<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>okul öncesi &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/okul-oncesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Sep 2017 12:11:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Evde okula hazırlık çalışmaları- Çocuk Gelişim Uzm. Özge Selçuk Bozkurt</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/evde-okula-hazirlik-calismalari-cocuk-gelisim-uzm-ozge-selcuk-bozkurt/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2017 11:15:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5 YAŞ ÜSTÜ]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK / ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[ev düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[okul çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=11591</guid>

					<description><![CDATA[Tatil bitti yavrular birden büyüdü herkeste bir okul telaşı ve sizin evde de bir tatlı belki daha çok endişeli bir telaş… Acaba okula hazır mı ? Bu sürecin hem sizin hem onun için sancılı bir dönem olmaması için evde ona nasıl destek olabilirsiniz? Önce şunu unutmayalım, yavrunuz evdeyken özgürdü. Ama şimdi herkesin uymak zorunda olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tatil bitti yavrular birden büyüdü herkeste bir okul telaşı ve sizin evde de bir tatlı belki daha çok endişeli bir telaş… Acaba okula hazır mı ?</p>
<p>Bu sürecin hem sizin hem onun için sancılı bir dönem olmaması için evde ona nasıl destek olabilirsiniz?</p>
<p>Önce şunu unutmayalım, yavrunuz evdeyken özgürdü. Ama şimdi herkesin uymak zorunda olduğu olacağı kurallar var ve inanın çocuğunuzu en çok bu kurallara uyma zorunluluğu yormakta. Evdeyken Kahvaltıdan sonra, kanepede kıvrılıp keyifle çizgi film seyretmek varken, okulda kahvaltıdan sonra sıralı aktiviteler başlıyor: Sohbet saati, masa başı etkinlikleri, hareketli bir etkinlik ardından branş dersleri… diye gidiyor rutinler. Her şey nasıl da programlı… Evdeyken  kişiye özel esnettiğiniz planlar programlar, burada esnemiyor. O zaman evde ilk önce sınırlı süreli etkinliklerle işe başlayalım!</p>
<p><strong>Günlük zaman planlama</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-11593" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/09/Unknown.jpg" alt="" width="447" height="626" /></p>
<p>Okulda nasıl bir plan dahilinde günler geçiyorsa, aynı planlamayı evde günlük hayatınıza dahil etmek çocuğunuzun uyumunu kolaylaştıracaktır. Evdeki sıralı etkinliklerin okulda da uygulandığını görmek, okul  kurallarını yadırgamamasını sağlayacaktır.</p>
<p>Günlük  birbirini izleyen 4-5 etkinlik belirleyin. Etkinlikler  öğretmenlerin günlük olarak hazırladıkları planlarında uygulanan, aktif-pasif etkinlik düzeneğinde olsun.</p>
<p><strong><em>1-Dil gelişimi etkinlikleri (pasif bir etkinlik)</em></strong></p>
<p><em>güne kahvaltıdan sonra, sohbet ya da kitap okuma ile başlayın. </em></p>
<p>Gün içinde planlı olarak yapacaklarınızı konuşun. Gerekirse bir liste tutun ve oraya resim ya da semboller ile günlük planı çizip, odasının kapısına asın.</p>
<p>Bugün yapılacaklar listesi:</p>
<p><em>kitap okuma ve sohbet saati, hem sıcak ilişkilerin gelişeceği, ona bakarak konuşacağınız sözel iletişimin olacağı bir saattir. Okulda yapılan bu etkinliklerde çocuk sıra ile konuşan arkadaşlarını hem dinler, hem de sırası geldiğinde kendi konuşmasını yapar. Çocuğu günlük iletişime açan bir rutindir. 15-20 dakika sürebilir.</em><em> </em></p>
<p><strong><em>2-Hareketli bir etkinlik saati</em></strong><strong><em> (aktif bir etkinlik) </em></strong></p>
<p>Enerjisini atacağı, fiziksel aktivite içeren bir oyun olabilir bu. Hem bedenen yorulacağı hem de büyük kaslarını geliştiren bu etkinlikler, topla, iple oynanan, hoplamalı zıplamalı etkinlikler olabilir. Eğer parka çıkıyorsanız bu gruba giren bir “aktif” etkinliktir.3-</p>
<p><strong><em>3-Masabaşı etkinlikler.(pasif bir etkinlik)</em></strong></p>
<p>Kesme çizme boyama, yapıştırma oyun hamuru gibi etkinliker masabaşında  sakince oynanan “pasif”etkinlilerdendir.</p>
<p>Günlük planlamanızda , sakin etkinliklere yer vermeniz, özellikle hareketli etkinliklerden sonra çevreye duyarlı olan <strong>dikkatin </strong>uğraşılan işe yoğunlaşılması yönünde olacaktır.  Bunun için çocuğunuzun ilgisi doğrultusunda bir  etkinlik seçmenizi öneriririz. Özellile masaya oturup birşeylerle uğraşmayı sevmeyen yapıda bir çocuksa, sevdiği şeyleri masada görünce oturması kolay olacaktır. Basit, kısa sürede sonuca götüren etkinlikler olmalı. Onların pek sabrı yoktur bu konuda hemen sonucu görmek isterler. Ilk tercihiniz sevdiği bir kahramanın resmini suluboya ile boyamak olabilir. (Kuru kalem çocukların ilk etapta pek tercih etmediği boya olabilmekte. )</p>
