Başka Dünyaların Ustaları- Fatih Türkmenoğlu

3 Mayıs 2017

Talia neredeyse 13 yaşında. Son dört yıldır, onun da bizim de hayatımızda tiyatro var. İyi ki var. Ne güzel ki böyle bir zenginlik, böyle bir derinlik yaşıyoruz. Şimdi, Talia gibi mezun olan çocukların bazılarının, iki yıllık eğitimin sonrasında, yepyeni bir heyecanları var: Başka Dünyaların Ustaları.

40 otizmli çocuk ve genç, 12 Şehir Tiyatroları Çocuk Eğitim Birimi mezunu “buddy” ile çalışıyorlar. Haftada tam altı saat buluşuyorlar. Fotoğraf, seramik, tiyatro ve müzik atölyelerini birlikte gerçekleştiriyorlar. Projenin finansörü General Klima, akademik yöneticisi Yonca İnal. Süpervizyon ve psikolojik yönlendirme, psikolog Çiğdem Aydın tarafından gerçekleştiriliyor.

Program inanılmaz. Çalışmaları izlerken de, düşünürken de tüylerim diken diken oluyor. Bakın anlatayım, içinizin ürpermesine neden olacağım, şimdiden söyleyeyim… Çiğdem Hoca, bizim çocuklarla çok sıkı bir “güçlendirme” eğitim programı tamamladı önce. Otizmli çocuklarla iletişim konusunda beceri ve bilgi kazandılar. Derken ilk karşılaşma gerçekleşti. Bizimkilerde bir heyecan, bir heyecan, sormayın. O ilk buluşma sonrası yapılan ilk süpervizyön toplantısında, tüm çocuklar ve dışarıda bekleyen bazı veliler, inanın hüngür hüngür ağlıyordu.

Yaklaşık üç aydır buluşmalar devam ediyor, mayıs sonu program bir performans ile tamamlanacak. Eğitim ise bu süre zarfında hep vardı. Bizim çocuklar ve eğitmenleri, buluşmalar sonrasında mutlaka bir araya geliyorlar. Çiğdem ve Yonca Hoca’nın yönlendirmeleriyle o günlerini değerlendiriyor, sorularını birlikte cevaplıyor, tutmaya başladıkları günlüklerinden paragraflar paylaşıyorlar.

Bu çocuklar arasındaki iletişimin güzelliğini anlatamam. Çocuklar birbirlerine bakıyorlar, dokunuyorlar. Birlikte oynuyorlar, üretiyorlar, üzülüp seviniyorlar. Uzman ve sanatçıların gözetimindeki interaktif atölye çalışmalarında, hem sohbet ediyorlar, hem de yeteneklerini geliştiriyorlar. Kaynaştırma sınıflarındaki zoraki birliktelikler gibi değil, herkes aynı potada eriyor. O sınıflarda olduğu gibi otizmli çocuklar bir köşede değil, diğerleriyle yan yana. “Yaştaş buddylik” sistemiyle, herkes eşit aslında. İşin özünde olan şey: karşılaşma. Programın sloganlarından biri, çocuklar da çok sık tekrar ediyorlar, “görmediğimizi görüyor, duymadığımızı duyuyoruz” diyorlar. Psikolojideki “social inclusion – sosyal içerme”nin hayata geçirilmiş hali. Herkes kazanıyor, herkes ortamdan ışık alıyor.


Buddyler de, otizmli çocuklar da mutlular. Her karşılaşma sonrasında Talia’nın nasıl enerji dolduğunu, nasıl büyüdüğünü, nasıl parladığını gözlerimle görüyorum. Programın devam etmesi için çok baskı var. En çok da otizmli çocukların ailelerinden. İçten içe devam etmesi için dua ediyorum…

Bu çalışmalardan film ve fotoğraflar facebook’ta ve Başka Dünyaların Ustaları’nın sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor. Vakit bulun, bir göz atın. Çocukların birlikte nasıl geliştiğine gün gün şahit olacak, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.

Karşılaşma, büyümektir, gelişmektir, aydınlanmaktır. Çok karşılaş, çok yaşa.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir