<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>konuşma bozukluğu &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/konusma-bozuklugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 Sep 2020 13:31:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Elektronik aletler geç konuşma sebebi</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/2-3yas/elektronik-aletler-gec-konusma-sebebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 21:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[2-3 YAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[geç konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[ilk üç yaş neye dikkat etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[neden geç konuşur]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=17568</guid>

					<description><![CDATA[Geç konuşmanın çocuğun yaşıtlarına göre dil ve konuşma becerisinde yetersiz olma durumu olduğunu ve her çocuğa göre değişiklik göstermesiyle birlikte tam konuşma halinin genel olarak 3 yaş civarında olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, “Geç konuşma birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu noktada ebeveynler daha dikkatli olup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geç konuşmanın çocuğun yaşıtlarına göre dil ve konuşma becerisinde yetersiz olma durumu olduğunu ve her çocuğa göre değişiklik göstermesiyle birlikte tam konuşma halinin genel olarak 3 yaş civarında olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, “Geç konuşma birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu noktada ebeveynler daha dikkatli olup öncelikle çocuklarında geç konuşma sorunu olduğunu fark ettikleri an bir uzmandan mutlaka yardım almalı ve nedenlerini araştırılmalılar” dedi. </strong></p>
<p><strong>Konuşmada gecikmeye neden olabilecek tüm çevresel faktörler incelenmeli<br />
</strong>Genetik yatkınlık, zeka geriliği, işitme ve görme sorunları, dil bağı, yarık damak-dudak gibi ağız içi problemlerinin de geç konuşmaya neden olabildiğini söyleyen Dr. Çakmakçı, “Ancak her konuşma gecikmesini net bir nedene bağlamak doğru değil. Bunu belirlemek için çocuğun yaşına uygun zeka ve gelişim testlerini uygulamak ve yorumlamak gerekir. Tüm bunlar normalse konuşmada gecikmeye neden olabilecek çevresel faktörler incelenmeli” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oyuncağın ve oyunun yerini elektronik cihazlar aldı<br />
</strong>Özellikle 0-3 yaş arası çocukların telefon, tablet, bilgisayar ve televizyonla olan ilişkilerinin dil gelişimlerini olumsuz etkilediğini ve konuşma gecikmesi olasılığını artırdığını dile getiren Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, geç konuşmayla ilgili ebeveynlerin günlük hayatlarında yapması gerekenleri sıraladı.</p>
<ul>
<li>Ebeveynler mutlaka çocukları ile birlikte geçirebilecekleri kaliteli zamanlar yaratmalıdır. Her gün birlikte keyifli vakit geçirebilecekleri oyun saatleri ile hem çocuğun gelişimine olumlu katkı sağlayabilir hem de aile içi iletişimlerini güçlendirebilir.</li>
<li>Çocukların telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar kullanımı, özellikle 0-0-33 yaş arası dönemde oldukça sınırlandırılmalı.</li>
<li>Çocuğun yanlış söylediği ya da telaffuzda zorlandığı sözcükler düzeltilmemeli. Aynı şekilde bebeksi konuşmalar şirin olduğu düşüncesiyle yüceltilmemeli.</li>
<li>Çocuk, ebeveynlerinden biriyle konuşurken ya da konuşmaya çalışırken sabırla dinlemeli ve karşılık verirken kısa, net ve anlaşılır konuşmaya özen gösterilmeli.</li>
<li>Her akşam ya da belirlenen en uygun zamanda her gün çocukla kitap okuma saati gerçekleştirilmeli, çocuğun sözcük dağarcığı zenginleştirilmeli. Sadece kitap okumak değil, okunanlarla ilgili konuşmak, uygun olanları canlandırmak da faydalı olur.</li>
<li>Çocuğun işaretle gösterdiği şeyleri anında gerçekleştirmek yerine, işaret ettiği şeyin adını söyleyip sonrasında birlikte hareket etmek ya da çocuğun birebir olmasa da istediği şeyi çağrıştıran bir sesi/sözü söylemesini beklemek ve teşvik etmek daha faydalı olur.</li>
<li>Şarkı, şiir ve tekerleme oyunları oynamak çocuğun sözcük dağarcığını ve ses/söz farkındalığını artırır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“L, R, D, S, T, Z” harflerini söyleyemiyorsa dikkat!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/l-r-d-s-t-z-harflerini-soyleyemiyorsa-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2017 10:54:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK / ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kelimeleri]]></category>
		<category><![CDATA[dil bağı]]></category>
		<category><![CDATA[harfler]]></category>
		<category><![CDATA[kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[telaffuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=10390</guid>

