<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zeynep erkan &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/zeynep-erkan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Nov 2018 12:25:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bir annenin kapsül gardrobu</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/bir-annenin-kapsul-gardrobu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Nov 2018 14:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP ERKAN]]></category>
		<category><![CDATA[bir annenin kapsül gardrobu]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep erkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=14886</guid>

					<description><![CDATA[Hazırlayan: Zeynep Erkan Bir minimalizm trendidir gidiyor. Amaç, ihtiyacınız olan minimum eşyayla yaşamak. Yiyebileceğimizden, kullanabileceğimizden, giyebileceğimizden fazlasını satın almamak, fazla olanı elemek hatta ilişki kurduğumuz sosyal çevreyi bile buna göre sadeleştirmek. Bu yazıda bizi ilgilendiren kısmı giyim yani minimum sayıda kıyafetten maksimum verim sağlamak için yapılması gerekenler. Kapsül gardrop konsepti işte bu hedefi karşılıyor. Araştırmalara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlayan: Zeynep Erkan</p>
<p>Bir minimalizm trendidir gidiyor. Amaç, ihtiyacınız olan minimum eşyayla yaşamak. Yiyebileceğimizden, kullanabileceğimizden, giyebileceğimizden fazlasını satın almamak, fazla olanı elemek hatta ilişki kurduğumuz sosyal çevreyi bile buna göre sadeleştirmek. Bu yazıda bizi ilgilendiren kısmı giyim yani minimum sayıda kıyafetten maksimum verim sağlamak için yapılması gerekenler. Kapsül gardrop konsepti işte bu hedefi karşılıyor. Araştırmalara göre de hayatımızın %80’inde, kıyafetlerimizin %20’sini giyiyoruz. Bir başka deyişle farkında olmadan kendinize bir kapsül gardrop yaratmış oluyorsunuz. Fakat bu seçimleri bilinçli yapmadığımız için maksimum verim alamıyoruz. Bizi yansıtmayan, vücudumuzu iyi göstermeyen, içinde rahat edemediğimiz kıyafetlere kalıyoruz. Halbuki hayatımızın %80’inde üstümüzde taşıdıklarımız fiziksel ve ruhsal potansiyelimizi en iyi şekilde yansıtıyor olsa nasıl hissedeceğinizi düşünün. İşte bu yüzden kapsül gardrop üzerinde düşünmek için vakit ayırmaya değer.</p>
<p><strong>Bir defa kapsül gardrop yaptınız mı:</strong><br />
• Sabahları ne giyeceğim derdinden kurtulursunuz çünkü bir kapsül gardroptaki parçaların hepsi birbiriyle giyilebilir.<br />
• Gereksiz alışveriş yapmaktan kurtulursunuz çünkü aldığınız her parça, gardroptan diğer parçalarla giyilebilecek durumda olur.<br />
• Ne giyeceğinizi düşünmeye ayırdığınız vakti sizin için daha önemli işlere ayırabilirsiniz; Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek gibi.<br />
• Özellikle çocuk bakımıyla ilgilenirken sizin için ikinci planda kalan giyiminiz tatmin edici bir seviyeye geri döner.</p>
<p>Peki kapsül gardropta neler oluyor? Herhangi bir kaynağı açıp okuduğunuzda ya da internet’te biraz araştırdığınızda karşınıza çıkan kapsül gardrop tarifi zamansız, klasik parçalardan oluşan, her kıyafetle giyilebilecek nötr renklerde, sade, belki çok da dikkat çekmeyen bir gardrop. Buna göre ilkbahar/yaz için ayrı, sonbahar/kış için ayrı 30 ila 50 parçadan söz ettiğimizi söyleyebiliriz. Bu anlayışa göre bize uzunca bir süre siyah kalem etek, beyaz gömlek, düz kesim siyah pantolon, trençkot, beyaz, siyah ve çizgili tişört gibi temel kesimlerde ve renklerde, desensiz (en fazla çizgili) parçaların herkesin gardrobuna girmesi gerektiğini düşündürdüler. Ama hayır, kapsül gardrop bu değil. Hayır, herkesin gardrobunda beyaz bir gömlek olması gerekmiyor. Hele ki bebeği, küçük çocuğu olan bir annenin gardrobunda beyaz gömlek olmaması daha bile iyi.</p>
