<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çalışan annelere öneriler &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/calisan-annelere-oneriler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jan 2019 18:08:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Annelik’te seçici geçirgenlik</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/annelikte-secici-gecirgenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 05:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİRİN YELMEN OKTAR]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan anne]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan annelere öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatıyla annelik]]></category>
		<category><![CDATA[şirin yelmen oktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=15187</guid>

					<description><![CDATA[Hazırlayan: Şirin Yelmen Oktar Bilgi obezitesi olduk, filtrelemeden her bilgiyi depoluyoruz. Son zamanlarda bilgi içinde kayboluyoruz. En iyi çocuk doktoru, en iyi market, çocuklar için en sağlıklı yiyecek, çocuk dostu oteller, çocuklara uygun restoranlar, çocuklu anneler için uygun tatil yerleri, en iyi makyaj malzemesi, en iyi parfüm….gibi onca bilginin içerisine kendimizi buluyoruz. Dağılıyoruz, savruluyoruz da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Hazırlayan: Şirin Yelmen Oktar</i></b></p>
<p><b><i>Bilgi obezitesi olduk, filtrelemeden her bilgiyi depoluyoruz.</i></b></p>
<p>Son zamanlarda bilgi içinde kayboluyoruz. En iyi çocuk doktoru, en iyi market, çocuklar için en sağlıklı yiyecek, çocuk dostu oteller, çocuklara uygun restoranlar, çocuklu anneler için uygun tatil yerleri, en iyi makyaj malzemesi, en iyi parfüm….gibi onca bilginin içerisine kendimizi buluyoruz. Dağılıyoruz, savruluyoruz da her bilgiyi de öğrenmeden yapamıyoruz? Ne olacak bu bizim bitmek bilmeyen öğrenme ve depolama halimiz…</p>
<p>Bir bilgisayar olduğumuzu hayal edelim. Her an yeni bir veri ekleniyor. Adı tanımlı sarı klasörler de var, bir köşede bulunsun diye adını not edip, masaüstüne attığımız dosyalar da… İhtiyaç olduğunda bulunsun diye atılan her dosya masa üstünde görünür olarak duruyor.</p>
<p>Çantada anahtarı bulamazken, metropollerde her gördüğümüz objeye, sese, kokuya maruz kalırken, sarı klasörünün içinde bir gün gerek olur diye bekleyen dosyalarımız da eklenince, hayat ağırlaşıyor.</p>
<p>Bir danışanım koçluk sonrası oğlumun hangi okula gittiğini, sordu. Söyledikten sonra merak edip çocuğunun yaşını sordum. Çocuğunun küçük olduğunu biliyordum. 2 yaşında, dedi. 2 yaşında ve yarın ilkokula gidecek gibi soruyordu. Bu kadar bilgiyi aceleyle öğrenme çabamız, sanki bir şeyler kaçıyormuş gibi her şeyi toparlayışımız ve ardından yorgun düşüşümüz…</p>
<p><b><i>Tüm bu bilgileri ne için öğreniyoruz? Hiç düşündünüz mü?</i></b></p>
<p><i><span class="Apple-converted-space"> </span>“En” olma çabası…</i></p>
<p>Son zamanlarda bize pompalanan “çocuk da yaparım kariyer de” cümlesindeki kariyerin altındaki başarı güdüsünü, hayatın her alanında gözlemliyorum. Çocuğum en iyi okula gitmeli, en iyi etkinliğe gitmeli, en iyi sinema filmine, gösterimdeki en popüler tiyatroya, en iyi oyunları oynayıp, en sağlıkları yemeli…</p>
<p>“En” hissetmenin bize sağladığı en önemli şey; iyi hissetme duygusu Suçlu tarafımızı bastırmanın en kolay hali… Benim çocuğum Türkiye’nin en ünlü doktoruna gidiyor, bizim bölgenin en iyi hastanesi, en iyi parkı… Bu konuşmalar, whatsapp gruplarında da geçiyor. Hatta<br />
birbirlerine soru sorarken anneler, “ en” soruları ile soruyorlar.</p>
<p>Arkadaşlar, doğum günü düzenleyeceğim en iyi yer neresi? En iyi park hangisi diye<span class="Apple-converted-space">  </span>soru vardı.</p>
<p><b><i>Söyleşilerde, yaptığım koçluklarda ve düzenlediğim seminerlerde; her alanda<span class="Apple-converted-space">  </span>“en “olabilme çabasına girmenin, bizim üzerimizde aşağıdaki etkileri yaratabileceğini gözlemledim:</i></b></p>