					<description><![CDATA[Konuşmaya başlayan çocuklarda belli harf ve kelimeleri söyleyememek sık rastlanan sorunların başında geliyor. 3 yaşından sonra “L, R, D, S, T, Z” harflerini söylemekte zorlanan ve yutma sıkıntısı yaşayan çocukların sorunu halk arasında dil bağı olarak bilinen ankiloglossi hastalığından kaynaklanabiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Yalçın Varnalı, dil bağı yani ankiloglossi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10411 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa.jpg" alt="" width="420" height="470" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa.jpg 420w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa-268x300.jpg 268w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa-300x336.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa-199x223.jpg 199w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/05/harfleri_soyleyemiyorsa-120x134.jpg 120w" sizes="(max-width: 420px) 100vw, 420px" /><br />
Konuşmaya başlayan çocuklarda belli harf ve kelimeleri söyleyememek sık rastlanan sorunların başında geliyor. 3 yaşından sonra “L, R, D, S, T, Z” harflerini söylemekte zorlanan ve yutma sıkıntısı yaşayan çocukların sorunu halk arasında dil bağı olarak bilinen ankiloglossi hastalığından kaynaklanabiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Yalçın Varnalı, dil bağı yani ankiloglossi hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.<br />
Erkek çocuklarda daha sık görülüyor.</p>
<p>Dil; emme, tat alma, yutma, yiyeceklerin yemek borusuna yönlendirilmesi, çiğneme, ağız içini temizleme ve telaffuz gibi yaşamsal fonksiyonlar açısından son derece önemli bir organdır. Anne karnındayken dilin altında, ağız içindeki oluşumların gelişmesine kılavuzluk eden frenulum adlı bağın, normalden daha kısa veya kalın olması dil hareketlerinin kısıtlanmasına neden olabilmektedir. Halk arasında dil bağı olarak bilinen ankiloglossi hastalığı, erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla görülmektedir. Çocuğun büyümesiyle birlikte frenulum bağı küçülerek yarattığı sorunlar azalabilmektedir.</p>
<p><strong>Bu harflere dikkat!</strong><br />
Dil bağı tanısı basit bir muayene ile konabilmektedir. Teşhiste bebeğin herhangi bir beslenme sorunu olup olmadığı önemlidir. Çocuk daha büyükse, frenulum bağının uzunluğu ve yumuşaklığını değerlendirmek için dilin dışarı çıkarılması, ağzı açıkken dilinin ucunu damağına değdirmesi gibi hareketlerin yapılması istenir. Dil bağı sorunu olan çocuklar dilini dışarı çıkarmakta zorlanırken içe doğru bükülen dil “V” şeklini almaktadır. Telaffuz bozukluğunun değerlendirilmesinde özellikle 3 yaşından sonraki dönemde dil ucuyla oluşturulan “l, r, d, s, t, z” gibi sesleri çıkarması istenir. Dil bağı sorunu olan çocuklar bu sesleri çıkarırken zorluk yaşamaktadır.</p>
<p><strong>Dondurma yerken zorlanabilir</strong><br />
Dil bağı rahatsızlığı bebeklik çağından itibaren farklı sorunlar yaratabilmektedir.<br />
• Bebeğiniz anne sütü emerken ya da biberonla beslenirken zorlanabilir ve yeterince süt alamayabilir. Bu nedenle daha sert emebilir, emme yerine çiğneme hareketi yapabilir, bu durum da meme başı ağrısına yol açabilir. Daha büyük çocuklar çiğnedikleri lokmaları dilleriyle yönlendiremez ve yutma zorluğu yaşayabilirler.<br />
• Çocuğunuz ağzındaki yemek artıklarını temizleyemeyebilir. Bu durum ağız kokusuna ve dişlerde çürümeye neden olabilir. Bazı dişler düzgün gelişemez, diş eti iltihapları oluşabilir.<br />
• Dil bağı çocuğunuzun konuşmasını geciktirmez ya da engellemez. Sadece, bazı kelimeleri telaffuz ederken zorlanmasına yol açar.<br />
• Çocuğunuz diğer çocukların kolayca yaptığı şeyleri yapamayabilir. Örneğin dondurmasını yalarken zorlanabilir. Flüt gibi müzik aletlerini çalarken sorun yaşayabilir. Ayrıca dil bağı anormal bir görünüme neden olur ve bu da sosyal yaşamda sıkıntılara yol açar.<br />
• Frenulum alt çeneye biraz yüksek konumlu olarak yerleşirse, alt çeneyi öne doğru itebilir. Bu da alt ön dişleri birbirinden uzaklaştırarak aralarında bir açıklık oluşmasına yol açar. Üst çenenin de az gelmesiyle çocuğunuzda çene kapanma sorunları görülebilir. Bu durum 8-10 yaşlarına kadar dikkat çekmez.</p>
<p><strong>Doğru tedavi planlaması ile çocuğunuzun düzgün konuşması sağlanabilir</strong><br />
Bebeğin beslenmesi normal ise, hafif derecede dil bağının tedavi edilmesine gerek olmayabilir. Bu nedenle, yeni doğan döneminde saptanan dil bağına sorun yaratıp yaratmadığı belirlenene dek dokunulmaması önerilmektedir. Ancak sorun yaratan vakalarda cerrahi dışı bir yöntemle tedavi mümkün değildir. Cerrahi girişim hastanın yaşadığı konuşma ve beslenme bozuklukları ile mekanik/sosyal sorunların derecesine göre her zaman yapılabilmektedir.<br />
Dil bağı cerrahisinde kanama, ağrı ya da enfeksiyon gibi bir komplikasyonlar beklenmemektedir. Cerrahi işlem 10-15 dakika sürerken sorunlu bölge 2 saat kadar kısa bir süre içinde iyileşmektedir. Küçük bebeklerde poliklinik koşullarında yapılabilen dil bağı cerrahisi daha büyük çocuklarda genel anestezi gerektirebilir. Basit bir işlem olmasına rağmen, konuşmanın düzelmesini sağlayıp çocuğun özgüvenini kazanmasına yardımcı olduğundan göründüğünden çok daha faydalıdır. Birçok aile dil bağı kesildikten sonra konuşmayan çocuğunun konuşabileceğini ya da bozuk konuşmasının düzeleceğini ummaktadır. Dil bağının yaratabileceği konuşma bozukluğu sadece bazı harflerde telaffuz zorluğudur. Oysa konuşma bozuklukları çok çeşitlidir ve farklı nedenleri vardır. Müdahale yapılmadan önce bu konuların araştırılması ve ailenin beklentilerinin anlaşılması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