<p><strong><em>4 &#8211; Serbest zaman etkinlikleri (aktif bir etkinlik)</em></strong></p>
<p>Bu zaman sizin için de dinlenme zamanı… isterseniz serbest zamanı, kahvaltı ile dil gelişimi etkinlikleri arasına da alabilirisiniz.  Siz yavrunuza serbest zamanınızda ne ile uğraşacağınızı söyleyin, sonra da ona ne yapacağını sorun. “ben serbest zaman etkinliğimde kıyafet dolabımı düzelteceğim. Peki sen bu sürede hangi oyuncaklarınla oynayacaksın karar verdin mi?” belki bu oyun süresinin bir kısmına,  yaşına göre fazla uzun olmayacak düzeyde çizgi film de ekleyebilirsiniz. Çünkü bu zaman onun, yapmaktan keyif aldığı işleri yapma zamanı! Sizin ise fırsat bulup da yapacaklarınızı gözden geçirme zamanı…J</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>5-Dikkat çalışmaları (pasif bir etkinlik) </em></strong></p>
<p><em>Yapboz, bultak, legolar, bloklar ve tak-çıkarlı oyuncaklar masa üzerinde olacağı gibi yerde de oynanabilen dikkat ve yoğunlaşma  gerektiren etkinliklerdir. Yoğunlaşma becerisi, ilgi, yaş ve ortama göre değişmektedir. Dikkat çalışmalarında diğer  etkinliklere göre az zaman geçirebilecekleri gibi sadece bu alanda kalmak isteyen çocuklar da vardır. </em></p>
<p><em> </em><em>Çocuğun ihtiyacına göre bu alanların sırası ve süresi belirlenmelidir. Ama en önemlisi etkinliklerde aktif-pasif dengesini kurmak. Bu sistemi bir kaç gün denemeye çalışın. O, sizin etkinlik geçişlerinde  kararlı olduğunuzu görünce yeni kurallarınıza uyacaktır. Hayatta kuralların olduğunu bilecek ve okulda da sıralı etkinliklere uyumu kolaylaşacaktır. Unutmayın , ilk iş onu bu rutine alıştırmaksa lütfen onun seveceği şekilde sunun. Süreyi ilk önce o belirlesin ama etkinlikleri birlikte kararlaştırın. Sonra süre konusunda liderliği ele alın ve gerekirse süre bitimlerinde kurulabilen mutfak saati kullanın.( “15 dakika oyun hamuru saati, süre bitince saat çalacak ve serbest oyun saatimiz başlayacak” gibi. )</em></p>
<p><em> </em><strong>UNUTMAYALIM, OKUL EĞLENCELİ BİR YERDİR!</strong></p>
<p>Okul, çoğu zaman çocuğun aklında “bırakılıp gidilen”, bir süreliğine de olsa kendi başına baş edebilmesi için “terkedilen” bir yerdir. O böyle zannediyor. Hatta onu bırakıp gittiğiniz için size kızgın ya da duygusal olarak size daha çok bağlandığı “beni bırakma” dediği ya da dercesine size yapıştığı bir dönem. O yüzden onun kafasındaki “okul imajını” beraberce eğlenceli olacak şekilde yapılandıralım. Okuldaki etkinliklerin evde de uygulayabilmek için öğretmeninden önceden günlük aylık plan hakkında bilgi alabilirisiniz. Böylece okulda yapacağı bir etkinliği evde “zaten biliyor olmak”  belki de alışma sürecinde güven verecektir.  İlerleyen günlerde bu programınızı hafifletebilirsiniz. Sürekli uygulamanız şart değil. Bir şey öğretme çabası ile değil, eğlenceli ebeveyn olarak başlayın bu rutinlere. Gerçekten sizin de keyif alacağınız etkinlikleri seçin. Ve ona doya doya sarılın… Kimse sizin gibi içten sarılamaz çünkü…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Eğitiminde “Reggio Emilia” Yaklaşımı- Burçin Akgün</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/okul-oncesi-egitiminde-reggio-emilia-yaklasimi-burcin-akgun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2017 12:15:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK / ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[reggio emilia]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=10509</guid>

					<description><![CDATA[100 DİLLİ ÇOCUK Okul Öncesi Eğitiminde “Reggio Emilia” Yaklaşımı Devletin çocukların farklılıklarını yok sayan ve hoşgörüsüz eğitim yaklaşımına karşı, “çocuklarla ilgili şeylerin yalnız çocuklardan öğrenilebileceği” fikri ile oluşan bir eğitim sistemi hayal edin. Çocuğunuzun klasik eğitimde pasif bir dinleyici ve uygulayıcı konumunda iken bu yeni sistemde baş kahraman olduğunu ve diğer her şeyi bu çocuğun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>100 DİLLİ ÇOCUK<br />
Okul Öncesi Eğitiminde “Reggio Emilia” Yaklaşımı</p>
<p>Devletin çocukların farklılıklarını yok sayan ve hoşgörüsüz eğitim yaklaşımına karşı, “çocuklarla ilgili şeylerin yalnız çocuklardan öğrenilebileceği” fikri ile oluşan bir eğitim sistemi hayal edin. Çocuğunuzun klasik eğitimde pasif bir dinleyici ve uygulayıcı konumunda iken bu yeni sistemde baş kahraman olduğunu ve diğer her şeyi bu çocuğun merak ve doğuştan gelen öğrenme becerisine hizmet ettiğini düşünün. Hayali bile zor mu geldi? Yok canım olmaz öyle şey demeyin. Reggio Emilia yaklaşımına biraz daha yakından bakın.</p>
