<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kız çocukları &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/kiz-cocuklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Oct 2018 06:46:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hızlandırılmış yürek ısıtma dersleri</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/yazarlar/hizlandirilmis-yurek-isitma-dersleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2018 05:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FATİH TÜRKMENOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[baba sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[babadan öğütler]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=14768</guid>

					<description><![CDATA[Haftasonu aktiviteleri, klasik sonbahar başlangıcı. Anne babanın makbulü, oflayıp puflamadan, ciddi bir organizasyon yeteneği sahneleyerek çocukları her yere zamanında yetiştireni. Bizimkilerin arasında beş buçuk yaş var. Aynı sınıf, aynı grupta değiller hiçbir yerde. Çok bekledikleri tiyatro grubu başladı. Sabah biri, öğleden sonra öbürünün dersleri var. Neyse, Moda’da kurs. Arada yürüyüş, yemek, çarşı pazar, cafe’lerde kitaplar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haftasonu aktiviteleri, klasik sonbahar başlangıcı. Anne babanın makbulü, oflayıp puflamadan, ciddi bir organizasyon yeteneği sahneleyerek çocukları her yere zamanında yetiştireni.</p>
<p>Bizimkilerin arasında beş buçuk yaş var. Aynı sınıf, aynı grupta değiller hiçbir yerde. Çok bekledikleri tiyatro grubu başladı. Sabah biri, öğleden sonra öbürünün dersleri var. Neyse, Moda’da kurs. Arada yürüyüş, yemek, çarşı pazar, cafe’lerde kitaplar okuma yapılıyor rahatlıkla. Yağmur, biraz soğuyan hava ve kapıyı çalan upuzun kış günlerinde de bu kadar mutlu olur muyuz, bilemiyorum henüz.</p>
<p>Unutuyor insan; yıllar hızlandıkça, pek çok şeyi. Ama en çok mutlu olabilmeyi, kendini iyi tutmayı, merak etmeyi, öğrenmeyi, sevmeyi&#8230;<br />
Mimi, ilk tiyatro dersine girdi iki hafta önce. Beden egzersizleri, aaa uuu diye ses açmalarla başladı uzun sanat yolu. Öğretmeni anlattı: Bedenimiz, sesimiz, bizim enstrümanlarımız. Kendimize iyi bakacağız. Kaslarımızı çalıştıracağız, vücudumuzu ısıtacağız.</p>
<p>Sonra sınıftaki onbeş küçük çocuğa sordu: Bir oyuncu sahnede neyini kullanır? Cevaplar gayet tatminkardı. Ellerimiz, yüzümüz, dudaklarımız, sesimiz, boynumuz, gözlerimiz, parmaklarımız, bacaklarımız&#8230; Biri beynimiz dedi, hoca çok beğendi. Evet, dedi, beynimiz de çok çalışır, o yüzden insan sahnede olsun olmasın, beynini iyi kullanmak, her an hazır tutmak zorundadır. Mimi, beklenmedik bir yaklaşımla, kalbimiz, dedi. Öğretmen bu cevaba da bayıldı. Kalbiyle bir role çalışmanın, kalbini vererek yaşamanın, tutkunun öneminden bahsetti. İnsan yaşadığı ana kalbini koyarsa mutlu olur, inandırıcı olur dedi. “Kalbini canlandırdığı karaktere veren oyuncu, başarılı olur,” dedi. Herkes çok etkilendi. Tam o sırada Mimi can alıcı sorusunu sordu: Vücudumuzu, sesimizi egzersizlerle ısıtıyoruz da, peki kalbimizi nasıl ısıtırız?</p>
<p>Ah canım benim. Güzel kalpli prensesim. Ayazda kalmış yüreklerin dünyasındaki sıcacık ruhlu güzel kızım.</p>
<p>Kalbimizi nasıl ısıtırız? Sağdan, soldan durmadan gelen soğuk hava istilalarına inat. Buzlar Kraliçesi gibi elleriyle, gözleriyle buzul çağı başlatma yeteneğine sahip binlerce insana inat. Bütün bu yaşam zorluklarına, zorlamalarına inat. Zamlara inat. Kötülere ve kötülüklere inat&#8230;</p>
<p>Evet, herşeye, ama herşeye inat. Yürek ısıtma dersleri 101. Üzerindeki bütün yüklerden silkelen, en sevdiğine sıkıca sarıl, dakikalarca öyle kal. Sokaktaki insanlara gülümse. Tanımadığın birine karşılık beklemeden iyilik yap. Aynanın karşısına geç, ne kadar olağanüstü bir insan olduğunu söyle kendine. Kedini, köpeğini sev. Evini, eşyanı düzenle. Saksılarındaki çiçeklerini sula, kurumuş yapraklarını temizle. Güzel bir kitabın her zaman olsun. Tabii her an arayabilecek çok yakın beş dostun, her zaman kahkahalarla gülebileceğin elli arkadaşın da.</p>
<p>Biliyor musun, aslında ben bunların çoğunu senden öğrendim Mimi. Yapmacık olmayan gerçek coşkunla, sen kendi yüreğini de, etrafındaki herkesi de, hep ısıttın.</p>
