<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocuk hastalıkları &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/cocuk-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Sep 2022 10:38:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Okul döneminde yaygın olarak görülen hastalıklar</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/okul-doneminde-yaygin-olarak-gorulen-hastaliklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2022 10:38:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[okul hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://parentsdergisi.com/?p=18753</guid>

					<description><![CDATA[Okul dönemi genellikle “Hastalık dönemi” olarak da biliniyor. Çocukların sık sık hastalanması da ebeveynleri endişelendiriyor. Bu rahatsızlıkların bazılarından pratik önlemlerle kaçınılırken, bir kısmından da aşılar sayesinde tamamen korunmak mümkün olabiliyor. Bu anlamda aşılanmanın önemi de bir kez daha ortaya çıkıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Elif Erdem Özcan, okulda görülen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okul dönemi genellikle “Hastalık dönemi” olarak da biliniyor. Çocukların sık sık hastalanması da ebeveynleri endişelendiriyor. Bu rahatsızlıkların bazılarından pratik önlemlerle kaçınılırken, bir kısmından da aşılar sayesinde tamamen korunmak mümkün olabiliyor. Bu anlamda aşılanmanın önemi de bir kez daha ortaya çıkıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Elif Erdem Özcan, okulda görülen hastalıklar ve bunlardan korunma yolları hakkında bilgi verdi.<br />
</strong><br />
Çocuklarını okula gönderirken birçok ebeveyni endişelendiren noktalardan biri, çocukların yakalanabileceği yaygın hastalıklardır. Bu hastalıklar çocukların derslere adaptasyonunu ve okul başarısını olumsuz etkilerken, ebeveynlere de bulaşabildiği için sıkıntılı süreçlere yol açabilir. Bu hastalıklardan bazıları aşılarla önlenebilirken, diğerleri için yapabilecek tek şey çocuğun enfeksiyon kapma riskini önlemeye çalışmak ve bu anlamda hazırlıklı olmaktır. Okul döneminde yaygın olarak görülen hastalıklar için çocuğun enfeksiyon riskini azaltmak adına bazı adımlar atılabilmektedir. Okul çağında görülen hastalıklar ve korunma yöntemleri şöyle sıralanabilir:</p>
<p><strong>1. Soğuk algınlığı:</strong> Soğuk algınlığı, okul çağında çocukların sık yakalandığı hastalıklardan biridir. Soğuk algınlığı, okullar veya kreşler gibi kalabalık ve yakın temasa açık ortamlarda kolayca yayılır. Öksürük, hapşırık, burun akıntısı semptomlar gösteren hastalıkta genelde yüksek ateş görülmez. Elleri sık sık yıkamak, elleri burun ve ağza dokundurmamak, sınıf ortamını sık sık havalandırmamak, okullarda ortak kullanım alanlarının temizliğinden emin olmak, çocuğun C vitaminden zengin beslenmesini, bol sıvı alımını sağlamak soğuk algınlığı için alınabilecek önlemlerdendir.</p>
<p><strong>2. Mide gribi:</strong> İshal, karın ağrısı, kusma, bazen de ateşle belirti veren mide gribi bir bağırsak enfeksiyonudur. Enfekte bir kişiyle temas veya bulaş olan yiyecek ya da su tüketimiyle bulaşır. Sık sık elleri yıkamak, yenilen sebze ve meyvelerin iyice yıkandığından emin olmak, emin olunmayan yerden bir şeyler yiyip içmemek, okulda ortak kullanım eşyalarının temizliğinden emin olmak mide gribinin önlemlerinden sayılabilir. Bulaşan çocuğun bol sıvı almasını, muz, ekmek, kızarmış ekmek, yağsız makarna gibi besinlerle beslenmesini sağlamak faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>3. Bademcik enfeksiyonu:</strong> Genelde streptococcus pyogenes adlı bir bakterinin neden olduğu hastalık çocuklarda sıkça görülür. Çocuklar, yutkunmakta zorlanır, ateşlenir ve halsiz düşer. Bunu yaşayan çocuğun mutlaka bir pediatri uzmanına görünmesi önemlidir. Reçeteli antibiyotiklerle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çocuğun dinlenmesi, yeterli sıvı alması, dengeli beslenmesi hızlı iyileşmesi açısından önemlidir. Korunmak için de bol sıvı içilmesi, C vitamininden zengin beslenilmesi, ellerin sık sık yıkanması gerekir. Bazı çocuklarda bademciklerin alınması da önerilebilir.</p>
<p><strong>4. El, ayak, ağız hastalığı:</strong> Okul çağında en sık görülen hastalıklardan biri de el, ayak, ağız hastalığıdır. Son derece bulaşıcı olan bu hastalık ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, ağız ve dil yaraları, eller ve ayaklarda kabarcıklarla kendisini gösterir. Hastalığın yayılmasını önlemek için çocuğun izole edilmesi gerekir. Yetişkinlere de bulaşır. Hastalar öksürme ve hapşırma sonucunda damlacık yoluyla virüsü çevreye bulaştırır. Hasta kişi ile yakın temas etme, öpme, sarılma, lezyonlu deriye dokunma, ortak eşya kullanma sonucunda ya da dışkı ve idrar ile bulaşabilir. Hasta çocuklar okula gönderilmemeli, hasta kişilerden uzak durulmalı, eller sık sık yıkanmalı, hasta bireyle ortak eşya kullanılmamalı, ortam havalandırılmalı, okulda ortak alanların hijyeninden emin olunmalıdır.</p>
<p><strong>5. Grip:</strong> Grip, öksürme ve hapşırma yoluyla havaya kolayca yayılan damlacıklarla bulaşan bir virüstür. Semptomlar ateş, vücut ağrıları, titreme, boğaz ağrısı, yorgunluk ve iştahsızlığı içerir. Tipik vakalar, semptomları evde ilaç, dinlenme ve sıvılarla yönetmek dışında tedavi gerektirmez. Grip semptomları şiddetliyse veya çocuğun gribi komplike hale getirebilecek başka durumları varsa, bir doktora danışmak ve bazen hastaneye yatmak gerekli olabilir. Gripten korunmak için de her yıl grip aşısı yaptırılabilir. Bunun yanında kişisel hijyene dikkat etmek, ortak kullanım alanlarının temizliğinden emin olmak, sağlıklı beslenmek, ortamın havalandırılmasını sağlamak korunma sağlayabilir.</p>
<p><strong>6. Kırmızı göz:</strong> Halk arasında kırmızı göz olarak bilinen konjonktivit, göz kızarıklığı, gözde akıntı, kaşıntı, şişmeyle belirti verir. Bulaşıcıdır. Etkilenen çocuğun okula gönderilmemesi gerekir. Ellerin sık sık yıkanması, gözlerin ovuşturulmaması önleme açısından faydalı olur. Bunun yanında bulaş olan kişiyle aynı malzemeleri kullanmamak gerekir. Bu hastalıkta çocuğun yaşam kalitesi de düşer.</p>
<p><strong>7. Suçiçeği:</strong> Aşılanmayan çocuklar her zaman suçiçeği riski altındadır. Suçiçeği, vücudun her yerinde kırmızı, kaşıntılı, kabarcıklı bir döküntüye neden olur. Diğer semptomlar ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, iştahsızlık ve vücut ağrılarıdır. Suçiçeği virüsünü tedavi edecek bir ilaç yoktur, ancak hastalık sırasında çocuğun daha rahat etmesi için semptomlar tedavi edilebilir. Doktor tarafından önerilen losyonlar veya diğer kaşıntı giderici kremler ile ağrı kesiciler kullanılır. Önlemenin yolu aşıdır.</p>
<p><strong>8. Bit:</strong> Bitler, saça giren, kafa derisinden kanla beslenen ve saç derisine yakın noktalara yumurta bırakan küçük parazitlerdir. Bitler çok bulaşıcıdır ancak tehlikeli değildir. Bitler, kafa derisinde aşırı kaşıntı nedeniyle küçük şişlikler ve yaralar oluşturabilir. Tedavisi ise, ilaçlı şampuanları ve saç bakımlarını içerir. Korunmak için lavanta yağı, çeşitli bit rozetleri önerilebilir.</p>
<p><strong>9. Menenjit: </strong>Beyni saran zarların iltihaplanmasıyla oluşan menenjit sağırlık, nörolojik sekeller epilepsi, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü hatta ölüme neden olabilen bir hastalıktır. Ateş, baş ağrısı, ensede sertlik, tepkisizlik, bilinç bulanıklığı, havale, titreme, eklem ağrıları menenjit belirtileri arasındadır. Menenjit farklı bakterilerden veya virüslerden kaynaklanabilmektedir. Hastanede yatarak izlenen bu hastalıkta eğer tahlil sonuçlarında bakteriyel menenjit varsa, doktor menenjitten şüphe ederse antibiyotik tedavisi başlanır. Menenjit hastalığı bulaşıcıdır. Öksürme, hapşırma ile bulaşabilir. Ülkemizde üç menenjit aşısının ikisi aşı takvimimizde bulunmaktadır (pnömokok ve Hib). Meningokok aşıları ise ACWY ve B tipi aşıları olmak üzere iki çeşittir. Gelişmiş ülkelerde aşı takviminde yer alan bu aşılar ülkemizde de bulunmaktadır ve özel olarak uygulanmaktadır. Aşılama sonrasında ömür boyu bağışıklık kazanılır. El yıkama tüm hastalıklarda olduğu gibi menenjiti önleme konusunda da yardımcıdır. Kişisel hijyen eşyalarının başkalarıyla paylaşılmaması gerekir. Sağlıklı beslenmek önemlidir.</p>