<p>Hazırlayan: Burçin Akgün &#8211; @styleboom</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10517 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ışık-gölge-3.jpg" alt="" width="510" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ışık-gölge-3.jpg 510w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ışık-gölge-3-300x235.jpg 300w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /><br />
</strong></p>
<p>Reggio Emilia eğitim yaklaşımının  temelleri II. Dünya savaşı sonrasında İtalya’nın kuzeyinde Reggio Emillia adı verilen küçük bir kasabada anne babaların çocuklarının eğitim alabileceği bir okul kurma girişimiyle atılıyor. Hangi sosyal, kültürel ve ekonomik statüye sahip olursa olsun tüm çocukların eşit ve kaliteli bir eğitim almaya hakkı olduğu düşüncesi bu hareketin temelini oluşturur. İdealist bir öğretmen olan Loris Malaguzzi, Reggio Emilia bölgesindeki insanların bu hareketini duyar ve içinde olmak için bisikletine atlayıp Reggio Emilia’nın yolunu tutar. Malaguzzi’nin anlayışı ve önderliğinde kilin, taşın, toprağın da araç olabileceği; çevrenin ve doğanın kullanılabileceği bir okul anlayışı el birliği ile doğar. Malaguzzi ve arkadaşları liderliğinde, tamamı ebeveynler tarafından kurulan ve işletilen bu okullar, 1968 yılında İtalyan hükümetinin de desteğiyle günümüze kadar taşınır.  Ve bu ilham verici hikayesinin üzerinden on yıllar geçmiş olsa da hem Avrupa’nın hem diğer pek çok ülkenin “Reggio Emilia yaklaşımı” adıyla benimsediği bir eğitim anlayışı haline gelir.</p>
<p>Reggio Emilia yaklaşımı bir kolektif kültür ürünüdür. Malaguzzi bu eğitim sisteminin temellerini, devletin çocukların farklılıklarını yok sayan ve hoşgörüsüz eğitim yaklaşımına karşı, “çocuklarla ilgili şeylerin yalnız çocuklardan öğrenilebileceği” fikri ile atmıştır. Klasik eğitimde çocuk pasif bir dinleyici ve uygulayıcı konumunda iken Reggio’da çocuk baş kahraman ve diğer her şeyi bu çocuğun merak ve doğuştan gelen öğrenme becerisine hizmet etmektedir.</p>
<p><strong><em>Çocuğun 100 Dili<br />
</em></strong>“Çocuğun 100 dili” Reggio Emilia Felsefesinin en önemli ilkelerinden biridir. klasik eğitim anlayışları sınıftaki çocukların tek dili olduğunu varsayar , çocuğun kendi dilinin ne olduğu çok önemsenmez. Çocuğun anlatma ve anlama dili değil öğretmenin eğitimi sunma için seçtiği dil  önemlidir. Çocukların benzer düşünmelerini, benzer öğrenmelerini yani tektipleşmelerini sağlamak öğretmenin işidir. Reggio Emilia yaklaşımı ise onların farklı yollarla öğrenme ihtiyaçları olduğunu kabul eder ve o 100 dili sunmaya/anlamaya çalışır. Geleneksel eğitimde uygulananın ve beklenenin aksine; çocukların öğrenme anlarını sadece sözel ve yazınsal araçlarla anlamak mümkün değildir. Çocuklar kendi öğrenmelerini ışıkla, sesle, dansla, müzikle, çizgiyle ve daha sayılabilecek bir sürü dil ile ifade edebilirler. “Dünyanın her yerindeki çocuklar çizmeye ihtiyaç duyarlar ve bunun için bir yol bulurlar. İşaretler ve görsellemeler çocuklar için ses çıkarmak ve konuşmak kadar doğal ve gereklidir (beyhan islam).</p>
<p>Reggio yaklaşımı büyüme sürecinde olan çocuğun önünde gelişimini engelleyen bir “duvar” düşünür, bu duvar yetişkinler tarafından kabul görmüş tüm kalıplardır, yetişkinlerin yalnızca neden ve sonuçlardan oluşan mantık sistemidir, yetişkinlerin deneyimleri ile duyuları arasındaki uzun mesafedir. Reggio Emilia bu duvarı ortadan kaldıran bir yaklaşımın ifadesidir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10515 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-drama.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-drama.jpg 600w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-drama-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong><em>“Her çocuk, doğal olarak entelektüeldir, meraklıdır ve anlam yapılandıracak kapasitede doğmuştur.”<br />
</em></strong>Reggio Emilia yaklaşımının merkezinde çocuk yer alır ve “çocuğun imajı” kavramı önem taşır. Buna göre çocuk merak eden, araştıran, soran, zeka dolu ve sosyal bir varlıktır. Buradaki “sosyal varlık” çocuğun çevresi ve çevresindeki her şeyle doğrudan ilişkili olduğunu anlamak adına önemlidir. Her çocuğun kendini gerçekleştirebileceği alanlar vardır ve eğitim; çocukların bu alanları fark edebilmesine hizmet etmelidir, bu sebeple çevre üçüncü bir öğretmen olarak devreye girer.</p>