<p>Hadi gel, küçük kedimizi de alalım yanımıza. Birbirimize sıkı sıkı sarılalım; hadi!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kızları daha güçlü yetiştirmeliyiz- Ece Kumkale</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/yazarlar/kizlari-daha-guclu-yetistirmeliyiz-ece-kumkale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2017 13:22:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASSAS ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü kızlar]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuk yetiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=10794</guid>

					<description><![CDATA[Kabul edelim dünya erkeklerin dünyası. Her şey erkekler için daha kolay ve hazır. Kadınlar tüm haklarını, başarılarını ve ödüllerini çok çalışarak, mücadele ederek ve kalıpları yıkarak almak zorunda. Bir kadın her zaman bakımlı, güzel ve genç olmalı. Namuslu, başarılı ve çalışkan bir genç kız olmalı, iyi bir evlilik yapmalı. Hem çalışıp başarılı olmalı hem de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kabul edelim dünya erkeklerin dünyası. Her şey erkekler için daha kolay ve hazır. Kadınlar tüm haklarını, başarılarını ve ödüllerini çok çalışarak, mücadele ederek ve kalıpları yıkarak almak zorunda. Bir kadın her zaman bakımlı, güzel ve genç olmalı. Namuslu, başarılı ve çalışkan bir genç kız olmalı, iyi bir evlilik yapmalı. Hem çalışıp başarılı olmalı hem de çok iyi bir anne olup örnek çocuklar yetiştirmeli. Tabii ki bunları yaparken eşini de ihmal etmemeli.</p>
<p><strong>Okurken bile yoruldunuz mu?</strong><br />
Vallahi milyonlarca kadın her gün bu ideale ulaşmaya çalışıyor ve bu çabasında her an eleştiriliyor ve aşağı çekilmeye çalışılıyor. Şimdi bunu kabul ettiysek ve kafamızı onaylarcasına salladıysak bilmeliyiz ki böyle bir hayata kızlarımızı küçükten hazırlamalı ve bu mücadeleden sağ çıkacak kadar donanımlı yetiştirmeliyiz. Çocuklar görerek öğrenir. Kızların güçlü olması için annelerinin de güçlü olması gerek. Bakın bu da biz kadınlara düştü. Ama bu bir gerçek. Bir annenin kendi içindeki mutsuzlukları ve kompleksleri çözmeden özgüvenli ve mutlu çocuklar yetiştirmesi çok zor. Bu nedenle işe kendinizden başlayın.</p>
<p><strong>Kendinize şu soruları sorun:</strong><br />
• Nasıl mutlu olabilirim?<br />
• Kendimi nasıl geliştirebilirim?<br />
• Hayatımı nasıl güzelleştirebilirim?<br />
• Potansiyelimi nasıl gerçekleştirebilirim?</p>
<p>Bu soruların cevaplarını ararken ve kendiniz üzerinde çalışırken bir bakmışsınız çocuğunuz için de iyi bir şeyler oluyor. Önce kendinizi kurtaracaksınız ki çocuğunuzu da kurtaracak duruma gelin. Siz güçlü, dürüst, ilerici, mutlu ve özgüvenli olun öncelikle.</p>
<p><strong>Kızların psikolojik olarak güçlü olmasına çok önem veriyorum.</strong> Mutlu ve özgüvenli olmaları da önemli. Ben çocuklarıma olumlamalar yapmayı da öğrettim. Ben güçlüyüm, ben yapabilirim, her şey çok iyi olacak, İstediğim gibi olacak, başaracağım. Bunları söylerler. Ben küçüklüğümden beri hayatımdaki zorlukları hep böyle aştım. Kendi kendime moral verdim. Kendi kendimin en büyük destekçisi oldum. Bazen bakıyorum insanlar kendi kendilerinin moralini bozuyorlar ve kuruntulara kapılıyorlar. Kendi kendinizin düşmanı olmayın. Kızlarıma istedikleri her şeyi başarabileceklerini ve ne isterlerse onu olabileceklerini söylüyorum. Kız çocuklarını kalıplara sokmayın. Onlara isterlerse mühendis, futbolcu, karateci, matematikçi olabileceklerini söyleyin. Kızların erkek gibi olmasından bahsetmiyorum. Bence önemli olan onlara hem prenses hem mühendis olabilecekleri mesajının gitmesi. Önyargılar ve kalıplarla kısıtlanmamış özgür bireyler olmalarını hedefliyorum.</p>
<p>Evde de kızlarıma tipik kız görevlerini değil görevleri paylaşmayı öğretiyorum. Eşim akademisyen olmasına ve sürekli bilimsel araştırmalarla inanılmaz yoğun olmasına rağmen evde her şeye yardım eder. Çocuklarımızın bu örnekle büyümesi çok değerli. Babalar çocuklarına annelerine değer vererek ve evde işlere yardım ederek örnek olmalılar. Bir baba çocukları için doğurmak ve emzirmek dışında her şeyi yapabilir ve yapmalıdır. Evdeki baba işten eve gelip ayaklarını uzatıp oturuyor ve anneden hizmet bekliyorsa o kız çocuğunun kafasındaki erkek ve kadın rolleri böyle belirleniyor.</p>
