinlenerek ve tatil yaparak geçmiyor. Bu rahatsızlıkla baş etmek için bazı önlemler alarak yaşam tarzı değişikliği yapılması gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Gülseren Kayalar, kronik yorgunluk sendromu hakkında bilgi verdi.
6 aydan uzun süredir yorgunsanız…
Kronik yorgunluk sendromu, en az 6 ay süren ve sebebi bilinmeyen aşırı yorgunluğa yaygın kas eklem ağrısı, uyku bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve baş ağrısının eşlik ettiği tedavisi zor bir hastalıktır. Yorgunluk, hastanın günlük yaşam aktivitelerini ve iş performansını kısıtlamaktadır. Ayrıca, beceri isteyen işlerde yavaşlama, planlama, organizasyon ve problem çözme gibi yeteneklerde gerilemenin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Tüm bu özellikleri nedeniyle kronik yorgunluk sendromu, birçok ülkede iş gücü kaybına neden olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Kronik yorgunluk sendromu sıklıkla 40-50 yaş arası kadınlarda görülmektedir. Tek bir nedene bağlı olmayan bu sendromun ortaya çıkmasını tetikleyicileri; bağışıklık sistemini etkileyen faktörler, nörolojik faktörler, hormon bozuklukları ve bazı enfeksiyon hastalıklarıdır.
Belirtilerden 4 tanesi bir arada bulunuyorsa dikkat!
Kronik yorgunluk sendromunda görülen yorgunluk fiziksel bir aktivite sonucu olmaksızın istirahat halindeyken de ortaya çıkmaktadır. Bu durum hastanın iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin bir azalma yaratır. Kısa süreli hafıza ve konsantrasyon kaybı, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, kas ağrısı, yeni oluşan baş ağrısı, uyku bozukluğu ve yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla süren kırgınlık hissi duyulması gibi belirtilerden en az dört tanesinin bir arada bulunması kronik yorgunluk sendromuna işaret ediyor olabilir. Kronik ağrılı hastalarda bu belirtilere; depresif duygu durumu nedeni ile umutsuzluk, sıkıntı hali, çaresizlik duygusu, dikkat azlığı, konsantrasyon güçlüğü ve iştah-kilo kaybı gibi belirtiler de eşlik edebilmektedir.
Her 3 hastadan 2’sinde sürekli ve şiddetli seyrediyor
Hastalığın erken döneminde kendiliğinden iyileşme görülebilmektedir. Her 3 hastadan 2’sinde hastalık sürekli ve şiddetli seyreder. Bu hastalarda uzun süre yatakta kalmaya bağlı olarak kas erimesi ve postüral kan basıncı düşüklüğü görülebilmektedir. Kronik yorgunluk sendromlu hastalarda, fizik muayene sonuçları genelde normaldir. Bu sendrom diğer birçok hastalıkla benzer belirtileri gösterdiği için teşhiste kullanılan tek bir laboratuvar bulgusu yoktur. Hastalığın teşhisi kronik yorgunluğa sebep olan tıbbi durumlar ve psikiyatrik hastalıklar dışlandıktan sonra konulmaktadır.
Kronik yorgunluk sendromuyla baş etmek için alınması gereken önlemler:
– Stres azaltılmalı, uyku alışkanlığı iyileştirilmeli ve düzenli egzersiz alışkanlığı edinilmelidir.
– Sıcak yaz günlerinde ağır yiyecekler yerine zeytinyağlı hafif yiyecekler tercih edilmelidir.
– Susuz kalmanın metabolizmayı yavaşlatarak yorgunluğa yol açtığı unutulmamalı ve su tüketimi artırılmalıdır.
– Uyku ritminin düzene sokulması ve uyku kalitesinin artırılması için “uyku hijyeni” uygulanmalıdır. Uyku öncesinde kafeinli, alkollü içeceklerden, nikotinden, aşırı yağlı yiyeceklerden ve aşırı aktiviteden kaçınılmalıdır.
– Her gece aynı saatte uyumak alışkanlık haline getirilmelidir.
– Her gün güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde 20 dakika boyunca güneş koruyucu olmadan güneşlenilmelidir.
– Düzenli egzersizlere kısa süreli, düşük yoğunluklu ve hafif şiddetli programlarla başlanmalıdır.
– Başlangıçta günde 5 dakika eklem hareket açıklığı egzersizleri ve nazik germe egzersizleri yapılmalı, hastanın kas gücü dayanıklılığı artıkça egzersizlerin süresi ve şiddeti artırılmalıdır.
– Alınan tüm önlemlere rağmen yorgunluğun uzun süre geçmediği durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Tedavi kişiye özel belirlenmeli
Kronik yorgunluk sendromunun tedavisi kişiye özel olmalıdır. Tedavide amaç hastalık semptomlarını iyileştirmektir. Kişiye özel belirlenen egzersiz uygulamalarının düzenli olarak yapılmasının yanı sıra hastaya psikolojik destek vermek de çok önemlidir. Tedavide esas, hasta ve ailesi ile düzenli bir iletişim sürdürmektir. Bu görüşmelerle ve düşük dozlu ilaç tedavisiyle hasta yakın izleme alınmaktadır. Tedavi süresince hasta her aşamada iyileşeceği yolunda cesaretlendirilmeli ve hasta, aile ve hekim yakın iş birliği içinde olmalıdır.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0








0 yorum