<p>Reggio Emilia felsefesini benimseyen okullarda çocuk bilgiyle doldurulacak boş bir levha olarak görülmemektedir, öğrenmeleri için en doğru, en iyi ve en uygun fırsatlar sunulduğunda onların öğrenmeye hazır oldukları kabul edilmektedir. (bennett) Örneğin çocuğa 100e kadar ritmik saymak öğretilmez, çocuk gerçekleştirdiği projesi içinde 100e kadar sayma ihtiyacı varsa sayar. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir. Yine bu yaklaşımda akademik bilgi entelektüel ve sosyal becerilerden sonra gelir. “Her çocuk, doğal olarak entelektüeldir, meraklıdır ve anlam yapılandıracak kapasitede doğmuştur.”  diyor psikolog Peter Gray ve erken çocuklukta ispat, tekrar ve ezberle empoze edilen akademik bilginin çouckları tek doğru vardır anlayışına ittiğini  sorgulamak ve araştırmaktan alıkoyduğunu ileri sürüyor.</p>
<p><strong>Öğrenen Öğretmen, Öğreten Çevre<br />
</strong>Reggio Emilia yaklaşımını benmseyen öğretmenler gözlemci, eşlikçi, çocukla birlikte  öğrenen ve araştıran, provake eden ve rehberlik edendir. Öğretmen her şeyden önce aktif bir dinleyicidir, çünkü çocuktan bilgi ancak çocuğu her dilde dinleyerek elde edilebilir. Klasik öğretmen tanımından farklı olarak Reggio öğretmenleri dinleyen, gözlemleyen, aynı anda dokümante eden ve bu dokümantasyondan analiz çalışmaları yapan, çocuğa keşif yapabilmesi için gerekli ortamı organize edebilen, sadece okul kayaklarını değil dış kaynakları da araştırıp bulup sağlayabilen çok görevli öğretmenlerdir. Bu sebeple Reggio Emilia sınıflarında 2 öğretmen bulunur ve bu  öğretmenler özel ve önemli eğitimlerden geçmektedir.  Öğretmenler dışında bir de “atelierista” adı verilen ve resim/heykel vb güzel sanatlar ve pedagoji eğitimi almış uzmanlar sistemin içinde yer alır.  Bunun yanında okuldaki tüm diğer personel de aktif öğrenme sürecinin içinde çocukla yer alır, buna aşçıdan bahçıvana herkes dahildir.</p>
<p>Reggio Emilia yaklaşımın en önemli bir diğer ilkesi ise 3. Öğretmen olarak adlandırılan “çevre”dir. Sınıfların açıldığı ve herkesin ortak kullanımında olan Piazza, Reggio yaklaşımına uygun olarak organize edilen sınıflar ve atölye alanları ile çevre çocuğun tüm duyularına, kendini ve daha fazlasını keşfetmesine olanak tanımaya uygun şekilde özgür, yaratıcı ve merak uyandırıcı olarak şekillenir. Ayna, Işık/Gölge, Su ve Doğa Reggio Emilia’nın vazgeçilmez öğretmenleridir. Müfredat bazen çevreden, çocukların bir arada görüp merak ettikleri, sorup sorguladıkları konulardan şekillenir.</p>
<p>Çocuğu merkeze alan ve merakının peşinden gitmesine olanak sağlayan bir felsefe olan Reggio Emilia eğitim yaklaşımı ülkemizde de iyi örnekleriyle daha da fazla karşımıza çıkıyor. Aileler bu yaklaşımı iyice okuyup, araştırıp, seçecekleri okulda bu yaklaşımın ilkelerini hayata geçirebilecek fiziksel ortamın olup olmadığına, yine bu yaklaşımın vazgeçilmezlerinden olan aile katılımına yeterli şekilde dahil olup olamayacaklarına mutlaka dikkat etmeliler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10516 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-gül-şahin.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-gül-şahin.jpg 600w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-gül-şahin-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><br />
<em><strong>Gül Şahin,New School Ataşehir ve Gül Çocuk Evi Reggio Okulları Kurucusu</strong></em></p>
<p><strong>1) Sizin de istanbul’da kurucusu olduğunuz ve Reggio Emilia yaklaşımını benimseyen bir anaokulunuz var. Özellikle eğitim modeli olarak bu sistemi tercih etmenizin bir sebebi var mı? Siz bunu okullarınızda nasıl uyguluyorsunuz?<br />
</strong>1994 yılından bu yana eğitim veren iki okul öncesi kurumum var. Okulumuzun bir tanesi İstanbul Ataşehir de. Bir diğeri ise Denizli’de.  İkisi de Reggio Emılıa ilhamlı okullar.. Yapılandırmacı eğitim olarak da tanımlanıyor bu yaklaşım. Reggio Emilia yaklaşımı bir model bir felsefe, sistem değil. Alınamıyor satılamıyor. Bu yaklaşım o hep bahsedilen ama bir türlü uygulanamayan çocuğun merkezde olduğu, çocuğun haklarına, fikirlerine saygı duyulan, merakı doğrultusunda öğrenmesi destekleyen bir eğitim kültürü. Çocuğun kendini ifade etmesi için birçok dili olduğunu ve katı bir eğitim sisteminde bu dillerin,  renklerin yok edildiğini söyleyen çocuğun 100 dili metaforu her şeyi anlatıyor aslında.</p>
