<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ayrılık korkusu &#8211; Parents Dergisi</title>
	<atom:link href="https://parentsdergisi.com/tag/ayrilik-korkusu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parentsdergisi.com</link>
	<description>Sağlıklı çocuklar, mutlu aileler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2020 13:51:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Boşanma kararı hanginiz için zor?</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/annelik/deeee/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2020 21:05:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNELİK]]></category>
		<category><![CDATA[BABA]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba olamamak]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık süreci]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma nasıl anlatılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sürecinde çocuklar ne düşünür]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmadan çocuklar nasıl etkilenir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn ilişkisi nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.parentsdergisi.com/?p=17249</guid>

					<description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, huzursuz bir evliliğin ilişkileri yıprattığının, çocuk için sürdürülen bir evliliğin aile bireylerine zarar verdiğinin altını çiziyor. Çocuğun ruhsal gelişimi açısından faydadan çok zarar verici Çocuklar için boşanma kararı almamak faydadan çok zarar getirir. Tabi ki çocuklar için en sağlıklı olan anne-babası ile bir arada olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, huzursuz bir evliliğin ilişkileri yıprattığının, çocuk için sürdürülen bir evliliğin aile bireylerine zarar verdiğinin altını çiziyor.</strong></p>
<p><strong>Çocuğun ruhsal gelişimi açısından faydadan çok zarar verici</strong><br />
Çocuklar için boşanma kararı almamak faydadan çok zarar getirir. Tabi ki çocuklar için en sağlıklı olan anne-babası ile bir arada olduğu bir aile ortamıdır ama sadece fiziksel olarak bir arada olmak yetmez, bu ortamın huzurlu da olması gerekir. <strong>Eğer eşler arasında bozuk bir ilişki varsa, iletişim yoksa aile hayatı sağlıklı yürüyemez.</strong> İnsan yaşamı çok dinamik bir süreç. Günlük yaşam pek çok konuda karar almayı, birlikte harekete geçmeyi ve bu da sıkı bir iletişimi gerektirir. Bu iletişim kurulamadığında gündelik basit sorunlar bile çözümsüz kalır. Sorunların çözümsüz kalması ve ihtiyaçların karşılanmaması bir yana, aile ortamı huzursuz ve gergin hale gelir, evlilik ve aile işlevselliğini kaybeder. Böyle bir ortam çocuğun ruhsal gelişimi açısından faydadan çok zarar verici olabiliyor.</p>
<p><strong>Küçük sorunlar bile büyüyüp çözümsüz hale gelir</strong><br />
Çocuklar için boşanmama kararı almanın doğru bir davranış değil. Aslında bitmesi gerekirken sadece çocuk için sürdürülen bir evlilik, çocuğa faydadan çok zarar verecektir. Sürekli gergin, stresli bir ortama maruz kalmak çocuk olsun, yetişkin olsun insan için fiziksel ve ruhsal sağlığı bozucu bir durumdur, başta depresyon olmak üzere çeşitli hastalıklara zemin oluşturur. <strong>Eşlerin anne-babalık görevlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmeleri için öncelikle kendilerinin ruhsal açıdan dengede olmaları gerekir.</strong> <strong>Kopuk bir evliliği sırf çocuklar için sürdürmek çok zor ve yıpratıcıdır.</strong> Eğer eşler arasındaki ilişkide sevgi, saygı, güven, bağlılık kalmadıysa fiziksel ve hukuki olarak ayrılmasalar da zaten duygusal olarak ayrılma gerçekleşmiş demektir. Sevgi, yakınlık, bağlılık duygularının olmadığı bir ortamda küçük sorunlar bile büyüyüp çözümsüz hale gelir, süreğen bir gerginlik yaşanır ve bir yerde dayanma gücünü tüketip ruhsal ya da fiziksel hastalıklara yol açar.</p>
