- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
DOĞUM SONRASI YAŞANAN RUHSAL DEĞİŞİKLİKLER
Vücudunuzda son dokuz ayda pek çok değişiklik oldu, loğusalık döneminde bu değişiklikler devam etmekte. Kendinizi bir miktar yalnız ve sosyal çevrenizden uzaklaşmış hissedebilirsiniz. Loğusalığın ilk haftasında hormonal değişikler çok fazladır. Bunların yanı sıra, bebeğinizin ihtiyaç duyduğu yoğun bakım, yorgunluğunuz ve uykusuzluğunuz, göğüslerinizdeki veya dikişlerinizdeki ağrı ve belki daha değişik sorunlarla bu dönemde kendinizi depresyonda hissedebilirsiniz.
Aslında doğum sonrası hiç de nadir olmayarak, çeşitli derecelerde hissedilen bu hüzün- depresyon şeklindeki duygulara ‘doğum sonrası depresyon denilir. Bu dönemde eşinizle, arkadaşlarınızla, annenizle veya doktorunuzla, kısaca kendinizi en rahat hissedeceğiniz kimseyle bu duygularınızı mutlaka paylaşın. Bebeğinizin bakımı size ağır geliyorsa, hiç çekinmeden yardım isteyin. İçinizden ağlamak geliyorsa, ağlayın. İşlerden bunaldığınızda ara verin ve dinlenin, güzel bir uyku sizi rahatlatacaktır. Eğer depresyonunuz birkaç hafta içerisinde geçmezse, doktorunuza haber vermelisiniz. Çünkü zaman zaman altta yatan hormonal problemler de –hipotiroid gibi- bu duruma yol açabilir. Tekrar hatırlatmak gerekirse, bu duygular içinde olan yalnız siz değilsiniz. Doğumdan hemen sonra hiçbir kadın yüzde 100 annelik sevgisi ile dolup taşmaz. Kendinizi bu nedenle suçlamayın. Bunun yerine, duygularınızı paylaşın ve gerekli görüyorsanız yardım isteyin.
AKTİVİTELERE GERİ DÖNÜŞ
Daha önce belirttiğimiz gibi, vücudunuzun hamilelik değişikliklerinden arınması altı hafta alacaktır. Bu nedenle doğum öncesi aktivitelerinize başlamadan önce biraz sabırlı olmalısınız. Normalde, yeni anneler vajinal doğum (normal doğum) sonrası iki gün içinde kendilerinin günlük bakımını, bir hafta içinde de rutin ev işlerini yapabilir hale gelse de, kendinizi fazla yormamalısınız ve gerekli olduğunda yardım almalısınız. Zor bir doğum veya sezaryeni takiben ise bu süre iki misli uzayabilir. Bu nedenle, hamilelikte alınan fazla kilolardan kurtulmak için egzersizlere başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Doğumdan sonra ilk gün yapılabilecek egzersizler; Kegel egzersizleri (pelvik taban kaslarını güçlendirerek dolaşımı artırır ve epizyotominin daha hızlı iyileşmesini sağlar), pedal çevirme ve karın kaslarını güçlendirme olabilir. Tekrar belirtelim, egzersiz tipini, sayısı ve miktarını doktorunuzla mutlaka konuşmalısınız. İkinci günden itibaren karın ve kalça bölgesinin kaslarını kuvvetlendirmeye yönelik egzersizler yapılabilir. Üçüncü haftadan itibaren, egzersizler giderek yoğunlaştırılabilir, yürümeye, bisiklete binmeye ve yüzmeye başlanabilir. Fiziksel aktivitelerde, sabırlı olmayı, sayılarını az miktarla başlayarak, giderek artırmayı, vücudunuzun sizi yönetmesine izin vermeyi, egzersiz yaparken yeterli ve dengeli beslenmeyi ve bol sıvı almayı unutmayın.
CİNSEL YAŞAM
Dikişlerinizdeki ağrı, cinsel organlarınızın enfeksiyona yatkın oluşu gibi nedenlerle erken loğusalık döneminde cinsellikten kaçınmalısınız. Loğusalığın devam ettiği altı hafta boyunca cinsel aktivite önerilmemekte ise de, doğumunuzla ilgili komplikasyon olmadıysa ve herhangi bir problem yaşamıyorsanız, cinsel yaşamınıza daha erken dönebilirsiniz. Eğer cinsel ilişki sırasında ağrı ve rahatsızlık duyuyorsanız, bunu eşinize belirtip, bir süre ara verebilir, bu sürede dokunarak, sarılarak, öpüşerek alternatif bir cinsel yaşama devam edebilirsiniz. Cinsel ilişkide ağrı ve rahatsızlıklarınız devam ederse, doktorunuza başvurun.
ADETLERİN KESİLMESİ
Bebeğinizi tamamen anne sütüyle beslediğiniz sürece, vücudunuzdaki hormonal değişiklikler, yumurtlamanızı, dolayısıyla adet görmenizi engelleyecektir. Emzirme nedeniyle olan bu adet görmeme durumu, emzirme yoğunluğu ve süresine bağlı olarak kadından kadına değişir. Bazı kadınlarda iki ay sonra adet görülürken, kimi kadınlarda bu süre bir yıla kadar uzayabilir. Adet görmeme, yüzde 100 hamilelikten korunma anlamına kesinlikle gelmemelidir. Kadınların yüzde 5’inde adet görmeden tekrar hamile kalma gözlenmektedir. Bebeğinizi tamamen anne sütüyle besliyorsanız, doğumdan sonra altı ay geçmediyse ve hiç adet görmediyseniz, güvenebilirsiniz. Ancak bu üç madde dışındaki durumlarda emzirmeye veya adet görmemeye güvenmeyin ve tekrar bebek düşünmüyorsanız, bir doğum kontrol yöntemi için doktorunuza başvurun. Doktorların doğumlar arasında en az iki yıl olmasını tavsiye ettiklerini unutmayın. Bu dönemde kullanılabilecek yöntemler kondom, rahim içi araç (spiral), yalnızca progesteron içeren haplar, aylık veya üç aylık enjeksiyonlar olabilir.
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0




0 yorum