<p>Çocuklar kendi öğrenme süreçlerinin esas aktörü olarak görüyor, onlara meraklarını tetikleyecek zengin çevreler sunmaya çalışıyoruz. Bu  yaklaşımın daha da yaygınlaşmasını, anne-babaların eğitimcilerin bu yaklaşıma ilgisinin artması da bizim için bir hayli önemli. Ailelerimizi bu anlamda atölye etkinliklerimize davet ederek minik kesitler paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>2) Bu yaklaşımın en önemli hedefleri neler? Dahası okul öncesi eğitimde bu yaklaşımı diğer yöntemlerden ayıran en önemli farklılıklar nelerdir?<br />
</strong>Reggio Emilia yaklaşımının en önemli hedefi çocuğa öğrenme ve gelişme hakkını altın bir tepside sunmaktır. Çocuğun öğrenmesi ve gelişmesi sonuç ise, değerli olan o sonuca gelene dek çocuğun yaşadığı süreçtir. RE  yaklaşımı birçok okul öncesi eğitim programının tersine süreç odaklıdır  ve öğrenme ve gelişme doğal olarak kendiliğinden gelir.</p>
<p><strong>3) Bir RE sınıfı nasıl oluşturulur, nelerden oluşur?<br />
</strong>Reggio Emilia yaklaşımında ortam oldukça büyük önem taşımaktadır. Öyle ki, ortam için “öğretmenin kendisi” şeklinde bir ifade kullanılır. Ayna, ışık/gölge RE ortamında önem taşır.  Koridorlarımızda ve sınıflarımızdaki yer alan üçgen çatı biçiminde düzenlenmiş aynalar, konveks ve konkav aynalar çocuğun kendisini değişik açılardan ve değişik durumlarda gözlemesini sağlamakta ve çocuğu düşünmeye yöneltmektedir.  Çocuğun öğrenme dokümanlarına okulun her yerinde rastlamak mümkündür.</p>
<p>Her Reggio Emilia okulunun doğal materyaller ve sanat malzemeleriyle dolu olan, stüdyo ve laboratuar karışımı “Atelier” adı verilen bir atölyesi vardır. Her atölyede öğretmen ve öğrencilerle birlikte çalışan “Atelierista” adında birer sanat uzmanı bulunmaktadır. Bu kişi, eldeki proje ile ilgili haftalık aktivitelerin planlanmasına yardım etmektedir. Bu aktiviteler, öğrencinin kil, resim, kolaj, heykel, gibi yeni araçlarla kendini ifade etmesine yardımcı olmaktadır. Tüm materyaller çocukların ulaşabileceği şekilde açık ya da şeffaf kutularda bulunmalıdır. Ahşap ağırlıklı oyuncaklar ve taş, tahta, kum, yaprak gibi doğal materyaller bulunmalıdır . Ahşap bloklar, okuma köşeleri, tüm sınıfların bir araya gelebildiği piazza alanı dışında küçük grup çalışmaları için istasyonlar, aynalar, tepegöz ve ışıklı masalar gibi duyuları harekete geçirecek fiziksel unsurlar da donatılmış olmalıdır.</p>
<p>Reggio Emilia okullarının yalnızca iç mekan değil dış çevresi de oldukça önemlidir çünkü doğa  bu yaklaşımın ayrılmaz parçasıdır. Okulumuz bu anlamda çok şanşlı, bahcemiz dev bir koruluğa açılıyor. Hava durumundan bağımsız olarak hemen her gün bahçedeyiz, bir yaprak kanadınımız oluyor uçuyoruz,  okula korudan topladığımız “hazinelerimizle” dönüyoruz, izler buluyor üzerinde konuşuyor heyecanlanıyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10514 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ayna-5.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ayna-5.jpg 600w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/reggio-ayna-5-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>4) RE yaklaşımında çocuklar nasıl öğrenir?<br />
</strong>RE yaklaşımında çocuğun nasıl öğrendiğini takip edebilmemiz için  sonuca değil sürece bakıyoruz ve süreç çeşitli yollarla dokümante ediliyor.  Ses kayıtları, video , fotoğraf çekimleri , gözlem notları&#8230; Yani klasik bir eğitimde karnede göreceğiniz notun karşılığı bu  süreçte gerçekleşen şeylerin kayıtları diyebiliriz.  Binlerce fotoğraf, yüzlerce video, notlar incelendiğinde (incelemek için oturduğumuz masada ben de oluyorum) öğrenmeleri de yakalayabiliyoruz. Almış olduğum eğitim bu yakaladığımız öğrenmeleri görünür hale getirmemizi destekliyor.</p>
<p>Bu yaklaşımda çocuklarda öğretmen “merak” duygusunu her zaman canlı tutarak onları araştırma ve sorgulamaya yönlendirir. Bunun yanında renkler Türkçe dersine, rakamlar Matematik dersine ait gibi kategorizasyonlar yoktur. Eğitim sarmal olarak ilerler ve ihtiyaç duydukça öğrenme gerçekleşir. Doğa ve Fen, sanat atölyesinde bir kil heykelde bir araya gelebilir, ya da tam tersi.</p>
<p>Bizler çocuklarımıza klasik karneler degıl,gelısımlerını farkındalıklarını ,ilgilendıkleri alanlardaki calısmalarını belgeleyen karneler verdik.  Çocuklarımızın her bir çalışması bizim için eşsiz bir sanat eseridir, Reggio Emilia kasabasında da bunu görebilirsiniz, her yer metro istasyonları, meydanlar çocuklardan eserler ile dolur. Özgür ve özgün çocuklar.</p>
<p><strong>5) RE  yaklaşımında öğretmenin rolü klasik sistemlere göre oldukça değişik. Siz okulunuz için bu yaklaşımı benimsemiş yetkin öğretmenleri nasıl seçiyorsunuz?<br />
