<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tüp bebek de düşük riski &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/tup-bebek-de-dusuk-riski/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2021 12:16:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kaybolan ikiz sendromu</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/hamilelik/haftahaftahamilelik/kaybolan-ikiz-sendromu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 21:05:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAFTA HAFTA HAMİLELİK]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebeliklerin riski]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kaybolan ikiz sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[kaybolan ikizler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek de düşük riski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18161</guid>

					<description><![CDATA[Gebelik, her anne adayı için sağlık ve mutlulukla geçirilmesi istenen bir süreçtir. Fakat bu süreç her zaman anne adaylarının planladığı gibi ilerleyemeyebilir. Hamilelik süreçlerinde,  ikiz ya da üçüz bebeklerden birinin kaybolması durumu olarak belirtilen “kaybolan ikiz sendromu” hakkında açıklama yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır, ”Kaybolan ikiz sendromu, ikiz veya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gebelik, her anne adayı için sağlık ve mutlulukla geçirilmesi istenen bir süreçtir. Fakat bu süreç her zaman anne adaylarının planladığı gibi ilerleyemeyebilir. Hamilelik süreçlerinde,  ikiz ya da üçüz bebeklerden birinin kaybolması durumu olarak belirtilen “kaybolan ikiz sendromu” hakkında açıklama yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır, ”Kaybolan ikiz sendromu, ikiz veya üçüz gibi çoğul gebeliklerin başlangıç döneminde, bebeklerden birinin canlılığını yitirerek kaybolmasıdır.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Gebeliğin devam ettiği her gün risk azalır<br />
</strong>Gebelik keselerinde kaybolan bebekler, tespit edilenlerden daha fazla sayıdadır. Çünkü belli bir kısmı tespit edilmeden kaybolduğundan fark edilememektedir. Özellikle tüp bebek uygulamalarında tespit edilme ihtimali daha yüksektir. Bu uygulamaların başından beri sık çekilen ultrasonlar sayesinde, kaybolan bebek sendromunun fark edilme ihtimalini artırmaktadır.</p>
<p>Anne karnında kaybolan bebekler, anne adayları için hafif bir kanama ve ağrı tarzında kendini göstermektedir. Bunun dışında bir sorun oluşturması beklenmez. Erken gebelik durumunda oluşan bu durumdan canlı olan bebeğin etkilenme olasılığı olsa da gebeliğin devam ettiği her gün risk azalacaktır.</p>
<p><strong>Ultrason yöntemiyle gözlemlenebilir<br />
</strong>Gebeliğin teşhisinde kullanılan ultrason yönteminin yaygınlaşmasından sonra kaybolan ikizleri teşhis etmek daha kolay. Hamilelik süreçlerinin ilk üç aylık döneminde ikiz veya çoklu fetüsler tespit edilebilmektedir. Bu nedenle fetüslerde bir değişiklik olup olmadığı ultrasonla gözlemlenebilmektedir. İkiz bebeklere sahip olan anne adayları, hamile olduklarını öğrendikten sonra gerçekleşen kontrollerde, eğer ikizlerden biri kaybolmuşsa bu durum rahatlıkla görülebilirler.</p>
<p><strong>30 yaş üzerindeki annelerde görülme olasılığı daha fazladır</strong><br />
Genelde nedeni tam olarak bilinmese de kaybolan ikizin, genetik veya kromozomal anomeliler rol oynadığı düşünülmektedir. Bu nedenle devam eden bebeğinde daha detaylı incelemesinde fayda olduğu düşünülmektedir.  Bebeğin kaybolması, 30 yaş üstü ananelerde ve tüp bebek uygulanmış hamilelerde görülme olasılığı daha fazladır.</p>
<p><strong>Canlı gebelik olduğu sürece müdahale önerilmiyor<br />
</strong>Canlı gebelik olduğu sürece herhangi bir girişim önerilmemektedir. Ancak kanama, kramp ve ağrı gibi şikayetlerin tedavi edilmesi yeterli görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek tedavisindeki son gelişmeler</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/hamilelik/haftahaftahamilelik/tup-bebek-tedavisindeki-son-gelismeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 21:05:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAFTA HAFTA HAMİLELİK]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek de düşük riski]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebekten nasıl sağlıklı sonuç alırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=17764</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 4-5’i tüp bebek tedavisi ile dünyaya geliyor. Bir yıllık korunmasız ilişkiye rağmen gebe kalınamaması olarak tanımlanan kısırlık yüzünden çiftlerin yüzde 15’inin tüp bebek merkezlerine başvurduğunu söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Bülent Baysal tüp bebekle ilgili son tedavi yöntemlerini anlattı. Embriyoskop Son yıllarda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 4-5’i tüp bebek tedavisi ile dünyaya geliyor. Bir yıllık korunmasız ilişkiye rağmen gebe kalınamaması olarak tanımlanan </strong><strong>kısırlık yüzünden</strong> <strong>çiftlerin yüzde 15’inin tüp bebek merkezlerine başvurduğunu söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Bülent Baysal tüp bebekle ilgili son tedavi yöntemlerini anlattı.</strong></p>
