- Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
- Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
- Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
- Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
- Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
- Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
- Polenler yükseldi, çocuklarda şikayetler arttı, ancak…
- Yaşam tarzı değişiklikleri sperm kalitesini artırabiliyor
- Doğumdan sonra adet gecikmesi normal mi?
- Yumurta dondurmayı düşünüyorsanız…
Çocuğunuzun Bağışıklığını Güçlendirme Yolları
Bağışıklık sisteminin çocukluk döneminde kuvvetlendirilmesi yetişkinlik döneminde sağlıklı bir yaşam sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşır. Düzenli beslenmenin yanı sıra, çocukların sağlıklı ortamlarda büyümesi bağışıklık sisteminin gelişmesinde önemli bir rol oynar. Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Çenesiz bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını anlattı.
Bağışıklık sistemi nedir?
Bağışıklık sistemi proteinler, çeşitli dokular ve organlardan oluşan bir savunma sistemidir ve bizi mikroplardan korumaya çalışır. Bu sistemin yeterli olamadığı durumlarda hasta oluruz. Kanda dolaşan akyuvarlar (lökositler) mikropları saptayıp, etkisiz hale getirmek için bir dizi operasyon başlatırlar. Akyuvarları yapan organlarımız timus, dalak ve kemik iliğidir. Vücutta lenf bezi adıyla bulunan minik bezlerde de akyuvarlar bulunur. Akyuvarların iki türü vardır; bir grup mikropları etkisiz hale getirir, diğerleri ise vücuda giren mikropları hafızaya yazıp, ona karşı askerler (antikor) geliştirirler ve bir sonraki saldırıda mikrobu öldürürler. Mikroplar vücuda girdiğinde vücut hemen ona karşı asker (antikor) üretmeye girişir. Bir daha aynı mikrop girmeye çalıştığında askerler hastalığı engeller. Örneğin suçiçeği geçirdikten sonra, bir daha geçirmezsiniz, çünkü artık vücut önlemini almıştır. Aşılar da bu mantıkla çocuğunuzu korur. Aşıyla, vücudu hasta etmeyecek ama bağışıklık sistemini uyaracak kadar mikrop veririz, vücutta hemen antikorlar oluşur ve gerçek hastalıkla karşılaştığında hastalığı engeller.
Anne sütü en önemli besin kaynağı
Bağışıklık sisteminde en önemli besin kaynağı tabii ki anne sütüdür. Anne sütü içeriğindeki koruyucu faktörleri bebeğe direkt olarak geçmekte ve bireyin ömür boyu onu koruyacak olan bağışıklığının temellerini atar.
Bağışıklık sistemini daha kuvvetli tutmak elinizde
Daha çok meyve ve sebze: Sofrada C vitamini, karoten ve antioksidanların daha fazla olduğu renkli sebzeleri bulundurun. Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, biberler, havuç, bal kabağı portakal, kayısı, tropik meyveler gibi…
Daha az şeker ve tatlandırıcı: Yapılan bilimsel çalışmalar şeker katkılı yiyeceklerin akyuvar çalışmasını olumsuz etkilediğini gösteriyor. Özellikle hastalık dönemlerinde tatlandırıcılar, şekerin her türü, dışarıdan alınan paketli tatlı yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Bunların yerine bal, pekmez ya da doğal meyve şekerinden faydalanmak daha doğrudur.
Yağ asitlerinden en faydalısı Omega-3 yağları: Özellikle soğuk sularda dolaşan yağlı balıklarda olan bu madde çok değerli bir bağışıklık desteğidir. Omega yağ asitleri, bakterileri yiyen hücrelerin aktivitesini arttırırlar. Haftada 3 gün yağlı balık yemek veya bulunamıyorsa, yine de lokal taze balık ve haftada bir kaç kez balık yağı içeren bir kapsül yeterlidir. Keten tohumu yağı da, balık yağı kadar kuvvetli olmasa da, iyi bir Omega 3 kaynağıdır.
Yeterli uyku: Çalışmalar, çocuklarda da erişkinlerde olduğu gibi uykusuzluğun mikrop öldüren hücrelerin gücünü azalttığı gösteriyor. Özellikle gün boyu yuvada değişik aktivitelerle heyecanlı saatler geçiren küçük çocukların uyumadıklarını düşünürsek, erken yatmalarının çok gerekli ve önemli olduğunu anlarız. Bu yaştaki çocukların 12-13 saat, okul öncesi çocukların 10 saat uykuya gereksinimleri var.
Normal kilo: Şişmanlık antikor yapımını yavaşlatarak bağışıklık sistemine olumsuz etki etmektedir. Çocuğunuzu aktif tutarak hem kilosunu, hem de bağışıklık sistemini kontrol altında tutmaya çalışın.
Kişisel temizliğe önem verin: Bağışıklığı doğrudan arttırmasa da, bağışıklık sisteminin yorulmasını engelleyebilir. Sabunla el yıkamaya önem verin. Okuldan gelince, yemekten önce ve sonra, burun sildikten sonra, tuvaleti kullandıktan sonra mutlaka eller sabunla yıkanmalı. Diş fırçaları beraber duruyorsa, hasta olanın fırçasını hemen atıp yenisini almakta fayda var.
Yanında sigara içmeyin: Çocuklar sigaranın zararlı etkilerine daha da açıklar çünkü dakikada daha fazla soluyorlar. Bronşit, kulak enfeksiyonu, astım riskini arttırmak istemiyorsanız, çocuğunuzun pasif içici olmasına izin vermeyin.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
Toplumda “Biberon Çürüğü” olarak da bilinen erken çocukluk çağı çürükleri...
- Eklendi Mayıs 31, 2026
- 0
-
Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
Paylaşmanın, birlikteliğin, kültürel mirasımızın en güzel anılarından biri olan bayramları...
- Eklendi Mayıs 21, 2026
- 0
-
Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor....
- Eklendi Mayıs 12, 2026
- 0
-
Dolgu çağı bitiyor mu?
Medikal estetik uygulamalar son yıllarda özellikle dolgu işlemleri etrafında yoğunlaşan...
- Eklendi Mayıs 1, 2026
- 0
-
Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki...
- Eklendi Nisan 26, 2026
- 0
-
Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, gebelik mesleğinin tarihsel...
- Eklendi Nisan 24, 2026
- 0
-
Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen...
- Eklendi Nisan 16, 2026
- 0







0 yorum