<p><strong>10. Öpücük hastalığı:</strong> Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen Epstein-Barr virüsü nedeniyle ortaya çıkar. Tükürükle ve vücut salgıları yoluyla bulaşır. Çok yakın mesafeden konuşmak, tokalaşmak, aynı malzemeleri kullanmak, ortak kaptan yemek, yakın temas nedeniyle bulaşır. Özellikle kreş çağı çocuklarını etkiler. Bademcik iltihabı, halsizlik, ateş, eklem ağrıları, baş ağrısı gibi semptomları bulunur. Kişisel hijyenin sağlanması, eşyaları ortak kullanmamak, ortamın havalandırılması bunun için alınabilecek önlemlerdendir.</p>
<p><strong>Covid- 19 tehlikesine dikkat!</strong><br />
Tüm bu hastalıklara ek olacak Covid- 19 da çocukları okulda bekleyen tehlikeler arasındadır. Çocukların virüs hakkında bilinçli olması, gerekli hijyen tedbirleri alması, çok önemlidir. Çocukta eğer koronavirüs belirtileri varsa okula gönderilmemeli, PCR testi ile Covid-19’a yakalanıp yakalanmadığı belirlenmeli ve gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı sıcak ve nem çocuklarda bu hastalıkları artırdı!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/asiri-sicak-ve-nem-cocuklarda-bu-hastaliklari-artirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 15:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://parentsdergisi.com/?p=18744</guid>

					<description><![CDATA[Güneşin tüm cömertliğini sergilediği ve kavurucu sıcakların hakim olduğu bugünlerde çocuklarda bazı hastalıkların görülme sıklığında artış yaşanıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş “Yüksek hava sıcaklığı, tüketilen yiyeceklerde ve temas edilen yüzeylerde mikropların çoğalmasını kolaylaştırarak bazı hastalıklarda artışa sebep olmaktadır. Aynı zamanda ortak kullanılan havuzlarda ve parklarda geçirilen sürenin artması, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güneşin tüm cömertliğini sergilediği ve kavurucu sıcakların hakim olduğu bugünlerde çocuklarda bazı hastalıkların görülme sıklığında artış yaşanıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş “Yüksek hava sıcaklığı, tüketilen yiyeceklerde ve temas edilen yüzeylerde mikropların çoğalmasını kolaylaştırarak bazı hastalıklarda artışa sebep olmaktadır. Aynı zamanda ortak kullanılan havuzlarda ve parklarda geçirilen sürenin artması, ayrıca güneşin zararlı ışınlarına maruziyetin de fazla olması ile birlikte hastalık gelişimi daha da kolaylaşmaktadır. Bugünlerde çocukların hastaneye en sık başvuru sebepleri arasında karın ağrısı, ishal, kusma, ateş, öksürük ve döküntüler yer almaktadır. Özellikle kusma ve bulantı sebebiyle beslenememe durumlarında, yoğun miktarda olan ishallerde ve güneş çarpmalarında yüksek hava sıcaklığının da etkisiyle sıvı kaybı daha da artmaktadır. Çocuklarda yaşanan bu şikayetler ihmal edilmemeli ve mutlaka bir çocuk hekimine başvurulmalıdır” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş, bugünlerde çocuklarda en sık görülen 6 hastalığı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</strong></p>
<p><strong>Mide ve bağırsak iltihabı</strong><br />
Akut gastroenterit (mide ve bağırsak iltihabı) kendini ishalle birlikte gösterirken, ateş ve kusma da eşlik edebiliyor. Yaz aylarında seyahat sıklığının artması ve beslenme düzeninin değişmesi ile birlikte hijyenik olmayan su ve açıkta bekletilen gıda tüketiminin hastalığa yakalanma riskini artırdığını belirten Dr. Betül Sarıtaş şöyle konuşuyor: “İshalin uzaması ve sıklığının artması durumunda bol sıvı tüketilmeli, bağırsak hareketini artıran posalı gıdalardan uzak durulmalı, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Vücuttan kaybedilen sıvı kadar sıvı alınmadığı durumlarda huzursuzluk, aşırı halsizlik, deri ve mukoza kuruluğu, göz kürelerinin çökmesi, idrar miktarının azalması ve gözyaşı yokluğu görülebilir. Bu durumlar özellikle küçük çocuklar için oldukça tehlikeli olup, ihmal edilmeden en kısa sürede çocuk doktoruna başvurulmalıdır.” Bu hastalıktan korunmak için el hijyenine özen gösterilmesi gerektiğini belirten Dr. Betül Sarıtaş, uzun süre dışarıda bekletilen gıdaların tüketilmemesi, sebze ve meyvelerin bol su ile yıkanması ve özellikle temiz su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>İdrar yolu enfeksiyonu</strong><br />
Özellikle temizliği iyi sağlanmamış ortak havuz ve kaydırak kullanımının artması idrar yolu enfeksiyonu sıklığında artışa yol açıyor. Çocuklarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, genital bölgede kaşıntı, ateş ve kusma en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor. Bu şikayetlerin olması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş “İhmal edildiğinde idrar yolu enfeksiyonu ilerleyerek böbrek hasarına sebep olabilir. Alınabilecek önlemler arasında kullanılacak havuzun temizliğine dikkat edilmesi, havuza girmeden önce mutlaka sabunla duş alınması, çocukların havuz suyunu ağzına almamasına özen gösterilmesi, havuz kullanımı sonrası duş alınması, ıslak mayonun hızlıca değiştirilmesi ve tuvalet sonrası genital bölge temizliğine dikkat edilmesi yer alır.” diyor.</p>
<p><strong>Dış kulak yolu enfeksiyonu</strong><br />
Yüzücü kulağı olarak da bilinen dış kulak yolu enfeksiyonunun genelde uzun süre deniz ve havuzda vakit geçirilmesinin ardından su ile temasın arttığı durumlarda görüldüğünü belirten Dr. Betül Sarıtaş şu bilgileri veriyor: “Şikayetler genelde ani ve şiddetli kulak ağrısı ile başlar. Ardından kulak ve çevresinde hassasiyet gelişir. Eğer geçmeyen bir kulak ağrısı varsa en kısa sürede doktora başvurulmalıdır. Dış kulak yolu enfeksiyonunu önlemek için havuz ve denizden çıktıktan sonra kulaktaki su, baş her iki yana eğilerek çıkartılmalı, kulaklar kuru bir havlu ile kurulanmalı ve temizlik amaçlı kulak çubuğu kullanımından kaçınılmalıdır.”</p>
<p><strong>Güneş çarpması ve yanığı</strong><br />
Güneş altında uzun süre korunmasız vakit geçirilmesi çocuklarda ateş, terleme, bulantı, halsizlik ve çarpıntı gibi güneş çarpması semptomlarına neden olabiliyor. Bu durumda çocukların hemen serin bir yere alınarak, ateşinin düşürülmesi ve bol sıvı tüketiminin sağlanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Betül Sarıtaş, 10.00-16.00 saatleri arasında çocukların güneşe çıkarılmaması, çocuklarda 6. aydan itibaren suya dayanıklı ve en az 30 faktöre sahip güneş koruyucu kremler kullanılması ve güneş kreminin iki saatte bir yenilenmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p><strong>Sinek ve böcek ısırıkları</strong><br />
Yaz aylarında dışarıda geçirilen zamanın artması ile birlikte sinek ve böcek ısırığı da çocuklarda alerjik reaksiyonlara, kaşıntı, kızarıklık ve ağrıya neden olabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş, sinek ve böcek ısırıklarından etkilenen bölgenin hemen sabunlu su ile yıkanarak şişlik varsa en az 10 dakika soğuk kompres uygulanması gerektiğini vurgulayarak “Böceğin türü ve zehirli olup olmadığı tespit edilmeli ve alerjik reaksiyon gelişmesi durumunda hemen bir sağlık merkezine başvurulmalıdır. Açık alanlarda bebeklerin kollarını ve bacaklarını koruyan giysiler tercih edilmelidir. Korunma amacıyla açık alanda sinek kovucu spreyler 2 aydan büyük bebek ve çocuklarda, günde en fazla bir kere yüz ve eller hariç tüm vücuda uygulanabilir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>İsilik ve Pişik</strong><br />