<p><strong>Embriyoskop<br />
</strong>Son yıllarda mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtaya sperm enjekte edildikten sonra embriyoları bulunduğu ortamdan (inkübatör isimli dolaptan) dışarı çıkarmadan dakika dakika izleme imkanı veren embriyoskop ile en sağlıklı embriyo seçilebiliyor. Bu sayede daha az sayıda embriyo transferi yapılarak yeterli embriyosu bulunanlarda en doğru embriyoyu seçme imkanı elde ediliyor. Embriyolar gelişimleri değerlendirmek için dış ortama sık sık çıkarılmıyor. Böylece en az riskle uygun ortamda kalıyorlar, gelişim hızları sürekli izlenen embriyoların bilgisayarda kaydedilen görüntüleri ekip tarafından izleniyor ve en iyi performansı gösteren bulunuyor.</p>
<p><strong>Hasta dostu tedavi protokolleri<br />
</strong>Son yıllarda antagonist denilen protokol ile 8-9 günlük enjeksiyonu takiben yumurta toplama aşamasına geliniyor. Diğer uygulamalar ile aynı başarı oranlarına sahip olan bu uygulama çok yaygın olarak kullanılıyor. Hasta takibi hastadan hastaya değişiyor ve en yüksek başarı oranlarına ulaşılması hedefleniyor. Yeni geliştirilen 7 gün etkili uyarıcı ilaçlar ile günlük enjeksiyonlar şeklinde değil, daha az enjeksiyonla uygulanabilir hale geliyor. Haftada bir yapılan enjeksiyonlar ve ağızdan kullanılan ilaçlar ile hastaların yani kullanıcı kadınların daha yüksek yaşam kalitesi ve konforu hedefleniyor.</p>
<p><strong>Embriyo dondurulması (Vitrifikasyon)<br />
</strong>Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferi yapıldıktan sonra geride kalan kaliteli embriyolar ailenin de izni alındıktan sonra ileriki uygulamalarda kullanılmak üzere dondurularak saklanıyor. Embriyolar yeni dondurma metodu vitrifikasyon ile hızlı şekilde dondurularak saklanıyor. Bu yöntem ile dondurulan embriyolar çok sağlıklı şekilde çözünüp iyi gebelik oranları sağlanıyor. Bazen tüp bebek programına girmiş ve folikül gelişimi için yumurtalık uyarıcı ilaçlar kullanan hastalarda yumurtalıkların aşırı uyarılması (hiperstimülasyon sendromu) durumu gelişiyor. Bu durumda embriyo transferi yapmak klinik tabloyu daha da ağırlaştırabileceğinden embriyolar dondurularak saklanıyor ve başka bir adet döneminde, ortalama iki ay sonra hastanın klinik durumu düzelince transfer yapılabiliyor. Dondurulmuş embriyoların kullanıldığı durumlarda yumurtalık uyarıcı ilaç kullanımı ve yumurta toplanması işlemleri gerekmediğinden çifte maddi, manevi daha az yük getiriyor. Rahim içi zarı uygun kalınlığa ve ekoya ulaştığında embriyolar çözülerek transfer ediliyor.<br />
Vitrifikasyon yöntemi ile dondurulmuş embriyolarda eskiden uygulanan slow freezing yöntemi ile dondurulmuş embriyolara göre çok daha yüksek sağlıklı çözülmüş embriyo ve yüksek gebelik oranları elde ediliyor.</p>
<p><strong>Doğurganlığın korunmasında seçenekler (Yumurta ve embriyo dondurulması)</strong><strong><br />
</strong>Son yıllarda özellikle 40 yaş öncesi dönemde özellikle meme kanseri sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bir kadın veya erkeğin onkoloji tedavisi ile üreme hücreleri zarar görebilir ve daha sonra kendi hücreleri ile çocuk sahibi olma şansı kalmayabilir. Son yıllarda oldukça fazla sayıda oosit yani yumurta hücresi, embriyo dondurulmuş ve tedavisi tamamlanan, onkologlar tarafından gebelik izni verilen hastalara embriyo transferi yapılıyor.</p>
<p><strong>Preimplantasyon genetik tanı (PGT)<br />
</strong>Son yıllarda genetik bilim dalında hızlı gelişmeler oluyor. PGT yöntemi ile daha önce genetik hastalıklar nedeni ile çocuklarını kaybetmiş, düşük yapmış birçok aile çocuk sahibi olabiliyor. Bu teknikte deneyimli bir embriyolog tarafından embriyoya zarar vermeden biyopsi yapılması gerekiyor. Böylece DNA dizilimleri bilinen genetik hastalıkların tanısı yapılabiliyor, özellikle akraba evlilikleri ile artan oranda karşımıza çıkabilen tek gen hastalıklarının tanısı yapılabiliyor, bunlar arasında kistik fibrozis, hemofili, talasemi, sickle cell anemi, myotonic distrofi, Gaucher, Tay sachs hastalıkları ilk akla gelenler. İleri kadın yaşı söz konusu olduğunda embriyonun normal görünümlü olmasına rağmen artmış kromozom anomali oranları saptandığı biliniyor. Bu olgularda PGT yapılması gebelik oranlarını artırabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşük neden olur?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/hamilelik/haftahaftahamilelik/dusuk-neden-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2020 21:05:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAFTA HAFTA HAMİLELİK]]></category>
