- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Sen benim en iyi arkadaşımsın – Fatih Türkmenoğlu
Araya yıllar giriyor, yollar ayırıyor. Bir de yaşam koşturmacası, hayat kurma telaşı, yeni eklenen sorumluluklar biniyor omuzlara. O en güzel dostluklar, sınırsız kahkahalar, saf sevgi, yaşlar ilerlemeye başladıkça, biraz sekteye uğruyor. Ne yazık ki…
Hani hayatın tersten yaşanması gerektiğini savunan o meşhur yazı vardır. Geçenlerde tekrar okudum. Ne kadar doğruymuş. İnsanın en civelek yıllarını havasız bir ofisin içinde geçirmesi, altmış yaşından sonra emekli olurken bir dolmakalem veya saat hediye edilmesi nasıl da ters…
Bence orta yaşlar, bizim grup, daha da zor. Bir yandan ağır hayat yükü, diğer yandan kaçırmamaya çabaladığımız yaşam zevkleri hep çatışıyor. Çok ihtiyaç duyulsa da, şöyle iki saat oturup dertleşelim dense de, en yakın, en değerli, en çok sevilen arkadaşları ayda yılda ancak görebilmek ne acı. Hızlıca sarılıp ayak üstü konuşup vedalaşmak ne kadar yanlış.

Mimi’ye ve Ada’ya bakıyorum şimdi. Birbirleri için yaratılmışlar sanki. Üç yaşından beri hiç ayrılmadılar. Mimi ne kadar ateşse, Ada o kadar toprak. Mimi paraşütsüz atlarken, Ada onu tutup yerine oturtan. Ada, Mimi’yi hareket almadan önce biraz düşünmeye davet eden. Ama onunlayken coşan, gülen, koşan…
Nasıl menfaatsiz, kaygısız ve tertemizler. “Sen benim en iyi arkadaşımsın” diyorlar birbirlerine sık sık. Okulda, balede, birbirlerinin evlerinde; hep beraberler. Plastik poşet kullanımına karşı kampanyalar başlatıyorlar. Büyük zincir mağazaların CEO’larına mektuplar yazıyorlar, videolar çekiyorlar. El ele okulun bahçesindeki çöpleri topluyorlar. Kocaman bir amaç için, küçücük yüreklerini tereddütsüz vakfediyorlar.
Gözlerim doluyor. Hem birbirleri için hem de inandıkları temiz dünya için büyüttükleri o art niyetsiz, açık yürekli sevgileri, sel olup içimi dolduruyor.
“Mimi, Ada, hep böyle kalın” demek istiyorum. “Sizi en çok birbirinize emanet ediyorum. Kollayın, karışın, koruyun. Kötülere ve kötülüklere karşı siper olun. İki, bir’den güçlüdür, sağlam durun. Birbirinizin başarısı, kazancı, sağlığı, eğitimi için her zaman yardıma hazır olun” demek istiyorum… Öyle güzel oynuyorlar ki, coşkulu ahenklerini bozup bir şey diyemiyorum.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0





0 yorum