Özellikle aşırı sıcaklar ve nemli havanın etkisi ile bebeklerde ve çocuklarda ter kanallarının tıkanması sonucu cilt üzerinde isiliklere sıkça rastlanıyor. İsilikten korunmak için sıcak havalarda çocuklara her gün duş aldırılması ve ince kıyafetler giydirilmesi gerektiğini belirten Dr. Betül Sarıtaş, bebeklerin bezinin günde en az 6-7 kez değiştirilmesi, alkol içermeyen mendillerle bez bölgesinin özenle temizlenmesi ve bebeğin bezi değiştirildikten sonra bez bölgesinin açık bırakılarak bir süre havalandırılması gerektiğini söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonları</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/cocuklarda-gorulen-solunum-yolu-enfeksiyonlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 21:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kış hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[solunum yolu enfeksiyonları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://parentsdergisi.com/?p=18621</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonları, kış ayları ve havaların soğuması ile birlikte artış gösteriyor. Ancak solunum yolu enfeksiyonlarının semptomlarının birbirine benzemesi hastalığa doğru tanı konulmasını zorlaştırıyor. Oysa doğru tanı ve doğru tedavi, hem iyileşme süresinin uzamasını, hem de tedavi maliyetlerinin artmasını önlüyor. Solunum yolu enfeksiyonları arasında yer alan grip, rinit, farenjit, bronşiyolit, sinüzit ve krup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonları, kış ayları ve havaların soğuması ile birlikte artış gösteriyor. Ancak solunum yolu enfeksiyonlarının semptomlarının birbirine benzemesi hastalığa doğru tanı konulmasını zorlaştırıyor. Oysa doğru tanı ve doğru tedavi, hem iyileşme süresinin uzamasını, hem de tedavi maliyetlerinin artmasını önlüyor. Solunum yolu enfeksiyonları arasında yer alan grip, rinit, farenjit, bronşiyolit, sinüzit ve krup gibi hastalıkların belirtilerinin birbirine benzediğini, ancak bazı noktalarda ayrıştığını belirten Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nisa Eda Çullas İlarslan, çocuklarda solunum yolu hastalıklarının belirtileri ve tedavi uygulamaları ile ilgili bilgi verdi.</strong></p>
<p><strong>En önemli neden kapalı ortamlarda fazla vakit geçirmek</strong><br />
Çocuklarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonları rinit (nezle), grip, farenjit, bademcik iltihabı (tonsillit), orta kulak iltihabı (akut otitis media), orta kulakta sıvı birikmesi (efüzyonlu otitis media), sinüzit ve larenjittir (krup). Alt solunum yolu enfeksiyonları ise bronşiyolit, bronşit ve zatürre (pnömoni) şeklinde görülmektedir. Solunum yolu enfeksiyonları en sık sonbahar sonu, kış ve ilkbahar mevsimlerinde izlenir. Bunun en önemli nedeni soğuk hava nedeniyle kapalı ortamlarda daha fazla bulunulması ve temasın artmasıdır.</p>
<p><strong>Direkt temas ile bulaşma artar</strong><br />
Solunum yolu enfeksiyonlarının esas bulaş şekli damlacık yoludur. Öksürük ile ortama salınan virüs partikülleri solunum ile vücuda alınarak hastalık oluşturur. Bir başka bulaş yolu da direkt temastır. Özellikle okul öncesi dönemde, kreş ortamındaki çocukların ellerini çok sık ağız, burun ve gözlerine götürmeleri, teması ve bu yolla bulaşmayı artırır.</p>
<p><strong>Enfeksiyonları birbirinden ayıran belirtilere dikkat edilmeli</strong><br />
Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının belirti ve semptomları birbirine benzerlik göstermektedir. Enfeksiyonların aşağıda yer alan belirtilerine dikkat edilip, tanı konulurken bu belirtiler göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p><strong>Rinit:</strong> Virüsler tarafından oluşturulan soğuk algınlığında belirtiler burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hafif dereceli ateş, öksürük ve boğazda kaşıntıdır. Ayrıca gözlerde kızarıklık ve akıntı da görülebilir. Bebeklerde bu belirtilere huzursuzluk ve uykuda bozulma da eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Grip:</strong> Mevsimsel gripte etken influenza virüstür. Ateş genellikle yüksektir. Halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, boğaz ağrısı tipiktir. Ayrıca öksürük, burun akıntısı, nefes darlığı görülebilir. Bazen karın ağrısı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi yakınmaları da söz konusudur.</p>
<p><strong>Farenjit:</strong> Sıklıkla boğaz ağrısı, boğazda yanma, yutkunma güçlüğü ve öksürük görülür. Bu duruma ateş eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Bademcik iltihabı:</strong> Bademcik iltihabı belirtileri de sıklıkla farenjitte görüldüğü gibidir. Klinik tablo birçok olguda tonsillofarenjit şeklinde görülür. Beta mikrobuna (A grubu beta hemolitik streptekok) bağlı bademcik iltihabında boğaz ağrısı, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı ve boyunda ağrılı lenf bezi tipiktir. Bazı olgularda kızıl döküntüsü görülür. Aksine, viral enfeksiyon belirtileri (öksürük, düşük dereceli ateş, burun akıntısı, ses kısıklığı, öksürük, gözlerde akıntı gibi) beklenmez.</p>
<p><strong>Orta kulak iltihabı:</strong> Öksürük, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi yakınmalar ile seyreden bir üst solunum yolu enfeksiyonunun seyri sırasında ortaya çıkan bir komplikasyon olan orta kulak iltihabında yakınmalar, kulak ağrısı ve ateş şeklinde görülür. Kulakta akıntı olabilir. Bebeklerde huzursuzluk, ağlama ve uyku sorunları sık yaşanır.</p>
<p><strong>Orta kulakta sıvı birikmesi (efüzyonlu otitis media):</strong> Bu durumda ise sıklıkla hafif dereceli bir işitme kaybı haricinde bulgu yoktur. İşitme kaybı hafif olduğu için ebeveynler tarafından fark edilmeyebilir ya da yüksek sesle televizyon izleme veya okul başarısında düşme görülebilir.</p>
<p><strong>Akut bakteriyel sinüzit:</strong> Belirtiler genellikle uzamış öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, ateş ve sıklıkla gözler etrafında olan baş ağrısıdır.</p>
<p><strong>Krup:</strong> Üst solunum yolu enfeksiyonunun seyri sırasında ani başlangıçlı ses kısıklığı ve havlar şekilde kaba öksürük yakınması tipiktir. Bu öksürük çoğu kez gece geç saatte görülür.</p>
<p><strong>Zatürre:</strong> Ateş, öksürük, halsizlik ve iştahsızlık tipik belirtilerdir. Solunum sıkıntısı bulguları (sık nefes alıp verme, göğüs kafesinde çekilme, nefes darlığı, inleme, morarma) görülebilir. Ayrıca karın ağrısı, baş ağrısı ve göğüs ağrısı da belirtiler arasındadır.</p>
<p><strong>Bronşiyolit:</strong> Esas olarak iki yaş altı çocuklarda görülen bronşiyolitte belirtiler öksürük, burun akıntısı, ateş, beslenme güçlüğü ve hışıltıdır. İlerlemiş olgularda solunum sıkıntısı bulguları görülebilir.</p>
<p><strong>Tanı, muayene ve testler ile konulur</strong><br />
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında tanı çoğu kez klinik olarak konulur. Bademcik iltihabında beta mikrobunun tanısı boğaz kültürü veya hızlı antijen testi ile kesinleştirilir. Salgın döneminde, doktorunuz klinik olarak şüphelendiğinde influenza tanısı için hızlı antijen testinin yapılmasını isteyebilir. Ayrıca, pandemi döneminde solunum yolu enfeksiyonlarının en önemli etkenlerinden biri olan Covid-19 için gerekli koşullarda PCR testinin yapılması gerekebilir. Alt solunum yolu enfeksiyonlarında da tanı klinik olarak konulur ancak hastane yatışı gerektiren, tanının kesin olarak konulamadığı veya tedaviye yanıtın yeterli olmadığı durumlarda akciğer röntgeni ve kan testleri istenebilir.</p>
<p><strong>Doktor reçetesi olmadan ilaç kullanılmamalıdır</strong><br />
Viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisi destekleyicidir. İstirahat ve bol sıvı tüketilmesi önerilir. Burun tıkanıklığı mevcutsa serum fizyolojik içeren damlalar rahatlama sağlar. Soğuk algınlığı ilaçlarının özellikle 6 yaş altında doktor tarafından reçete edilmedikçe kullanılmaları önerilmez. Bunun nedeni, etkinliklerinin kısıtlı olması ve çeşitli yan etkilerinin bulunmasıdır. Mevsimsel gripte, başvuru yakınmaların ilk iki gününde ise hekim ayrıca antiviral tedavi başlamayı uygun görebilir. Bazı özel durumlarda da hekim tarafından antibiyotik tedavisi reçete edilecektir. Bu durumlar beta mikrobuna bağlı bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, akut bakteriyel sinüzit ve hekimin bakteriyel etkenlere bağlı olarak geliştiğini düşündüğü zatürredir. Solunum yolu enfeksiyonlarında, hekim tarafından reçete edilmedikçe antibiyotik kullanılmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda romatizmal kalp hastalığı</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/cocuklarda-romatizmal-kalp-hastaligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2021 21:06:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda romatizmal kalp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal kalp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://parentsdergisi.com/?p=18489</guid>

					<description><![CDATA[Romatizmal kalp hastalığı diğer adıyla kalp romatizması, beta mikrobuyla ortaya çıkar ve romatizmal hastalıkların en tehlikesi olarak kabul edilir. Günümüzde romatizmal kalp hastalığı özellikle bebekler başta olmak üzere yetişkinleri de etkiliyor. Avrasya Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Bayram romatizmal kalp hastalığını anlatıyor. Kalp romatizması nedir? Genellikle kalp romatizması olarak bildiğiniz romatizmal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Romatizmal kalp hastalığı diğer adıyla kalp romatizması, beta mikrobuyla ortaya çıkar ve romatizmal hastalıkların en tehlikesi olarak kabul edilir. Günümüzde romatizmal kalp hastalığı özellikle bebekler başta olmak üzere yetişkinleri de etkiliyor. Avrasya Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Bayram romatizmal kalp hastalığını anlatıyor.</strong></p>
<p><strong>Kalp romatizması nedir?</strong><br />
Genellikle kalp romatizması olarak bildiğiniz romatizmal kalp hastalığı, kalp kapakçığında oluşan iltihaplanmadır. Romatizmal ateş sonucunda meydana gelen bu hastalık kadın, erkek her cinsiyet ve yaş gurubunda görülebilirken, bebeklerde de sıklıkla gözlemlenen bir hastalıktır.<br />
Üst solunum yolu rahatsızlıklarına dikkat!<br />
Üst solunum yolları rahatsızlıkları sonrasında meydana gelen iltihaplanma ile beraber gözlemlenir. Özellikle de tedavisi yapılmayan üst solunum yolu hastalıkları 2-3 hafta sonra romatizmal ateşe dönüşerek kalbe kadar ulaşır. Böylelikle de kalp romatizmasını beraberinde getirir.<br />
<strong><br />
Belirtileri göz ardı etmeyin</strong><br />
Romatizmal kalp hastalığının birçok anlaşılır belirtisi vardır. Belirtileri dikkate alıp en erken zamanda doktora başvurmak çok önemlidir.<br />
• Nefes almada zorlanma,<br />
• Kalp ritminde düzensizlik,<br />
• Kalp çarpıntısı,<br />
• Göğüs ağrısı,<br />
• Düşük veya yüksek kan basıncı,<br />
• Sürekli yorgunluk hissi,<br />
• Sürekli üşüme hissi,<br />
• Baş dönmesi,<br />
• Mide bulantısı,<br />
• Eklem ağrıları,<br />
• Bölgesel morarma,<br />
• Soğuk algınlığı en sık görülen belirtileridir.</p>
<p><strong>Çocuk ve bebekler de risk altında</strong><br />
Kalp romatizması her yaş gurubunda ve cinsiyette de görülse en çok çocuklarda ve bebeklerde gözlemleniyor. Özellikle çocukluk çağında karşımıza çıkan boğaz enfeksiyonlarında erken teşhis oldukça önem taşıyor. Sıklıkla tekrar eden boğaz enfeksiyonlarında tedavi için geç kalınırsa, romatizmal ateş kalbe ulaşabilir. Üstelik bu yaşlarda kalpte bir rahatsızlık gözlemlenmese bile ilerleyen yaşlarda kalp romatizması belirtileri kendisini gösterebilir. Bu hususta ciddiye alınması gereken en önemli nokta ise erken teşhis için çocuklarda ve bebeklerde kalp rahatsızlığının durumuna göre 6 ayda bir doktor kontrolüne gidilmesidir.</p>
<p><strong>Erken teşhis oldukça önemli</strong><br />
Birçok hastalıkta olduğu gibi kalp romatizmasında da erken teşhis oldukça önemlidir. Kalp romatizmasında teşhis sürecinde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Kullanılan yöntemlerde genellikle kan sayımı, EKG, ekokardiyografi ve boğaz kültürü işlemleri uygulanmaktadır.</p>
<p><strong>Kalp romatizmasında tedavi süreci nasıldır?</strong><br />
Uygulanan tedavilerin en önemli amacı tekrar oluşabilecek enfeksiyon riskini ortadan kaldırmaktır. Bu sayede kalp ve vücut dinlendirmesi sağlanır. Enfeksiyona neden olan mikrobik sebepleri önlemek için antibiyotik tedavisi uygulanır. Genellikle aspirin, kortizon gibi ilaçlar tercih edilir. Hastalığın sürecine göre penisilin kullanılması gerekiyorsa mutlaka öncesinde hastaya bir test uygulaması yapılmalı, sonuçlar sorun teşkil etmiyorsa bu ilaç kullanılmalıdır. Daha ilerlemiş vakalarda ise cerrahi yöntemlere başvurulabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6. Hastalığa dikkat!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/0-12ay/6-hastaliga-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 21:07:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[0-12 AY]]></category>
		<category><![CDATA[6. hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18252</guid>

					<description><![CDATA[6. Hastalık ile ilgili merak edilenleri Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Lale Seren anlattı. Altıncı hastalık yani Roseola Infantum olarak da adlandırılan hastalık; herpes grubu virüslerin neden olduğu ateşli, akut, döküntülü bir bulaşıcı çocukluk çağı hastalığıdır. Genellikle 6 ay ile 2 yaş arasındaki küçük çocukları etkiler. En sık 9 ay civarında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6. Hastalık ile ilgili merak edilenleri Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Lale Seren anlattı.</strong></p>
<p>Altıncı hastalık yani Roseola Infantum olarak da adlandırılan hastalık; herpes grubu virüslerin neden olduğu ateşli, akut, döküntülü bir bulaşıcı çocukluk çağı hastalığıdır. Genellikle 6 ay ile 2 yaş arasındaki küçük çocukları etkiler. <strong>En sık 9 ay civarında görülür.</strong> Sıklıkla kalabalık ortamlarda yaşayanlarda daha sık bulaşır. Büyük çocuklarda ve yetişkinlerde çok nadir görülür. Enfeksiyon yılın herhangi bir zamanında ortaya çıkabilir ve genellikle hafif belirtilerle seyreder.  Hastalığın kuluçka süresi 10-14 gündür.</p>
<p>En önemli belirtileri yüksek ateş olduğundan özellikle bu <strong>pandemi döneminde ebeveynleri telaşlandıran bir hastalık.</strong> Son birkaç haftadır ateş şikayeti ile başvuran çoğu çocukta görülen 6. hastalığın etkeni; genellikle herpes ailesinden insan herpes virüsü 6 veya bazen insan herpes virüsü 7&#8217;dir.</p>
<p>Altıncı hastalığın en önemli belirtisi, döküntüler öncesinde görülen yüksek ateştir. Hastalık sırasında çocuklarda <strong>ateş 39-39,5 dereceye yükselebilir.</strong> Pembe renkli, gövdeden başlayıp kollara yayılan deri döküntüleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Döküntüler kaşıntısızdır. Hastalığın başlangıcından itibaren 2- 3 gün içinde kaybolan döküntüler, kalıcı ize neden olmaz.</p>
<p>Döküntüden önceki dönem ateş olduğundan, ateşe sebep olan birçok hastalıkla özellikle diş çıkarma gibi veya soğuk algınlığı gibi durumlarla hatta bu dönemde covid-19 hastalığı ile karışabilir. <strong>Süt çocukluğu döneminde</strong> olduğu için döküntü öncesi ateş dönemi daha çok aileler tarafından dişe bağlı ateş gibi düşünülebilmektedir.</p>