<p>Kapsül gardrobun içinde esas bulunması gerekenler sizi ve hayatınızı yansıtmalıdır. Söz konusu olan sizin karakteriniz, sizin vücudunuz, sizin yaşantınız. Herkesin vücudu kalem etek giymeye müsait olmayabilir, herkesin cilt tonu, saç ve göz rengi krem rengi bir trençkotla uyumlu değildir ve tabii ki herkesin karakterini yani zevkini tek tip bir gardrobun karşılamasına imkan yoktur.</p>
<p>O halde kapsül gardrobunuzu nasıl oluşturacaksınız? Öncelikle kendinize sormanız gereken bir kaç soru var.</p>
<p><strong>Günlerim ne yaparak geçiyor?</strong><br />
• Hayatınızı profesyonel, sosyal ve özel olarak 3’e ayırdığınızda vaktinizi ne yaparak, kimlerle görüşerek ve nerelere giderek geçirdiğinizi düşünün. Eğer hayatınızda siyah bir blazer ceket giyeceğiniz bir durum yoksa sırf klasik, temel bir parça diye neden siyah cekete para ödeyesiniz ki?<br />
• Bunları yaparken nasıl görünmek istiyorum?<br />
• Giydiklerimizle dış dünyaya bir mesaj veririz. Bu da kişisel imajı oluşturur. Siz nasıl bir imaj istiyorsunuz? Klasik parçalardan oluşan bir kapsül gardroba gerçekten ihtiyacınız var mı? O kadar ciddi, hatta belki de sıradan bir imaj istiyor musunuz?<br />
• Vücudumun avantajlı ve dezavantajlı bölgeleri neler?<br />
• Vücudumuzla ilgili düşündüğümüzde aklımıza hemen kalın kollar, kısa bacaklar, geniş kalçalar ya da karnımız geliyor. Esas odaklanmanız gereken nerenizin avantajlı olduğu. Kapsül gardrobunuzda bu bölgeye dikkat çekecek parçalara yer vereceksiniz.</p>
<p>Bu sorulara cevap verdikten sonra hayatınızı kolaylaştıracak kapsül gardrobu hazırlamak için gereken bilgiye sahip olacaksınız. Kendiniz için en uygun gardrobu oluştururken göz önünde bulundurmanız gerekenler ise:<br />
• Tüm parçaların birbiriyle giyilebilecek nitelikte olması. Bir başka deyişle benzer stilde ve uyumlu kumaşlardan olması.<br />
• Aralarında renk uyumu yakalanması. Bu demek değil ki tüm parçalar, her şeyle giyilebilen siyah, krem, beyaz, gri gibi nötr renklerde olmalı. Pekala tamamen pastel renklerde, birbiriyle uyumlu bir kapsül gardrop çıkartabilirsiniz. Eğer daha güçlü, canlı renkleri seviyorsanız tamamen mücevher tonlarında ya da baharat renklerinde bir gardrop yapmak isteyebilirsiniz.<br />
• Hayatınızın farklı alanlarında giyilmeye müsait olması. Bu da demek oluyor ki kapsül gardrobunuz spor ya da çok şık, ağırlıklı gece giyilebilecek parçalardan oluşmamalı. Ufak bir dokunuşla aynı pantolonu hafta sonu da, ofise de, gece yemeğe çıkarken de giyilebilecek şekilde düşünerek seçim yapmalısınız.</p>
<p>Yazıyı, bir annenin kapsül gardrobuna örnek vererek bitirmek istiyorum ama siz yine de bunları gardrobunuzda olmak zorunda şeklinde görmeyin. Eğer bir parçanın rengini beğenmiyorsanız, daha çok kullanacağınıza inandığınız başka bir renkte bir kıyafet edinin. Eğer vücut tipiniz önerdiğim pantolon için uygun değilse, o renkte bir pantolona başka bir kesimde yer verin. Ve tabii ki zevkinizi ve hayatınızdaki sorumlulukları bu denkleme katmayı unutmayın.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-14900 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1.jpg" alt="" width="900" height="900" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1.jpg 900w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-150x150.jpg 150w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-300x300.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-768x768.jpg 768w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-180x180.jpg 180w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-600x600.jpg 600w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/11/Ekran-Alıntısı-1-144x144.jpg 144w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siz nasıl hissetmek istiyorsunuz?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/siz-nasil-hissetmek-istiyorsunuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2018 12:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP ERKAN]]></category>
		<category><![CDATA[anne stili]]></category>
		<category><![CDATA[anneler için stil önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[bugün ne giysem]]></category>