<p><strong><i>Kaygı; </i><span class="Apple-converted-space"> </span></strong></p>
<p>Yoğun kaygı yaşandığında düşünceler, kafa karışıklığına neden oluyor. İçinden çıkamadığımız çok bilinmeyenli bir denklem gibi anneliği zorlaştırıyoruz.</p>
<p><strong>Duyguların etkisi bedene yansıması;</strong></p>
<p>Bedenen yorgun, evde ruhen olmayan annelere dönüşüyoruz. Sonrasında da “bu hayat beni çok yoruyor” diyoruz.</p>
<p><strong><i>Gerçeklerimizi kabul etme güçlüğü;<span class="Apple-converted-space"> </span></i></strong></p>
<p>Kabul etmek zorlaştıkça, kendimizi yetersiz, değersiz, çaresiz, karamsar, hayal kırıklığına uğramış hissedebiliriz.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><strong><i>Duygularımızın etkisi;<span class="Apple-converted-space"> </span></i></strong></p>
<p>Gerçek ihtiyacımızın farkında olamayabiliriz. Tüm bunlardan kurtulabilmek için; her bilgiyi depolamak yerine, bizim ihtiyacımız olan bilgiyi depolamaya özen göstermeliyiz.</p>
<p><strong><i>İhtiyacımız olan bilgiyi nasıl bileceğiz?<span class="Apple-converted-space"> </span></i></strong></p>
<p>Bilmek istediğim şu an da neler var? Sorusunu sorun.</p>
<p>Tek referans veya çok referans yerine kabul edilebilir örneklem kişi sayısı seçin.</p>
<p>Bütçeniz, oturduğunuz yer, aile durumunuz, çocuğunuzun kişilik özellikleri gibi size ait gerçekler listesini belirleyin. Bu listeyi çıkartmak annelik zeminimizi oluşturmak gibidir. Bu zemine belirli dönem aralıklarla bakmalıyız. Örneğin iki yaş annelik zeminimizle, 18 yaş annelik zeminimiz aynı değildir. O zamanın ihtiyaçları farklıydı deriz ya hep</p>
<p>Her ihtiyaç kendi içinde, kendi yerinde ve kendi gerçekliğinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>İhtiyacımız olan bilgi besinini alabilmemiz için; öncelikle çok aldığımızı fark etmeliyiz. Bedensel, duygusal ve ruhsal ihtiyaçlar bize ipuçlarını veriyor. Ekstra almaya çalıştıkça, depolar doluyor, masa üstü taşımıyor, bellek allak bullak oluyor. Hasta olmadan, yeter artık demeden, berrak konuşmayı unutmadan eyleme geçebilmek için bilgi depolarınızı kontrol edin. Girdi çok, çıktı az ve atık da yoksa bu sistem sizi imha edebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışan annelere tavsiyeler</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/calisan-annelere-tavsiyeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2018 14:46:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan anneler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan annelere öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=14742</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik ve doğum sürecini sağlıklı mutlu bir şekilde geçirdiniz ve yavrunuzu kucağınıza aldınız. Ancak doğum izninizin sonuna geldiniz, işe geri dönmeniz gerekiyor. Pek çok annenin bu dönemde kendini suçlu hissettiğini, hem ülke ekonomisi hem evliliklerin sağlıklı sürmesi hem de bebeğin ve annenin ruh sağlığı için annenin çalışmasının önemli olduğunu söyleyen Liv Hospital Uzman Psikolog Emrah [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamilelik ve doğum sürecini sağlıklı mutlu bir şekilde geçirdiniz ve yavrunuzu kucağınıza aldınız. Ancak doğum izninizin sonuna geldiniz, işe geri dönmeniz gerekiyor. Pek çok annenin bu dönemde kendini suçlu hissettiğini, hem ülke ekonomisi hem evliliklerin sağlıklı sürmesi hem de bebeğin ve annenin ruh sağlığı için annenin çalışmasının önemli olduğunu söyleyen</strong> <strong>Liv Hospital Uzman Psikolog Emrah Polat işe geri yeni annelere önerilerde bulundu. </strong></p>
<p><strong>En büyük bağ &#8220;güven ortamı&#8221; </strong></p>