<p>Döküntünün olduğu dönem ise diğer çocukluk çağı döküntülü hastalıkları kızamık, kızamıkçık, kızıl gibi veya ilaç alerjisi ile karışabilmektedir. Bu nedenle önemli hastalıkların atlanmaması açısından <strong>döküntüsü olan hastaların görülmesi</strong> tanının hekim tarafından konulması önemlidir. Bu bakımdan ateş ve döküntüsü olan bebeğinizin veya çocuğunuzun çocuk doktorunuz tarafında muayenesini öneririm.</p>
<p>Hastalık belirtilerinde ateş ve döküntüye ilave olarak boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, hafif ishal, iştahsızlık göz kapaklarında şişlik olabilir.</p>
<p>Diğer viral hastalıklar gibi altıncı hastalık da insandan insana bulaşır. <strong>Hasta bireyin solunum salgıları veya tükürüğüyle temas yoluyla insanlar arasında yayılır.</strong> Döküntü ortaya çıkmadan önce de bulaşıcıdır. Hastalıklı bir çocuğun yalnızca ateşi olduğunda bile enfeksiyon diğer bireylere yayılır.</p>
<p>Hastalıkta görülen ateş yükselmesinin karakteristik klinik görünümü ve ateşin düşmesiyle birlikte tipik döküntülerin gelişimi genellikle herhangi bir <strong>laboratuvar testine gerek kalmadan tanı konulmasını sağlar.</strong> Olağandışı bir klinik seyre sahip komplikasyonlu veya bağışıklık sisteminde yetmezliği olan hastalarda tanı için çeşitli kan testleri kullanılabilir.</p>
<p>Tedavi, belirtileri kontrol altına almaya yönelik olarak planlanır. Virüsler tarafından oluşturulan bir enfeksiyon olduğu için a<strong>ntibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.</strong> Yatak istirahati, bol sıvı alımı, havayı nemli tutmak ve ateşi düşürmeye yönelik uygulamalar tedavide yardımcı olur.</p>
<p>Altıncı hastalık genellikle hafif belirtilerle seyreder ve yaklaşık <strong>7 gün sonra tamamen iyileşir.</strong> Bu nedenle hastalığa bağlı komplikasyonlar nadirdir. Bu enfeksiyona bağlı en sık görülebilen komplikasyon çocuklarda ateşe bağlı havale görülmesidir.</p>
<p>Hastalıktan korunma, hasta olduğunu düşündüğünüz çocuklarla temas etmekten kaçınmakla mümkündür. Bu nedenle, hasta çocukların ateşi düşene kadar diğer çocuklarla ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerle temasını engellemek için <strong>evde istirahat</strong> etmeleri önerilir. Özellikle bu dönemde hasta çocukların kreşe ve okula gönderilmemesi önem kazanmaktadır.</p>
<p>Çocuklara hapşırırken ve öksürürken mendil kullanmak ve mendili hemen çöpe atmak gibi <strong>hijyenik uygulamaları öğreterek enfeksiyon riskini azaltmak mümkündür. </strong>Ayrıca, enfekte tükürüğe maruz kalmayı azaltmak için bardak, tabak veya kaşık gibi kişisel eşyaları başkalarıyla paylaşmamayı alışkanlık haline getirmek en doğrusudur.</p>
<p>Genel enfeksiyon hastalıklarından korunmada geçerli olan el hijyeni, sabunla el yıkama bu hastalıkta temel kuraldır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz bahar mevsimi hastalıklarına hazır mı?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/cocugunuz-bahar-mevsimi-hastaliklarina-hazir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 21:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[bahar hastalıkları çocukları nasıl etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18241</guid>

					<description><![CDATA[Bahar aylarının gelmesiyle birlikte alerji, astım, kabakulak ve suçiçeği hastalıkları gibi üst solunum yolu enfeksiyonları ile ishal vakalarında artış görülebilmektedir. Bahar dönemi ile birlikte alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başlar. Bu artışların en büyük sebebi ağaç polenleri, yenilenen bitki örtüsü ve yabani otlardır. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünden Dr. Öğr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte alerji, astım, kabakulak ve suçiçeği hastalıkları gibi üst solunum yolu enfeksiyonları ile ishal vakalarında artış görülebilmektedir. </strong><strong>Bahar dönemi ile birlikte alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başlar. Bu artışların en büyük sebebi ağaç polenleri, yenilenen bitki örtüsü ve yabani otlardır.</strong> <strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sibel Kalçın, bahar ayrılarda çocuklarda sık görülen hastalıklar hakkında bilgiler vererek, ebeveynlere uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p><strong>Bahar aylarında çocuklarda mevsimsel alerjilere dikkat edilmeli<br />
</strong>Bahar alerjilerinden en önemlileri mevsimsel alerjik rinit, alerjik astım ve polen alerjisi gibi alerjik hastalıklardır. Bu hastalıkların yanı sıra nezle, farenjit, bronşiolit ve krup gibi genellikle virüslerin sebep olduğu alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk çağında görülen döküntülü hastalıklar ve yine virüslerin sebep olduğu ishallerde bahar aylarında çocuklarda oldukça sık rastlanır. Alerjisi olan çocukların çoğunlukla burunları tıkalı olur ve bu sebeple düzenli bir uyku uyuyamazlar. Kaliteli uyku uyuyamayan çocuklar, gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder.</p>
<p><strong>Ani hava değişimlerinde dikkat edilmeli<br />
</strong>Çocukluk çağında hastalıkların çoğunluğu ani hava değişimleri ile ortaya çıkar. Bu dönemlerde çocuklar sıcaklığa uygun olarak giydirilmelidir. Fazla kalın, terleten kıyafetlerden uzak durulmalı, gerektiğinde terli-ıslak giysiler sık sık yenileriyle değiştirilmelidir. Anneler dışarı çıkarken yanlarına mutlaka çeşitli kıyafetlerden yedek almalılar.</p>
<p><strong>El yıkama alışkanlığı desteklenmeli<br />
</strong>Çocuğun ellerini sıkça yıkaması her dönemde enfeksiyonlardan korunmanın en basit ve en etkili yöntemlerinden biridir. Çocukların doğru şekilde ellerini yıkadığından ebeveynlerin emin olmalıdır. Eve gelindiğinde anne babanın önce ellerini ve yüzünü yıkayıp sonra çocuklarıyla temas etmeleri gerekir. Yemeklerden önce ve sonra, halka açık yerlerde bulunduktan sonra, hasta olan bir kişinin yakınında bulunduktan sonra mutlaka ellerin yıkanması sağlanmalıdır.</p>
<p>Su ve sabunla 20 saniye boyunca çocukların ellerini yıkadığından emin olunması gerekir. Suyun bulunmadığı yerlerde el dezenfektanı kullanarak ellerin üzeri ve parmak araları da dahil olmak üzere elin tamamına yedirilmesi sağlanmalıdır. Ellerini yıkamadan ağız, burun ya da gözlerine dokunmaması gerektiği çocuklara anlatılmalıdır. Ayrıca çocuklara özellikle içinde bulunduğumuz salgın nedeniyle de el hijyeni bilinci aşılanmalıdır.</p>
<p><strong>Bağışıklık sistemi desteklenmeli<br />
</strong>Kaliteli ve dengeli beslenme de çocuğun bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve hastalıklara karşı direncinin artmasını sağlar. Yoğurt, kefir, peynir benzeri besinler, probiyotik içerdikleri için barsak florasını güçlendirir. Taze meyve ve sebzeler de bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden bolca tüketilmelidir. Ayrıca açık havada egzersiz ve yeterli uyku da çocukların bağışıklığını kuvvetlendirmeye yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyvah! Çocuğum hasta olacak!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/eyvah-cocugum-hasta-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 21:05:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[agresif çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kış hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar grip aşısı olmalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar neden sık hastalanır]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların sık hastalanması neyin habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların sık hastalanması normal mi]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[ne zaman doktora gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18223</guid>