</strong>Öğretmenlerimizi titizlikle seçiyoruz, Reggio Emilia yaklaşımı her şeyden önce bu felsefeyi özüne dek benimsemiş, kalıpdışı ve vizyoner, fazlasıyla sabır ve sevgi dolu  eğitimciler istiyor. Öğretmenlerimle  yaratıcı bakış üzerine,  projelerin öğrenme çevrelerini geliştirmek üzerine sürekli çalışıyoruz. Bu bir ekip işi her zaman söylüyorum, ekip Reggio yaklaşımında biraz daha fazla önemli. Bunun yanında bizim için de öğrenmenin, gelişmenin sonu yok; RE yaklaşımına uygun çevrelerin hazırlanması ve çocukların mekandan, materyalden öğrenmesi üzerine eğitim kadromuza sürekli eğitimler aldırıyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10513 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-doğa.jpg" alt="" width="603" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-doğa.jpg 603w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-doğa-300x199.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 603px) 100vw, 603px" /></p>
<p><strong>6)Bundan on yıllar önce ta 1945 yılında ilk adımları atılmış olan RE eğitim modelinin, günümüzün bilgi çağında birden bire yeniden tüm dünyada en çok tercih edilen yaklaşımlardan biri olmasını nasıl yorumluyorsunuz?<br />
</strong>İtalya’ya Reggio kasabasına defalarca gittim, okullarında dolaştım, kasabanın meydanında gözlemler yaptım. Kulaktan dolma bilgilerle değil yaşayarak ve deneyimleyerek bu yaklaşımı okullarımızda başlattık. Orada gözlemledim ki bu modelin çocuğa kazandırdığı şey, hayat boyu devam ediyor. Bu yaklaşımın kategorizasyonları, keskin sınırları, kesinleşmiş müfredatları yok. Yaşamdan beslendiği için değişen zamana, içinde bulunduğu lültüre, beklenti ve ihtiyaçlara göre şekillenebiliyor, özünde çocuğa göre şekilleniyor, o sebeple ne yerin ne zamanın bu yaklaşım üzerinde miadı doldu denecek bir etkisi yok.  İlham &#8230;Biz ilham alıyoruz. Mesleğimin 23. Yılındayım ve her sabah okullarıma gıderken mutlulukla, aşkla yürüyorum. Bunun sebebi çocuklarımın anlaşıldıklarını hissetmeleri,gözlerindeki mutluluk ve güven duygusu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10512 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-atelierista.jpg" alt="" width="533" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-atelierista.jpg 533w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-atelierista-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /></p>
<p><strong>Uğur Kaya- Sanatla Teneffüs<br />
</strong><strong>Reggio Sanat Öğretmeni, Atelierista</strong></p>
<p><strong>1) Reggio Emilia yaklaşımında sanatın çok özel ve çok önemli bir yeri var. Sanat eğitim içine entegre bir etkinlik değil de bu yaklaşımın temel elemanlarından biri gibi. Reggio ve Sanat ilişkisini nasıl anlatırsınız?<br />
</strong>Bir yapının temel taşı neyse sanat da Reggio Emilia yaklaşımı için onlardan biridir. Picasso&#8217;nun Guernica’sında olduğu gibi her şeyin tek tek bir anlamı vardır ama çıkış noktası savaştı. Bizim de Reggio’da sanatı kullanarak yapmak istediğimiz her bir çalışma için doğadan topladığımız materyallerle ve farklı malzemelerle çocukta kendine özgü olanı ortaya çıkarmaya çalışmak. Aslında sanat dendiğinde aklımıza sadece plastik sanatlar gelebilir ama biz Reggio’da sanatın tüm dallarını kullanmaya çalışıyoruz. Önemli olan  sanatın çocuk için bir araç olduğunu görmek.</p>
<p><strong>2) Reggio Emilia “Çocuğun 100 dili vardır” diyor, siz çocuklara bu 100 dili kullanacakları sanat ortamlarını oluşturan bir Reggio sanat öğretmenisiniz, peki bu 100 dilde okuduklarınızı, gördükleriniz tercüme edilebiliyor, ailelere yol ve ışık olabiliyor mu? Yoksa bu 100 dil bizim anlayabileceğimizin çok ötesinde mi?<br />
</strong>Kesinlikle ailelere yol ve ışık oluyor. Aslında RE  tam anlamıyla sanatın ve doğanın da içinde olan 100 dilden bahsediyor doğa bizim için sınırsız bir malzeme, istediğin her şeyi elde edebilmek ve ondan beslenmek.  Bir peçetenin bile materyal olacağını, onunla oyunlar oynanabileceğini görmek, ağaç yapraklarıyla baskı yaparak yaprağın/doğanın dokusunu keşfetmek bize doğanın materyaller sunduğunu anlatıyor çocuğa. Bakmak/görmek çalışmaları ile ise hedeflediğimiz daha geniş alana bakmak ve geniş alanda gördüğümüz küçük detayları resmedebilmek, bu çalışmalar sayesinde çocuk karşılaştığı herhangi bir problemi görerek, dokunarak veya izleyerek analiz ediyor ve çözüme ulaşıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10520 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1.jpg" alt="" width="400" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1.jpg 400w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1-150x150.jpg 150w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1-300x300.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1-180x180.jpg 180w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-uğur-kaya-1-144x144.jpg 144w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p><strong>3) Tıpkı ilk insan gibi çocuk da kendini çizerek ifade etme ihtiyacı duyuyor, içgüdüsel olarak karalamalar başlıyor. İfade biçimi olarak çizmeyi nasıl açıklayabiliyorsunuz?<br />
