- Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
- Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
- Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
- Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
- Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
- Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
- Polenler yükseldi, çocuklarda şikayetler arttı, ancak…
- Yaşam tarzı değişiklikleri sperm kalitesini artırabiliyor
- Doğumdan sonra adet gecikmesi normal mi?
- Yumurta dondurmayı düşünüyorsanız…
Sen benim en iyi arkadaşımsın – Fatih Türkmenoğlu
Araya yıllar giriyor, yollar ayırıyor. Bir de yaşam koşturmacası, hayat kurma telaşı, yeni eklenen sorumluluklar biniyor omuzlara. O en güzel dostluklar, sınırsız kahkahalar, saf sevgi, yaşlar ilerlemeye başladıkça, biraz sekteye uğruyor. Ne yazık ki…
Hani hayatın tersten yaşanması gerektiğini savunan o meşhur yazı vardır. Geçenlerde tekrar okudum. Ne kadar doğruymuş. İnsanın en civelek yıllarını havasız bir ofisin içinde geçirmesi, altmış yaşından sonra emekli olurken bir dolmakalem veya saat hediye edilmesi nasıl da ters…
Bence orta yaşlar, bizim grup, daha da zor. Bir yandan ağır hayat yükü, diğer yandan kaçırmamaya çabaladığımız yaşam zevkleri hep çatışıyor. Çok ihtiyaç duyulsa da, şöyle iki saat oturup dertleşelim dense de, en yakın, en değerli, en çok sevilen arkadaşları ayda yılda ancak görebilmek ne acı. Hızlıca sarılıp ayak üstü konuşup vedalaşmak ne kadar yanlış.

Mimi’ye ve Ada’ya bakıyorum şimdi. Birbirleri için yaratılmışlar sanki. Üç yaşından beri hiç ayrılmadılar. Mimi ne kadar ateşse, Ada o kadar toprak. Mimi paraşütsüz atlarken, Ada onu tutup yerine oturtan. Ada, Mimi’yi hareket almadan önce biraz düşünmeye davet eden. Ama onunlayken coşan, gülen, koşan…
Nasıl menfaatsiz, kaygısız ve tertemizler. “Sen benim en iyi arkadaşımsın” diyorlar birbirlerine sık sık. Okulda, balede, birbirlerinin evlerinde; hep beraberler. Plastik poşet kullanımına karşı kampanyalar başlatıyorlar. Büyük zincir mağazaların CEO’larına mektuplar yazıyorlar, videolar çekiyorlar. El ele okulun bahçesindeki çöpleri topluyorlar. Kocaman bir amaç için, küçücük yüreklerini tereddütsüz vakfediyorlar.
Gözlerim doluyor. Hem birbirleri için hem de inandıkları temiz dünya için büyüttükleri o art niyetsiz, açık yürekli sevgileri, sel olup içimi dolduruyor.
“Mimi, Ada, hep böyle kalın” demek istiyorum. “Sizi en çok birbirinize emanet ediyorum. Kollayın, karışın, koruyun. Kötülere ve kötülüklere karşı siper olun. İki, bir’den güçlüdür, sağlam durun. Birbirinizin başarısı, kazancı, sağlığı, eğitimi için her zaman yardıma hazır olun” demek istiyorum… Öyle güzel oynuyorlar ki, coşkulu ahenklerini bozup bir şey diyemiyorum.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
Toplumda “Biberon Çürüğü” olarak da bilinen erken çocukluk çağı çürükleri...
- Eklendi Mayıs 31, 2026
- 0
-
Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
Paylaşmanın, birlikteliğin, kültürel mirasımızın en güzel anılarından biri olan bayramları...
- Eklendi Mayıs 21, 2026
- 0
-
Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor....
- Eklendi Mayıs 12, 2026
- 0
-
Dolgu çağı bitiyor mu?
Medikal estetik uygulamalar son yıllarda özellikle dolgu işlemleri etrafında yoğunlaşan...
- Eklendi Mayıs 1, 2026
- 0
-
Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki...
- Eklendi Nisan 26, 2026
- 0
-
Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, gebelik mesleğinin tarihsel...
- Eklendi Nisan 24, 2026
- 0
-
Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen...
- Eklendi Nisan 16, 2026
- 0




0 yorum