		<category><![CDATA[elbise]]></category>
		<category><![CDATA[etek]]></category>
		<category><![CDATA[hem şık hem rahat nasıl olunur?]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet seçerken nelere dikkat etmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[rahat giyim]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar modası]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep erkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=14681</guid>

					<description><![CDATA[Hazırlayan: Zeynep Erkan Her sezon beğenimize sunulan trendler, podyumda yürüyen bir mankenin üstünde bize uzak, yabancı, abartılı, biraz korkutucu bile geliyor. İlk bakışta, “bu da giyilir mi şimdi?”, “hoşuma gitti ama nasıl/nereye giyilir ki bu?”, “tasarımcılar da normal insanlar için hiç bir şey yapmıyor.” dedirten parçaların bize göre olmadığını söyleyebiliyoruz. Hatta modaya biraz küsüyor muyuz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlayan: Zeynep Erkan</p>
<p>Her sezon beğenimize sunulan trendler, podyumda yürüyen bir mankenin üstünde bize uzak, yabancı, abartılı, biraz korkutucu bile geliyor. İlk bakışta, “bu da giyilir mi şimdi?”, “hoşuma gitti ama nasıl/nereye giyilir ki bu?”, “tasarımcılar da normal insanlar için hiç bir şey yapmıyor.” dedirten parçaların bize göre olmadığını söyleyebiliyoruz. Hatta modaya biraz küsüyor muyuz ne? Hele ki çocuklu hayatımız, değişmesine bozulduğumuz vücudumuz bizi bu konulardan iyice uzaklaştırırken.</p>
<p><strong>Bu hepimizin hikayesi</strong><br />
Peki size tüm bu trendlerin arkasındaki hikayenin bizi ilgilendirdiğini söyleseydim? Masa başında oturmuş, hayalgücünü zorlayarak çizim yapan bir tasarımcının eseri olmaktan ziyade bizim eserimiz olduğunu gösterseydim, fikriniz değişir miydi? En azından trendlere, kıyafetlere farklı bir gözle bakmaya başlar mıydınız?</p>
<p>Neredeyse hiçbir trend yoktur ki, ilhamını insanlıktan almış olmasın. Dünyada yaşanmakta olan sosyal, politik, ekonomik, sanatsal, artık aklınıza gelen ne kadar olay varsa işi trend avcılığı olan uzmanlar bu gelişmelerin sokağa yansımasını yakından takip eder. Bu olayların kimi uzun, kimi kısa vadede mimariye, tasarıma, dekorasyona ve pek tabii podyumlara yansır. Bu sezon podyumlara yansıyan, neredeyse tüm trendlere sebep olan olay Hollywood’da ateşlenerek tüm dünyayı etkisi altına alan Times Up (Süre Doldu) Kampanyası’ydı. Hollywood’daki cinsel taciz skandallarına tepkiyle başlayan hareket, 300’den fazla kadın oyuncu, yönetmen ve yazarın, başta film endüstrisi olmak üzere tüm sektörlerdeki sistematik cinsel tacizle mücadele etmek adına başlattıkları kampanya bu amaçla sınırlı kalmadı, cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, kadınlara kamu kurumlarında daha fazla yer ayrılması konularına da el attı.</p>
<p>Amerika’da başlayan kampanyanın etkileri tüm dünyaya yayıldı. Genel anlamda kadınların yetkilendirilmesi, güçlendirilmesi gibi konular gündem olmaya başladı. Tabii Amerika Başkanı Trump’ın her fırsatta kadınları aşağılayıcı düzeye varan talihsiz yorumları da bu kampanyadan çok önce, sabrı taşan insanlarla bir ortam zemini oluşmaya başlamasına olanak sağlamıştı.<br />
Buraya kadar durumun sosyal ve biraz da politik bir doğası olduğunu söyleyebiliriz. Moda nerde ve neden sahneye çıkıyor? Moda her ne kadar bir sanat dalı olarak kabul edilmese de zanaat olduğu inkar edilemez. Dışavurumcu üslubuyla dünyadaki gelişmeleri protesto ettiğine de ya da gerektiğinde gelişmelere destek verdiğine de yüzyıllardır şahit oluyoruz. Hatta bu süre boyunca kadının toplumsal konumuna göre şekillendiğini çok rahat söyleyebiliriz. Kimi zaman önümüzde bir kalkan, kimi zaman rehber, kimi zaman da bir silah olmayı başarmış bir destek güç. Ve şimdi de tam olarak bunu yapıyor.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-14684 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/Pelerin-Trendi-Givenchy.jpg" alt="" width="291" height="437" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/Pelerin-Trendi-Givenchy.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/Pelerin-Trendi-Givenchy-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 291px) 100vw, 291px" /></p>