</strong>Çocuklar kendini ifade etmede zorlandığı için çizim diline yükleniyor, attığı her bir çizgide, yaptığı her  resimde bir anlam ve bir duygu yüklemesi var. Karalama evresinde çocuk sadece kendini resmetmek dışında herkesi ve her şeyi resmediyor.</p>
<p>Karalama evresi aslında çocukların konuşma dili ve ifade biçimi, biz bu çizimlerde çocuğun ne yaptığını öğrenmeye çalışıyoruz. Çocuk 3 yaşına geldiği zaman karalama evresinden çıkarak mandala dönemine yani form oluşturmaya başlıyor. Artık mandala çizimlerinde formları görebiliyoruz ve bu formların içinde yaptığı bireyleri ve çıkarttığı objeleri resmediyor. Biz de artık daha anlamlı ve ortak bir dil bulup resimlerde konuşmaya başlıyoruz.</p>
<p><strong>4) RE yaklaşımını benimsemiş pek çok anaokulunda öğretmenlik yapıyor, İstanbul’un önemli çağdaş sanat müzelerinde çocuklara özel sanat atölyeleri düzenliyorsunuz. Bu kadar çok çocukla birlikte iken RE yaklaşımından gelen çocukları fark edebiliyor musunuz?<br />
</strong>Çok fazla çocukla çalışarak her çocuğun içindeki 100 dili açığa çıkarmaya çabalıyoruz. RE yaklaşımı almış çocuklar meraklarının peşinden giderek doğrudan iletişim kurabiliyorlar ve çocuktan çocuğa aktarım süreci başlatabiliyorlar. Ben de bu süreçte aracı ve kolaylaştırıcı olarak çocuklara alan açıyorum. Çok fazla okulda eğitim vermek, faha çok çocukla işler üretmemi, bu da daha fazla çocuğa temas etmemi sağlıyor ve beni mutlu ediyor.</p>
<p><strong>5) Sizin #bakmakgörmek etiketiyle çocuklarla bir arada sanat ortamında paylaşımlarınız dikkat çekici, çocuklarla bakmak ve görmek nasıl?<br />
</strong>#bakmakgörmek etiketi gezdiğimiz müzeler, sergiler, doğa turlarında, çocukların bir sanat eserinde bütünü görmelerini, detaya şaşırmalarını, doğada ağaçları, böcekleri keşfedebilmelerini, neye nasıl baktıklarını açığa çıkarabilmeyi hedeflediğimiz bir çalışma. #bakmakgörmek RE yaklaşımının kilit noktalarından biri. Bu çalışmada çocuklar hayata bakış açılarını da değiştiriyor, geliştiriyorlar. Daha geniş bir perspektifle bakmayı ve detayları görmeyi geliştiriyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10518 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-ışık-gölge-2.jpg" alt="" width="602" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-ışık-gölge-2.jpg 602w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-ışık-gölge-2-300x199.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-ışık-gölge-2-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 602px) 100vw, 602px" /></p>
<p><strong>Beyhan İslam-Atelierista/Reggio Emilia Eğitim Danışmanı<br />
</strong>Reggio Emilia yaklaşımı, oluşumu 2. Dünya Savaşı yıllarına dayanmasına rağmen, adını son on yılda sıkça duymaya başladığımız bir okul öncesi eğitim yaklaşımı.</p>
<p>İtalya’nın Kuzeyinde Emilia Romana Bölgesinde Reggio Emilia Kentinde ailelerin çocukları için “iyi bir eğitim” sağlama  isteği ile bir araya gelerek yapılandırdığı bu yaklaşım, günümüzde eğitim sistemlerinin sorgulandığı bir dönemde “çocuğa bakışı” ile dünyaya ilham oluyor. Reggio Emilia yaklaşımına göre, çocuk doldurulması gereken boş bir sayfa değil ve “merak” denilen itici  güç sayesinde kendi öğrenme sürecinin başkahramanı olabilir. Başka bir şekilde ifade edecek olursak, Reggio Emilia yaklaşımında çocuk,  meraklarıyla, potansiyelleriyle merkezde. Bu resimde yetişkine (öğretmene) düşen rol “öğretmek” değil, çocuğun öğrenme sürecine eşlik ederek, onun üst potansiyellerine ulaşması için gerekli desteği doğrudan bilgi aktarmadan, çocuğun kendisinin keşfederek bulmasına imkan sağlamak. Yaklaşımın bir modele daha doğrusu bir eğitim sistemine dönüşmesindeki en kritik noktanın da öğrenmek ve öğretmek arasındaki  bu çizgi olduğu söylenebilir.  Bu çizginin kalınlığı ve inceliği kültürden kültüre değiştiği için yaklaşımın olduğu gibi alınıp uygulanması gibi bir durum da mümkün değil. Her kültürde hatta her okul kültüründe yeniden doğan ve yorumlanabilmeye açık olan bu yapı bu nedenle  model olarak değil bir yaklaşım olarak kendini konumlandırıyor. Daha net bir şekilde söylemek gerekirse, dünyada Reggio okulu denilen okullar sadece Reggio Emilia kentinde olan çoğunluğu belediyenin destek ve denetiminde olan okullardır bunun dışındaki tüm okullar kendi kültürlerinde “Reggio ilhamlı” çalışmalar yapan çeşitli modellerle bu bakış açısını entegre eden okullar olarak adlandırılabilir.</p>