<p>Kızlarınıza özellikle sahip çıkın onları güçlü yetiştirin, onları ezmeyin, aşağılamayın, itiraz etme haklarını ellerinden almayın ki kimsenin onlara böyle davranamayacağını öğrensinler. Siz bunları onlara yaptığınızda başkalarının da onlara böyle davranabileceğini öğretmiş oluyorsunuz. Siz şu anda çocuklarınıza yaptıklarınızla aslında onların hayat boyu kuracağı İlişkileri şekillendiriyorsunuz. Bir yerde okumuştum; Çocuklara söyledikleriniz onların iç sesi oluyor. Yani siz çocuğunuza “aptalsın, beceriksizsin ” dediğinizde veya böyle düşünüp ona hissettirdiğinizde ilerde çocuğunuz içinden “ben aptalım ve beceriksizim” diyor. Bunun düşüncesi bile beni ağlatıyor.</p>
<p>Tabii iş sadece kızları güçlendirmekle bitmiyor, bu kızlara iyi davranacak onlara saygı duyacak erkekleri de biz yetiştiriyoruz. Oğlunuzu paşa oğlum aslan oğlum diye sevin (ben öyle seviyorum) ama ona kadınlara saygı duymayı ve hayatın müşterek olduğunu da öğretin.</p>
<p>Bugün yeni bir gün siz bugünden itibaren bu yazdıklarımı dikkate alarak davranabilirsiniz. Özellikle kız çocuklarının güçlendirilmesi, erkek çocuklarının da kadına saygıyı ve sevgiyi öğrenmesi küçükten başlamalı. İşimiz ve sorumluluğumuz büyük ama başaracağımıza inanıyorum. Başarmak zorundayız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardeş kavgasına son verin!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/kardes-kavgasina-son-verin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2015 15:31:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş kavgası]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=5313</guid>

					<description><![CDATA[Kardeş sevgisi dünyada hiçbir şeye değişilmez ancak ebeveynlerin, çocukları arasındaki yanlış tutumları ve aileye ansızın katılan bir bireyin, “misafir” olmadığının anlaşılması, kardeş çatışmalarını da beraberinde getirebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut ile Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde kardeş çatışmalarının nedenlerini ve en aza indirmenin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong><a href="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" size-medium wp-image-5315 aligncenter" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl-268x300.jpg" alt="34227910_xxl" width="268" height="300" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl-268x300.jpg 268w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl-300x336.jpg 300w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl-199x223.jpg 199w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl-120x134.jpg 120w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2015/10/34227910_xxl.jpg 420w" sizes="(max-width: 268px) 100vw, 268px" /></a></strong><strong>Kardeş sevgisi dünyada hiçbir şeye değişilmez ancak ebeveynlerin, çocukları arasındaki yanlış tutumları ve aileye ansızın katılan bir bireyin, “misafir” olmadığının anlaşılması, kardeş çatışmalarını da beraberinde getirebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut ile Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, <em>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde </em>kardeş çatışmalarının nedenlerini ve en aza indirmenin yollarını paylaşıyor.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Kardeşler arası çatışmanın temel nedeni ‘kıskançlık’ oluyor</strong></p>
<p>Kardeşler arası kıskançlığın ve çatışmanın cinsiyete göre farklılık gösterdiğinin söylenemeyeceğini ancak klinik gözlemlere göre, farklı cinsteki kardeşlerin daha az çatıştığının gözlemlendiğini belirten Dr. Zafer Atasoy, “İki kız kardeşi düşündüğümüzde, yaşama dair ilgileri, giyimleri ve tarzları aynı olacaktır. Dolayısıyla aynı anda, aynı şeye ihtiyaç duymalarından ve tek bir anne-babanın onlarla ilgileniyor olmasından kaynaklı olarak kıskançlık daha çok görülebilir. Erkek kardeşler arasında ise daha anlık sorunlar <em>(benim harçlığımı aldın, o futbol topu benimdi gibi)</em> olduğundan kızlara nazaran daha az tartışma konuları vardır” diyor. Atasoy, kardeş çatışmalarının temel kaynağının da kıskançlık duygusu olduğunu dile getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