					<description><![CDATA[“Soğuk algınlığı, nezle, grip, boğaz-bademcik iltihabı, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi hastalıklar kışın çocuklarda sık sık görülmektedir. Her çocuğun hastalıklara karşı direnç kazanabilmesi için, bu hastalıkları geçirmesi gerekmektedir. Bu hastalıkların çoğu, ayaktan tedavi edilebilmektedir” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu, dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor. Soğuk havadan dolayı vücudun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Soğuk algınlığı, nezle, grip, boğaz-bademcik iltihabı, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi hastalıklar kışın çocuklarda sık sık görülmektedir. Her çocuğun hastalıklara karşı direnç kazanabilmesi için, bu hastalıkları geçirmesi gerekmektedir. Bu hastalıkların çoğu, ayaktan tedavi edilebilmektedir” diyen </strong><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu, dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor.</strong></p>
<p>Soğuk havadan dolayı vücudun daha fazla enerji harcayıp yorgun düşmesi, kapalı ve kalabalık yerlerde özellikle de okul-kreş gibi toplu ortamlarda havadaki mikropların yoğunluğunun artması, kış aylarında hastalıklara davetiye çıkaran nedenlerdendir.</p>
<p><strong>Çocuklara aşırı c vitamini yüklemesi yapmayın!<br />
</strong>Anne ve babaların yaptığı yanlışlardan biri çocuklarına portakal, mandalina, narenciye gibi besinlerle aşırı C vitamini verip, hastalıklardan korumaya çalışmaktır. Yeterli miktarda almak yararlıdır ama fazla C vitamininin hastalıklardan koruyucu bir özelliği yoktur. Çocuğun gerektiği kadar; karbonhidrat, protein, süt ve süt ürünleri ile bol miktarda meyve ve sebze tüketmesi sağlanmalıdır. A vitamini, selenyum, demir ve çinko alımı da çok önemlidir. Tüm bu ihtiyaçlar, her türlü doğal besinden karşılanabilmektedir, fazladan takviye alınmasına gerek yoktur.</p>
<p><strong>Çocuklarınızı çok sıkı giydirmeyin<br />
</strong>Ailelerin çocuklarını mevsim normallerine göre giydirmesi gerekmektedir. Çocuğu üşütmekten, aşırı terletmek ve ona kalın giysiler giydirmekten kaçınılmalıdır. Soğuk kendi başına hastalık yapmaz ise de soğukta kalıp üşüyen vücut, mikroplardan daha kolay etkilenmektedir. Yorgunluk da hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Yorgun ve uykusuz olunan dönemlerde, daha sık hasta olunmaktadır. Özellikle spor yapan çocukların yeterli oranda dinlenmesi ve beslenmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Hasta olan anneler bebeklerini emzirmeyi bırakmamalı<br />
</strong>Hasta olan anneler bebeklerini emzirmeyi kesmemelidir. Anne sütü, bugüne kadar koruyuculuğu kanıtlanmış olan tek ilaçtır. Annenin nezle, burun akıntısı, hapşırık ve basit ateşlerinin olması, anne sütünü kesmek için bir bahane değildir.  Aksine annenin vücudunda o anki mikroba karsı oluşan maddeler, anne sütüyle bebeğe geçerek hastalığa karşı koruma sağlamaktadır. Annenin maske akarak emzirmeye devam etmesi gereklidir.</p>
<p><strong>Grip aşısı sadece gripten korur</strong><br />
Grip,  normal soğuk algınlığı, üst solunum yolu iltihapları ve nezleden farklı daha ciddi bir hastalıktır. Grip hastalığı; yüksek ateş, orta kulak iltihabı, zatürre, beyin iltihabı gibi ağır ve tehlikeli hastalıklara zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle; kronik akciğer ve kalp hastalığı bulunan risk altındaki grupta olan 6 aydan büyük çocuklara grip aşısı yapılmalıdır. Ancak grip aşısının, gripten farklı hastalıklar olan soğuk algınlığından ve nezleden korumadığı gerçeği unutulmamalıdır. Dolayısı ile grip aşısı olanların bir daha hiç hastalanmayacaklarını sanmak yanlıştır.</p>
<p><strong>Bitkisel ilaçlara güvenmeyin!<br />
</strong>Bitkisel ilaçların hastalıklardan koruduğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Bu ilaçların da yan etkileri olabilmektedir ve özellikle karaciğere olumsuz etkileri vardır. Aileler çocuklarını hastalıklardan korumak için; bilmedikleri bitkisel ilaçları, hekim önerisi olmadan çocuklarına içirmemelidirler.</p>
<p><strong>Çocuklarınızı dumandan uzak tutun<br />
</strong>Sigara ve hava kirliliği; solunum yolunun mikroplara direncini kırarak, çocukların hastalık riskini artırmaktadır. Bu nedenle, sigara dumanından ve hava kirliliğinden çocukları uzak tutmak gerekmektedir. Kapalı ve kalabalık yerler de hastalıkların çok çabuk yayılmasına sebep olduğu için; çocuklar, mecbur kalınmadığı sürece bu ortamlara sokulmamalıdır.</p>
<p><strong>Bu durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurun!</strong></p>
<ul>
<li>İlk 3 aylık bebekte görülen her ateşlenmede mutlaka doktora gidilmelidir.</li>
<li>3 aydan büyük bebeklerde; yüksek ateş, hızlı soluma, hışıltı, öksürükten uyuyamama, halsizlik, yeterince beslenememe ve ağızdan sıvı alamama gibi durumlar varsa gecikmeden doktora götürülmelidir.</li>
<li>Solunum sıkıntısı ve beslenme güçlüğü olan çocuk, hangi yaşta olursa olsun hastaneye yatırılmalıdır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sık hastalanan çocuklara dikkat!</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/sik-hastalanan-cocuklara-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 11:56:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar neden sık hastalanır]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların bağışıklıkları nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[genetik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[immün yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Primer immün yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[sinüs iltihab]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18143</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk çağında özellikle de kreşe ya da okula giden çocukların sık hastalanması çoğunlukla normal karşılanır. Çocuk Sağlığı Hastalıkları, Çocuk İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, ancak yılda 4 ya da daha fazla kulak iltihabı geçiren ya da yılda 2 ya da daha fazla sinüs iltihabı geçiren çocukların immün yetmezlik açısından değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukluk çağında özellikle de kreşe ya da okula giden çocukların sık hastalanması çoğunlukla normal karşılanır. Çocuk Sağlığı Hastalıkları, Çocuk İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, ancak yılda 4 ya da daha fazla kulak iltihabı geçiren ya da yılda 2 ya da daha fazla sinüs iltihabı geçiren çocukların immün yetmezlik açısından değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.</strong></p>
<p>Güçlü bir bağışıklık sistemi her yaş için hastalıklarla savaşta en önemli silahımız. Ancak doğuştan immün yetmezlikle dünyaya gelen çocuklarda durum biraz farklılaşıyor. Hastalıklarla savaşta daha güçsüz kalmakla birlikte sonraki hayatlarında da farklı hastalıklarla mücadele etmek durumunda kalınabiliyor. Bu noktada çocukları her anlamda gözlemlerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Basit bir soğuk algınlığı ortalama 1 hafta içerisinde basit ilaçlarla iyileşmesi gerekir. Ancak her hastalığında antibiyotik kullanılması gerekiyorsa, her seferinde nefes açıcılar kullanılıyorsa veya egzamaları düzelmiyor, üstleri mantarla, virüslerle kaplanıyorsa bağışıklık sisteminde bir sorun olup olmadığı mutlaka araştırılmalı. Yenidoğan bebeklerde göbeğin geç düşmesinin bile immün yetmezlik konusunda belirti olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, bir bebeğin 15 gün içerisinde göbeğinin düşmesi gerektiğini, bu süreçte göbek düşmemişse bunun bağışıklık sistemiyle birlikte değerlendirilmesi, ileri test yapılması gerektiğine işaret etti.</p>
<p><strong>Akraba evlilikleri sık olan toplumlarda daha fazla görülüyor<br />