<p>Reggio Emilia yaklaşımı “çocuğu dinleme pedagojisi” olarak adlandırılan her çocuğun farklı ve özgün olduğu bakış açısıyla biçimlenmiş bir eğitim pedagojisi olarak tanımlanabilir. Bu bakış açısı, genellemelerden uzak durarak o anda, orada, o çocuk için bulunabilmek yani gerçekten çocuğu dinlemek ile var olabiliyor.  Yaparak, deneyerek, duyularla deneyimleyerek ve deneyimlerini yüzlerce diliyle ifade etme özgürlüğüne sahip olarak  yüz dilli çocuklara ihtiyacımız var, &#8220;eğitim&#8221; adını verdiğimiz kalıpları kırmaya ihtiyacımız var. Reggio Emilia Yaklaşımı böyle bir dünya için sahiden ilham verici.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10519" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-malaguzzi.jpg" alt="" width="594" height="400" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-malaguzzi.jpg 594w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/06/RE-malaguzzi-300x202.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 594px) 100vw, 594px" /><br />
<strong>RE kurucusundan Çocuğun 100 dili şiiri<br />
Loris Malaguzzi / Reggio Yönteminin Kurucusu</strong><br />
Çocuğun 100 Dili<br />
Bir çocuk 100′den ibarettir.<br />
Bir çocuğun 100 lisanı,<br />
100 eli,<br />
100 fikri,<br />
100 düşünme şekli,<br />
oynama şekli ve konuşma şekli vardır.<br />
100 her zaman 100…<br />
dinleme şekli,<br />
sevme şeklidir;<br />
şarki söylemek ve anlamak için,<br />
keşfetmek için…<br />
100 zevk,<br />
100 dünya<br />
icat etmek için,<br />
hayali kurulacak 100 dünya.<br />
Bir çocuğun 100 lisani vardır;<br />
(ve yüzlerce yüzlerce dahası)<br />
ama 99′unu çalıyorlar.<br />
Okul ve bu kültür,<br />
kafayla vücudu ayırıyor.<br />
Onlar çocuğa:<br />
elleri olmadan düşünmesini,<br />
kafasi olmadan yapmasını,<br />
zevk almadan anlamasını,<br />
sadece yılbaşlarında ve bayramlarda<br />
sevip şükretmesini söylüyorlar.<br />
Onlar çocuğa:<br />
zaten orada olan bir dünyayı keşfetmesini söylüyorlar<br />
ve geri kalan 99unu çalıyorlar.<br />
Onlar çocuğa:<br />
iş ve oyunun,<br />
gerçek ve fantezinin,<br />
bilim ve hayal etmenin,<br />
yerin ve göğün,<br />
sebep ve rüyanın<br />
birbirine ait olmadığını söylüyorlar.<br />
Ve onlar çocuğa<br />
100′ün orada olmadığını söylüyorlar.<br />
Çocuk onlara:<br />
İmkansız, 100 işte orada! diyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz yeterli uyuyor mu?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/cocugunuz-yeterli-uyuyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2016 12:03:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK / ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[okul çağı]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[uyku saati]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=7179</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal Uyku Vakfı, çocukların ne kadar süre uyumaları gerektiğine dair esaslarının yeni güncellemesini yayınladı. Neden değişti peki? Uyku uzmanı ve çocuk doktorlarından oluşan uzmanlar, 300’den fazla çalışmayı inceledi ve bazı düzenlemeler yapılması gerektiğini belirledi. Çocuğunuzun alması gereken yeni optimal uykuyu öğrenin. Şekerlemeler de sayılıyor!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7181 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku.jpg" alt="cocuk_yeterli_uyku" width="420" height="470" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku.jpg 420w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku-268x300.jpg 268w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku-300x336.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku-199x223.jpg 199w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2016/08/cocuk_yeterli_uyku-120x134.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 420px) 100vw, 420px" /></p>
<p>Ulusal Uyku Vakfı, çocukların ne kadar süre uyumaları gerektiğine dair esaslarının yeni güncellemesini yayınladı. Neden değişti peki? Uyku uzmanı ve çocuk doktorlarından oluşan uzmanlar, 300’den fazla çalışmayı inceledi ve bazı düzenlemeler yapılması gerektiğini belirledi. Çocuğunuzun alması gereken yeni optimal uykuyu öğrenin. Şekerlemeler de sayılıyor!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