<p><strong>Tasarımınızı seçin</strong><br />
Gelin sezon trendlerine göz atarken bunu nasıl yaptığına bakalım. Her tasarımcının her gelişmeyi aynı şekilde ele alması mümkün olmadığı için her markanın yaklaşımı size göre olmayabilir, ancak bir yerlerde denk gelmeniz mutlaka mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Derinin her türlüsü makbul</strong><br />
Kadınların güçlenmesine odaklanan sezonda bazı tasarımcılar kadının savaşçı ruhuyla bu durumdan galip çıkacağını öngörürken, bazı tasarımcılar kadınlığına sarılarak bunu başarabileceğini düşündü. İlk grubun anahtar kelimesi “korunma” olsa gerek ki zırh gibi kuşanılan deri elbiseler, baştan aşağı giyilen vahşi hayvan desenleri, katlı dış giyim gibi trendler göze çarpıyor. Bu sezon derinin her rengini, hayvan deseninin her türlüsünü göreceğiz. Bu da demek oluyor ki dikkat çekmekten çekinmek yok, anafikir bu.</p>
<p><strong>Özgür ruhlara</strong><br />
70li ve 80li yılların yükselişi de şaşırtıcı değil. 70ler, özgürlüğünün peşinde, düzene başkaldıran bir jenerasyon gördü. Bu duruşun, bugünkü kadın hareketine katkısı yadsınamaz. 80ler ise kadının işgücüne, özellikle de finans sektörüne dahil olmaya başladığı, kendi ayakları üzerinde duracak şekilde para kazanacağı dönemin başlangıcı olan yıllar. Dolayısıyla, 80ler’in geniş, vatkalı omuzlarını, takım elbiselerini bu sezon da görmeye hazır olun.<br />
Sezonun bir diğer zırhı ve yüksek ihtimal anneler için en kullanışlı parçası pelerin. Annelerin süper güçleri olduğu bilinen bir gerçekken (!) neden süper kahraman gibi giyinmeyelim ki? Şaka bir yana, battaniye gibi sarınabileceğiniz, istediğiniz her kıyafetin üzerine düşünmeden atabileceğiniz pelerinler hem pratiklik hem sıcak tutma açısından birer hayat kurtarıcı.<br />
İkinci grubun anahtar kelimesi ise “feminenlik” gibi görünüyor. Fakat kırılgan değil, güçlü bir feminenlik. Sakin, özgüvenli, ayakları yere basan, dengeli, tevazu sahibi bir imaj yaratan tasarımlardan söz ediyoruz. Tüm bu sıfatlardan bahsedince akla ilk gelen zamana yenilmeyen, her zaman derli toplu, zarif gösteren, klasik tüvit oluyor. Bu sezon her formda bulmanız mümkün olacak.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-14683 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/70ler-trendi-Chloe.jpg" alt="" width="372" height="558" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/70ler-trendi-Chloe.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2018/10/70ler-trendi-Chloe-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></p>
<p><strong>Pililer gündemde</strong><br />
Hanımefendi bir görüntü sağlayan diğer trend ise ateş pileli etekler. Dökümlü, dizaltı boylarıyla sakin, keskin pileleriyle uzlaşmaz bir tavır sergileyen bu etekler dengeli bir imaj yaratmak için düşünülebilir.<br />
Neredeyse kadınlara özel bir kumaş olarak kabul edebileceğimiz ipek de bu sezonun dokuları arasında. İpeğin feminenliğini güçlü desenler dengeliyor. Zincir desenli ipek elbiseler, karışık desenli ipek gömlekler doğumdan sonra sadece anne olmadığını, halen zarif bir kadın olduğunu hatırlamak isteyenlere destek olacaktır. Tabii kıyafetinizi çeşitli mamaların olmadığı ortamlarda giydiğiniz sürece.<br />
Aslında sezona dönüp baktığınızda tasarımcıların kadınlara güç, huzur, özgüven ya da aradıkları ne varsa yaşatmak üzere çalıştıklarını görebilirsiniz. Yeter ki tasarımları etek, bluz, desen, renk ötesinde görmeyi seçelim. Siz nasıl hissetmek istiyorsunuz? Buna göre bir iki trend çarptı mı gözünüze?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