<p>Anne ile bebeği arasında ilişki ilk olarak anne rahminden başlar. İlk duyduğu ses annesinin kalp sesidir. İlk gördüğü yer yine burasıdır ve doğal olarak burası bebek açısından en güvenli ortamdır. İlk dokunduğu yer de yine annesinin karnıdır. Bebek, varoluşunun temelinin ve tek gerçekliğinin annesi olduğu bilinciyle dünyaya gelir. Dünyaya geldikten sonraki günlerde annesinin kucağında sakinleşmesinin sebebi şüphesiz ki, tanıdığı bu yegane ortamı tekrar yaşayabiliyor olmasının verdiği rahatlıktır. Hamilelik ve doğumda kurulan bu güven bağı yaşam boyu çocuğa ve anneye eşlik edecektir. Dokunarak veya konuşarak iletişim doğru kurulduğunda bebek sevildiğini, istendiğini ve kendisine değer verildiğini anlar, güven hissi pekişir. Güvende olma algısı çocuğun fiziksel ve sosyal dünyayı keşfine yardımcı olur. Güvende olduğunu bilen çocuk kendine de güvenli olur, kendini değerli görür ve bebekliğinden itibaren hayat yolunda sağlam adımlarla ilerleyen bir birey olarak yetişir. Bu gelişim döngüsü içinde zaman zaman kısa vadeli ayrılıklar da olacaktır. Bu kısa ayrılıkların başında da annenin işe dönme zamanı sürecidir.</p>
<p><strong>Peki anne ne yapsın? </strong></p>
<p>Hem ülke ekonomisi hem evliliklerin sağlıklı sürmesi hem de bebeğin ve annenin ruh sağlığı için annenin çalışması önemlidir. Anne çalışmadığı zaman, hele işini çocuk için bıraktığı zaman bağımlı, ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuk büyütme riski artar. Çocuk dışında bir işi kalmayınca, tek uğraşı çocuk olabilir. Bu durumda anne çocuktan da aynı şeyleri bekleyerek, kimseyle paylaşamaz. Bu paylaşamamazlık baba, aile büyükleri, arkadaşlar, okul olarak genişler. Sonuçta annenin yanından ayıramadığı, bundan şikayet etse de aslında bir anlamda mutlu olduğu bir anne-çocuk ilişkisi başlar. Çocuğa, eğitimine, ilişkilerine zarar vermeye başlayana kadar çoğu kez fark edilmez. Çocuklar bencildir. Bu çocukluk dönemine ilişkin bir özelliktir. Bu nedenle isteklerinin hemen olmasını isterler. Onları dengelemek, sınırları koymak erişkinlerin görevidir. Erişkinlerin bu konudaki zayıflıklarını fark ettiklerinde ise sınırları zorlarlar. Çocukların annelerine ihtiyaçları vardır ama bu süre en azından birçok açıdan tüm ömrü kapsamaz.</p>
<ul>
<li>Onunla birlikte olduğu zamanları gerçekten ona ayırmak, “Ben işe gidiyorum, çalışmak zorundayım. Ancak akşam olunca geleceğim ve seninle güzel güzel oynayacağız” diyerek ayrılmalı ve akşam geldiğinde, gerçekten verdiği sözü tutarak onunla kaliteli vakit geçirmelidir.</li>
<li>Anne, çocuk ağladıkça geri dönüp onunla birlikte ağlayacak olursa, elbette çocuk da ağlamaya devam eder ve ayrılık daha da zorlaşır.</li>
<li>Anne çocuğunu dinlemelidir.</li>
<li>Bazı anneler evden kaçar gibi gizlice çocuğu bırakıp kaçarlar. Annenin geri gelmeyeceğini düşünen çocuk kaygılanabilir.</li>
</ul>
<p>Anne, çocuk ağladıkça geri dönüp onunla birlikte ağlayacak olursa, elbette çocuk da ağlamaya devam eder.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suçluluk Üçgeni &#8211; Şirin Yelmen Oktar</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/sucluluk-ucgeni-sirin-yelmen-oktar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2018 05:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[çalırşırken çocuğuma nasıl vakit ayırabilirisiniz]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan anne]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan annelere öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[şirin yelmen oktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=14449</guid>

					<description><![CDATA[Çalışan anneler neden bu kadar sever suçluluk duymayı? Aslında sadece çalışan anneler mi, tüm annelerin içerisinde vardır yara, bazı durumlarda çok kanar. Bazı durumlarda kabuk bağlar kendini tam olarak göstermez. Yaramız kaşınmadan kanatır bazen. Çalışan annelerin yaraları kanırtma becerisi çok daha yoğun ve vurucudur. Nedendir bir türlü yetemeyişimiz, yetinemeyişimiz? Beklentilerimiz ve gerçekleştirdiklerimiz, mevcutlar ve olmasını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışan anneler neden bu kadar sever suçluluk duymayı? Aslında sadece çalışan anneler mi, tüm annelerin içerisinde vardır yara, bazı durumlarda çok kanar. Bazı durumlarda kabuk bağlar kendini tam olarak göstermez. Yaramız kaşınmadan kanatır bazen. Çalışan annelerin yaraları kanırtma becerisi çok daha yoğun ve vurucudur.<br />