</strong>Primer immün yetmezliği, doğuştan genetik bir nedenle gelişen bakteri, virüs, mantar ya da parazitlere karşı oluşan, enfeksiyonlarla seyreden bir hastalık grubu. Bu soruna yol açan yaklaşık 500 değişik hastalık tanımlanmıştır. Sık ve hafif formları her 200 doğumda 1 görülürken ağır ve nadir tipleri 10 000 doğumda 1 ortaya çıkar. Ülkemizde olduğu gibi akraba evliliklerinin çok olduğu toplumlarda daha sık rastlanır.</p>
<p><strong>Fırsatçı enfeksiyonlardan korunmak gerekli<br />
</strong>İmmün yetmezliği genetik bir bozukluktur. Kişinin yedikleri ya da içtikleriyle düzeltilmesi de mümkün değildir. Bu noktada önemli olan immün yetmezliğin neden olabileceği fırsatçı enfeksiyonlardan korunabilmektir. Bunu sağlayabilmek için de hastalığın türüne göre koruyucu tedaviler gerekir.</p>
<p><strong>Çocuk kalabalık ortamda bulunmamalı<br />
</strong>Söz konusu çocukların bağışıklıkları değişik derecelerde bozuk olduğu için çok kalabalık ve enfeksiyonun kolayca yayılabildiği ortamlarda bulundurulmamalı. Ayrıca bu çocuklarda aşıların zamanında yapılması da son derece önemlidir. Ancak immün yetmezliği olan çocukların bazılarında kızamık, verem, suçiçeği ya da ağızdan uygulanan çocuk felci gibi canlı aşıları uygulayamıyoruz. Çünkü bu çocukların bağışıklık sistemi aşı mikrobundan enfekte olabiliyor. Bu nedenle erken tanı çok büyük önem taşıyor. Özellikle yeni doğanlarda ikinci ayda uygulanan verem aşısından önce tanın konulması gerekir.  Doğumdan sonra uzun süre hastaneden çıkamayan, antibiyotik alan, vücudunda egzama çıkan, ağzında pamukçuk olan, düzelmeyen ishalleri olan çocuklarda hele ki ebeveynleri de akrabaysa, verem aşısı yapılmadan önce en azından bir tam kan sayımı ile lenfosit değerlerine bakılması önem taşır.  Aksi durumda söz konusu hasta çocuğa verem aşısı yapılarak yaygın verem gelişebilir ve çok daha ağır sonuçlara yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğum grip mi yoksa Covid-19 mu?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/cocugum-grip-mi-yoksa-covid-19-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2021 21:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğum grip mi yoksa Covid-19 mu?]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Lale Seren]]></category>
		<category><![CDATA[grip mi korona mı]]></category>
		<category><![CDATA[grip ve corona karıştırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimsel hastalıklar ve korona]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=18010</guid>

					<description><![CDATA[Son bir yıldır virüs sebebi ile çok fazla kaygılıyız. Bu kaygı ile birlikte de bazen gerçekten bazen de psikolojik olarak virüs belirtilerini kendimizde ve çocuklarımızda görüyoruz. Mevsimsel hastalıkları da Covid-19 ile karıştırabildiğimiz bu dönemde “Çocuğum grip mi yoksa Covid-19 mu?” sorusunun cevabını Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Lale Seren’den aldık. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son bir yıldır virüs sebebi ile çok fazla kaygılıyız. Bu kaygı ile birlikte de bazen gerçekten bazen de psikolojik olarak virüs belirtilerini kendimizde ve çocuklarımızda görüyoruz. Mevsimsel hastalıkları da Covid-19 ile karıştırabildiğimiz bu dönemde “Çocuğum grip mi yoksa Covid-19 mu?” sorusunun cevabını </strong><strong>Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi</strong> <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları</strong><strong> Bölümü’nden Dr. Lale Seren’den aldık.</strong><br />
<strong><br />
Önemli benzerlikler ve farklılıklar bulunuyor</strong><br />
Mevsimsel grip hastalığı ve COVİD-19 hastalığına neden olan her iki virüste; solunum yolu hastalığına neden oluyor, ancak iki virüs arasında ve nasıl yayıldıkları hakkında önemli benzerlikler ve farklılıklar bulunuyor.</p>
<p><strong>Mevsimsel grip</strong><br />
Grip; Influenza virüsünün neden olduğu, genellikle Ekim ayından başlayarak Nisan ayının sonuna kadar olan dönemde sık görülen oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Soğuk havalarda salgın yapabilen ve her yıl beklenen aylarda ve sayılarda görülen hastalık bu özelliğinden dolayı mevsimsel grip olarak da bilinmekte.</p>
<p><strong>Yeni tanımlanan virüs</strong><br />
Sars Cov-2 virüsünün (Koronavirüs’ün) neden olduğu, COVID-19 Hastalığı ise ilk olarak Çin’in Wuhan Eyaleti’nde Aralık 2019’da solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Ortaya çıkışıyla dünya gündemini oluşturan hala hastalığın seyri ve kimlerde nasıl etki yapacağı gibi konularda net cevapların arandığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından Mart 2020 tarihinde Pandemi olarak kabul edilmiş bir hastalıktır.</p>
<p><strong>Her iki virüse bağlı görülen hastalıklar birbirine ne kadar benziyor?<br />
</strong>Koronavirüs ve influenza virüsleri, belirtisiz veya hafif belirti veren hastalıktan şiddetli hastalık tablosuna hatta ölüme kadar geniş bir hastalık yelpazesinde, benzer hastalıklara neden olur.</p>
<p>Her iki hastalıkta da etken virüs olduğundan bulaş yolları benzerdir. Virüsler genellikle hasta kişinin öksürmesi, hapşırması veya nefes vermesi sonucu oluşan damlacık yolu ile havaya yayılır. <strong>Çevrede bulunan diğer sağlıklı kişilerin virüs içeren bu damlacıkları soluması ya da damlacıkların bulunduğu kapı kolu, masa gibi ortak kullanılan nesnelere dokunması ile sağlıklı kişiye geçer.</strong> Kişinin elini, ağız, burun ya da gözüne götürmesiyle sağlıklı kişi de influenza virüsünü veya koronavirüs ’ünü vücuduna almış olur.</p>
<p>Eller bulaşmada önemlidir. Bu bakımdan her iki hastalıktan korunmada; el yıkama önemli ve hijyen kurallarına uymak altın kuraldır.</p>
<p>Her iki hastalıkta en sık görülen belirtiler ateş, boğaz ağrısı, kuru öksürük, kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, karın ağrısı ve ishaldir. Bu belirtiler hastalığın görüldüğü yaş grubuna göre değişkenlik gösterebilir.</p>
<p>Her iki hastalık için tanı boğaz ve burundan alınan sürüntü örneği ile olabilir. Ama testin negatif kalması her ikisi içinde hastalığı dışlamaz.</p>
<p>Her iki grup için, risk faktörlerinde kronik hastalığı olan kişilerde hastalığın ağır klinik seyir göstermesi benzerlik oluşturur.<br />
<strong><br />
Her iki virüse bağlı hastalıklar birbirinden ne kadar farklıdır?<br />
</strong>İki virüs arasındaki bulaş hızı, önemli bir fark noktasıdır. Her iki virüsün bulaştırıcılığı karşılaştırıldığında Koronavirüs’ ün, influenzaya göre çok daha bulaştırıcı olduğu gösterilmiştir. “İnfluenza kaynaklı grip hastalarında şikayetler başladıktan sonra bulaştırıcılık en yüksek noktada iken, Covid-19’hastalığında semptomlar (belirtiler) başlamadan önceki 48 saat içerisinde bulaştırıcılık en fazladır. Her iki hastalıkta da asemptomatik (belirti olmayan) kişiler bulaştırıcı olabilir.</p>
<p>Mevsimsel grip hastalığının, COVID-19 hastalığından daha kısa kuluçka dönemi vardır. <strong>Gripte kuluçka süresi 1-4 gün (ortalama 2 gün) iken Covid-19’da kuluçka süresi 2-14 gün</strong> (ortalama 5 gün) olarak kabul edilir.</p>
<p>Ayrıca grip hastalarında (her ne kadar belirtiler başlamadan bulaştırıcılık olabilirse de) şikayetler başladıktan sonra bulaştırıcılık en yüksek noktada iken, COVID-19 hastalığında bulaşın belirti başlamadan 24-48 saat önce daha fazla olduğu öngörülüyor.</p>
<p>Çocuklar toplumda grip virüsünün bulaşmasında çok önemli itici güçleridir. <strong>COVID-19 için ilk veriler, çocukların yetişkinlerden daha az etkilendiğini ve 0-19 yaş grubundaki klinik hastalık oranlarının düşük olduğudur. </strong>Şimdiye kadar olan verilerde ev içi bulaşma da çocukların daha çok yetişkinlerden bulaşarak hastalandığını göstermektedir.</p>