		<category><![CDATA[9 ay 10 gün]]></category>
		<category><![CDATA[anne adayı]]></category>
		<category><![CDATA[düşük neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[düşük neden tekrarlar]]></category>
		<category><![CDATA[düşük riski]]></category>
		<category><![CDATA[hamile günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek de düşük riski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=17238</guid>

					<description><![CDATA[Centrum Clinic Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, “Düşük riski normal gebelikte de tüp bebek ile gerçekleşmiş gebelikte de olabilir. Ancak tüp bebekte düşük riski daha fazladır gibi bir durum asla söz konusu değil. Hatta aksine, tüp bebek yöntemi uzun bir süreç olduğu için, anne adayı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Centrum Clinic Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, “Düşük riski normal gebelikte de tüp bebek ile gerçekleşmiş gebelikte de olabilir. Ancak tüp bebekte düşük riski daha fazladır gibi bir durum asla söz konusu değil. Hatta aksine, tüp bebek yöntemi uzun bir süreç olduğu için, anne adayı sürekli kontrol altında.” diyor.</strong></p>
<p><strong>Tekrarlanan düşük nedir?<br />
</strong>Hamilelikte 2 veya daha fazla kaybın olması tekrarlanan düşük olarak adlandırılıyor.</p>
<p><strong>Neden olur?</strong><br />
Bu kaybın sebebi diyabet, pıhtılaşma bozuklukları gibi hastalıklar olabilirken bazı durumlarda genetik yapı, rahim yapısı veya anne adayının sürdürdüğü yaşam biçimi de tekrarlayan düşüklere neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Umutsuzluk sebebi mi?</strong><br />
Tekrarlayan düşükler sebebiyle anne baba adaylarının umudunu kaybetmemesi gerekiyor. Doğru tanıyla birlikte kayıpların önüne geçilebiliyor.</p>
<p><strong>Sağlıksız yaşam tarzı düşük sebebi olabilir mi?<br />
</strong>Belirli bir hastalık veya genetik bir problem olmasa bile, özellikle anne adayının sağlıksız ve dikkatsiz yaşam tarzı sebebiyle tekrarlanan düşükler meydana gelebiliyor. Öncelikle hamilelikte düşük tekrarlanıyorsa, kesinlikle sebebi detaylıca araştırılmalı, gerekli testler mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Sağlık açısından her şey yolunda ama yine tehlike var. Neden?</strong><br />
Bazen sağlık açısından her şey yolunda olsa bile tekrarlanan düşükler görüyoruz. Burada annenin nasıl bir hayat tarzı olduğu da oldukça önemli. Özellikle sigara içen anne adayları için düşük riskinin çok daha fazla olduğu bugün zaten herkes tarafından bilinmekte. Tekrarlanan düşüklerin önüne geçmek için ilk ve en basit yol anne adayının sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi olacaktır. Sigaradan, alkolden, sağlıksız ve hormonlu yiyeceklerden uzak durmak çok önemli. Her hamilelik birbirinden farklı ilerler. Bu yüzden doktorla doğru iletişim de hayati önem taşıyor.</p>
<p><strong>Tüp bebekte düşük riski daha fazla mı?<br />
</strong>Kısırlık, anne adayının yaşı, yumurta rezervlerinin durumu gibi pek çok sebepten doğal yolla hamile kalamayan anne adayları için tüp bebek yöntemi en önemli ve etkili çözüm. Tüp bebek tedavisi görenlerin en çok merak ettiği sorulardan biri ise düşük riskinin ne kadar olduğu. Düşük riski her gebelikte var. Düşük riski normal gebelikte de tüp bebek ile gerçekleşmiş gebelikte de olabilir. Ancak tüp bebekte düşük riski daha fazladır gibi bir durum asla söz konusu değil. Hatta aksine, tüp bebek yöntemi uzun bir süreç olduğu için, anne adayı sürekli kontrol altında. Doğal yollarla bebek bekleyen bir anne adayından çok daha fazla doktor ile iletişimde. <strong>Dolayısıyla tüp bebekte, bazı düşük riski yaratacak durumlar daha erken fark edildiği için, bunların önlenmesi de daha kolay olabiliyor. </strong>Ayrıca tekrarlayan düşükleri önlemek için de tüm gebelik süreci boyunca anne adayının doktor kontrollerini aksatmaması ve doktorunun izlediği yola uyması çok önemli.</p>
<p>Tekrarlanan düşükler yüzünden umutsuzluğa kapılmayın, doğru tanı ve tedavilerle bu durumun önüne geçildiğini de unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