Nedendir bir türlü yetemeyişimiz, yetinemeyişimiz? Beklentilerimiz ve gerçekleştirdiklerimiz, mevcutlar ve olmasını arzu ettiklerimiz arasında kapanmayan bir mesafe oluşur, dipsiz bir kuyu açılır. Bundandır iki de bir boşluğa düşmemiz…<br />
Boşluğa düştüğümüzü de kabul etmez, bahaneleri sıralarız. Kendi sorumluluğumuzu almak yerine sorumluluğu başkasına yıkarız. Yaptığım koçluklarda, düzenlediğim seminerlerde bazı cümle kalıplarını duyuyorum. Özellikle duyduğum cümleler aşağıda yer alıyor. Tüm cümleleri okuyun ve en çok söylediğiniz cümleleri işaretleyin.</p>
<p>• Annelikte iyi değilim.<br />
• Bu aralar çalışan annelik rolümden istifa etmek istiyorum.<br />
• Bu iş yerinde çalışan annelere çok önem vermiyorlar.<br />
• Büyük şehirlerde çalışan anne olmak çok zor!<br />
• Zamanı yönetme konusunda iyi bir anne değilim.<br />
• Bu ülkede çalışan anne olmak çok zor!<br />
• Ne işte ne evde istediğim hayatı yaşayamıyorum.<br />
• Zorluklar içinde doğmuşum, zorlanmadan bir iş mi olur?<br />
• Çalışan anne olmak çok kötü bir şey, bir daha dünyaya gelsem çalışmam.</p>
<p>İşaretlediğiniz cümlelerin üzerinizdeki etkisi nedir? Bu düşünce duygusal olarak sizi nasıl etkiliyor? Kimileri öfkeleniyor, kimileri içine kapanıyor, kimileri ise kader diyor. Kimileri de geçecek zamanı var diyor.</p>
<p>Zamanın zamana sorumluluğu var. Gelecekteki isteklerimiz için bugünden küçük adımlarla ne yapabiliriz? Örneğin; geçenlerde bir danışanım çocuğunu diş hekimine götürecekti. “Kızım haftaya diş ameliyatı olacak, o kadar çok suçlu hissediyorum ki kendimi” dedi. Nedenini sorduğumda cevabı çok düşündürücü! ”Ben çikolata yemesine müsaade ettiğim için, dişleri çürüdü. Ben müsaade etmeseydim, dişçiye gitmezdik.&#8221; Bu rolde anne; anneliğini suçluyor. Çocuğundan doğan her hastalığın ya da problemin kaynağı olarak kendini eksik ve yetersiz hissediyor. Bu yetersizlik duygusu daha çok kendini feda etmesine ve bazı şeylere evet demesine sebep oluyor. Bu da başka bir yetememe duygusunu beraberinde getiriyor.<br />
Örnekteki anne bu düşünceyi zihninden geçirdiği zaman, anne olarak neler yapılabileceğine baksa ne hissederdi?</p>
<p>Çocuğumu çikolata yeme konusunda uyardım, cezalandırdım. Buna rağmen çocuğum çikolata yemekten vazgeçmedi ve bu sonucu yaşıyoruz da diyebilirdi.<br />
Kendimizi suçlayan da biziz, suçluyu arayan da. Oysa bu işin zehri nasıl biz isek panzehri de biziz.</p>
<p>Her çalışan anne çocuklarına dair inançlarının sonuçlarını kendi hayatında yaşar. Bırakalım haklarını” kullansınlar! Bu hakkın kendi yaşamındaki yansımasını görsünler ki onlar da suçu başkalarında aramasınlar, kendilerini eksik hissetmesinler. Hata yapma lüksü bizi yetersiz değil, yeterli kılar.</p>
<p>Hata yaptıkça kendimize ev ödevi çıkartmalıyız. Günlük davranış değişiklikleri ile annelik rolümüze yeni bir yaklaşım getirebiliriz. Bunun için tek yapmanız gereken, kendi düşünce kalıplarımızı gözden geçirmek.</p>
<p>Suçluluk üçgeni içinde kaybolduğunu söyleyen, benim kitabımı alıp bana bir türlü kurtulamıyorum bu histen diyen sevgili okurlarım; Senin birinci işin kendi duygu durumunu geliştirmektir. Çocuklarının davranışlarındaki suçluyu aramayı bırak, suçlu olup eksiklik düşüncesini unut ve kendi duygularının en iyi versiyonuna yoğunlaş. Annelikle ilgili duygularını fark ettikçe, önce kendine yetebilecek, yetemediğin yerde yetemiyorum diyebilecek, kendinin en huzurlu, mutlu halini keşfedebileceksin.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