<p>COVID-19 için bugüne kadarki veriler enfeksiyonların%80&#8217;inin hafif veya asemptomatik olduğunu, %15 &#8216;inin ciddi enfeksiyon geçirip oksijen gerektirdiğini ve %5&#8217;inin solunum desteği gerektiren kritik enfeksiyonlar olduğunu göstermektedir. Çocuklarda COVİD-19 hastalığı daha hafif klinik belirti göstermektedir.</p>
<p>Bu şiddetli ve kritik enfeksiyon oranları, mevsimsel grip hastalığında görülenden daha yüksektir.</p>
<p><strong>Mevsimsel grip hastalığı ve Covid-19 hastalığını birbirinden ayırt edecek çok önemli klinik belirti olmadığından hem ebeveynlerin hem de çocukların ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, ishal kusma gibi hafif belirtisi olduğunda bile mutlaka doktor kontrolü sonrasında ilaç kullanılması önemlidir.</strong></p>
<p>Gribe yol açan influenza virüsünün pek çok alt tipi bulunur. Bunun yanı sıra virüs, sürekli değişime uğrayarak bir önceki yıl görülen virüslerden farklılaşır. Bağışıklık sisteminin virüsü tanımamasının, dolayısıyla kişinin her yıl birden fazla kere gribe yakalanmasının nedeni budur. <strong>Gribin neden olduğu enfeksiyondan korunmak için en etkili yöntem aşıdır.</strong> Dünya Sağlık Örgütü virüsün değişikliklerini yakından takip edip, aşı içeriği için yıllık önerilerde bulunur. Grip aşısının içeriği Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi ile geliştirilmekte ve aşının içeriği de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle; eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için risk grubunda olanlar her yıl grip aşısı yaptırmalıdır.</p>
<p>Günümüzde mevsimsel grip hastalığının etkili bir aşısı ve antiviral ilaçları vardır. COVİD-19 hastalığı için tedavi seçenekleri olup, aşı uygulamaları Dünyada birçok ülkede ve Türkiye ‘de başlamıştır. Ama daha etkin tedavi seçenekleri ve ileri aşı çalışmaları halen devam etmektedir.</p>
<p>Günümüzde her iki hastalıktan korunmak için uymamız gereken kurallar benzerdir.</p>
<p><strong>Korunmak için…</strong></p>
<ul>
<li>Özellikle el temizliğine dikkat edilmelidir, eller sık sık sabunla yıkanmalı, su ve sabun olmadığı durumlarda alkol içerikli el antiseptiği kullanılmalıdır.</li>
<li>Maske kullanımı (cerrahi maske yeterlidir) çok dikkat edilmeli</li>
<li>Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun tek kullanımlık kağıt mendille kapatılmalıdır. Mendil yoksa dirseğin iç kısmı kullanılmalıdır.</li>
<li>Mesafe kurallarına dikkat edilmeli,</li>
<li>Hasta kişilerle temastan kaçınılmalı ve</li>
<li>Kalabalık mekanlardan uzak durulması gerekmektedir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/bebekcocuk/saglik-bebekcocuk/ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2020 21:05:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara karşı önlem alın]]></category>
		<category><![CDATA[kış hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[üst solunum yolu hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=17690</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk çağı hastalıkları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) sıkça görülüyor. Kış aylarında belirgin bir artış gösteren, viral ya da bakteriyel kökenli olabilen bu hastalıkların tedavisinde, nedenin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Çünkü gereksiz antibiyotik kullanımı florayı baskılayarak; antibiyotik kaynaklı ishale, ileride daha dirençli enfeksiyonlara, alerjik ve otoimmün-romatolojik hastalıklara yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukluk çağı hastalıkları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) sıkça görülüyor. Kış aylarında belirgin bir artış gösteren, viral ya da bakteriyel kökenli olabilen bu hastalıkların tedavisinde, nedenin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Çünkü gereksiz antibiyotik kullanımı florayı baskılayarak; antibiyotik kaynaklı ishale, ileride daha dirençli enfeksiyonlara, alerjik ve otoimmün-romatolojik hastalıklara yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ahmet Yıldırım, çocuklarda görülen üst solunum yolu hastalıkları ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</strong></p>
<p><strong>Kalabalık ortamlar hasta edebilir<br />
</strong>Çocuklar yılda genellikle 3-8, erişkinler ise 2-5 kez soğuk algınlığı geçirebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının viral veya bakteriyel kaynaklı olup olmadıklarının ayrımının çok iyi yapılması gerekir. Kreş, okul ve 2 yaşa kadar olan süt çocukluğu dönemlerinde ÜSYE ile oldukça sık karşılaşılmaktadır. Okul-kreşe gitme, okul-kreşe giden kardeş varlığı, kalabalık ortamlarda çalışan ebeveynlerin olması gibi faktörler, hastalıkların bulaşması için risk yaratmaktadır. Hastalıklar havada asılı kalan damlacıklar, kirli ellerle direkt temas ya da temiz olmayan yüzeylere el teması ile bulaşmaktadır. Soğuk algınlığı, viral veya bakteriyel rinofarenjit, tonsilit, akut otitis media, akut rinosinüzit ve krup olmak üzere alt başlıklar altında incelenir.</p>
<p><strong>ÜSYE’de risk faktörleri ve risk gruplarına dikkat!<br />
*</strong> Kreş ve okul çocukları için özellikle kreşin ilk yılları,<br />
<strong>*</strong> İyi havalandırılmayan ortamlar, güneş ışınlarının az oluşu ve toplu yaşanılan alanlar; akciğer, kalp, bağışıklık sistemi, metabolik ve genetik hastalıklar ile obezite,<br />
<strong>*</strong> 5 yaşın altındaki özellikle 2 yaş öncesi çocuklar,<br />
<strong>*</strong> 19 yaşından genç olup uzun süreli aspirin kullanan kişiler,<br />
<strong>*</strong> Gebeler ve<br />
<strong>*</strong> 65 yaşın üzerindeki kişiler.</p>
<p><strong>Hangi hastalığa hangi tedavi?<br />
</strong>Viral veya bakteriyel rinofarenjit; soğuk algınlığı-nezle olarak bilinir ve hastalığın etkeni %95 oranında viraldir. Tedavisinde antibiyotiğin yeri büyük oranda yoktur. Hastada öksürük, ses kısıklığı ve burun akıntısı, göz iltihabı, kırıklık, halsizlik, iştahsızlık, hafif ateş, ağız içi aftlar, ishal görülebilir. Tonsillit ise bademcik enfeksiyonu olarak bilinir. Nedeni genellikle 2 yaş altı viral, 2 yaş üstü bakteriyeldir. 2 yaş altında tedavide antibiyotik kullanımı çoğu vakada gereksizdir. Orta kulak enfeksiyonlarında bakteriyel etkenler daha fazladır. %80 oranında bakterilerden kaynaklanan sinüzit, burun etrafı kemik içi hava boşluklarının enfeksiyonudur. Ses tellerinin iltihabı olan akut larenjit ise %95-100 oranında viraldir. Havlar tarzda öksürme, ateş ve iştahsızlık ile kendini gösterir. Otit, sinüzit ve 2 yaş üstü tonsilit dışında antibiyotik tedavisi genellikle gereksizdir. Tüm hastalıkların tedavisi ve olası komplikasyonları açısından çocuk hastalıkları uzman muayenesi önemlidir.</p>
<p><strong>ÜSYE’de doğru bilinen yanlışlar<br />
</strong>Hava akımına maruz kalmak ÜSYE’ye neden olmaz. ÜSYE mikrobik bir hastalıktır. Dış ortam ısısından daha çok havasız ortamda bulunmak bu hastalığa yol açar.</p>
<p>Yeşil veya koyu renkli burun akıntısı antibiyotik gerektirmez. Burun akıntıları hangi renkte olursa olsun genellikle viral enfeksiyonlarda daha sık karşılaşılır. Antibiyotik gerekliliği çok azdır.</p>
<p>Kalın giyinmek hastalığın engellenmesinde önemli bir yere sahip değildir. Vücut direncini düşürmeyecek şekilde, yaşanılan bölgenin iklimine uygun giyinmek yeterlidir. Kalın ve kat kat giyinmenin faydası yoktur.</p>
<p>ÜSYE’nin antibiyotikle tedavi edilmemesinin zatürreye yol açacağı kanısı yanlıştır.</p>
<p>Hasta olan kişilerle yakın temas halinde olmamak, hastalığın bulaşmasını engellemez. Mümkün oldukça havalandırılmış ortam sağlamak önemlidir. Çünkü hastalık hava yolu ile bulaşır.</p>
<p>Soğuk algınlığında ‘akciğerler üşütülmez’. Soğuk algınlığı, akciğerlerin bir hastalığı değildir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