<p><strong>Evliliğin sürmesi-sürmemesi kararının sorumluluğu da ebeveynlerin kendisine aittir</strong><br />
Ebeveyn olmak sorumluluk almayı ve gerektiğinde çocuğun ihtiyaçlarını önde tutarak özverili olmayı gerektiren bir roldür ancak evliliğin sürmesi-sürmemesi kararının sorumluluğu da ebeveynlerin kendisine aittir, hiç bir şekilde çocuklara yüklenmemelidir. <strong>Çocuk evliliğin sürmesini ve ne koşulda olursa olsun anne-babasını bir arada görmek isteyebilir, ayrılacak olmalarından üzüntü duyması da doğaldır.</strong> Çocuk yaşı ile orantılı olarak yeterli mantıksal ve duygusal olgunluğa sahip olmayabilir, kendisi için neyin sağlıksız olup olmadığını ayırt etmesi ve geleceği için doğru seçimler yapması ondan beklenemez, beklenmemelidir. Sağlıksız bir gidişat varsa bunu görüp sona erdirmek ebeveynin sorumluluğudur.</p>
<p><strong>Çocuklar üstesinden gelebilir</strong><br />
Boşanmış olan çiftlerin çocukları da mutlu bir yaşam sürebilirler. Ebeveynlerinin boşanması hemen her çocuk için olumsuz, istenmeyen bir durum olsa da mutlaka her çocukta derin yaralar açacağı, çocuğun bundan sonra hiç mutlu olmayacağı anlamına gelmez. <strong>Çocukların boşanmadan nasıl etkileneceği tamamen anne babanın bu süreci nasıl yönettiği; kendilerinin boşanma sonrasında en kısa sürede yaşamlarını düzene koymaları ve ruhsal dengelerini sürdürebilmeleri ile ilgilidir.</strong> Çocuklar anne-babayı model alır, onların duygularından da etkilenirler. Boşanma sonrasında annesi ya da babası üzgün, dağılmış, kaygılı, hayal kırıklığı, yalnızlık duygusu, kızgınlık, öfke gibi olumsuz duygular içerisindeyse <strong>bu çocuk için mutsuzluk kaynağı olacaktır.</strong> Anne ya da babasını üzgün, mutsuz gören bir çocuk durumun üzülecek bir şey olduğunu düşünür ve kendisi de böyle hisseder. Onların yeni yaşam biçimine uyum sağladığını ve duygusal olarak dengede olduğunu gördüğünde ise başlangıçta üzülse bile o da anne-babasını model alarak olumsuz duyguların üstesinden gelecektir.</p>
<p><strong>Arada bırakılmamalı</strong><br />
Çocuk her iki ebeveyniyle de bağını sürdürebilmeye ihtiyaç duyar. Çocuk anne-babanın arasında kalmamalı ya da birinden birini tercih etme durumunda bırakılmamalıdır. Eğer anne baba birbirine düşmanca tutum içinde değilse, çocukları için gerekli olacak düzeyde iletişimi kurabiliyorlarsa çocuk ayrılıktan daha az etkilenecektir.</p>
<p><strong>Öncelikle kendinizi duygusal açıdan hazırlayın</strong><br />
Boşanmayı düşünen çift olarak çocuğunuza duygusal destek verebilmeniz için öncelikle kendinizi duygusal açıdan güçlü kılmalı, psikolojik olarak bu sürece hazır olmalısınız. <strong>Boşanma taraflar arasında iletişimi gerektirir. </strong>Eğer eşler arasında iletişim yoksa yoğun çatışmalar yaşanıyorsa, boşanma da zahmetli olacaktır. Çünkü pek çok konuda karar alma ve düzenleme yapılması gerekir. <strong>Evleri ayırmak, eşya ve birikimlerin paylaşımı, çocukların velayeti, boşanma sonrasında kim nerede yaşayacak, çocuklarla görüşme şekli, sıklığı gibi pek çok konuşulup uzlaşılması gereken konu vardır.</strong> Eğer aralarındaki iletişim ya da bireysel olarak psikolojik durumları bunu kaldırabilecek durumda değilse bir uzman yardımı almakta fayda olacaktır. Gerekirse bireysel olarak psikolojik destek almaları, sağlayabiliyorlarsa birlikte boşanmaya yönelik olarak ilişki, iletişim danışmanına başvurmaları hem kendileri, hem çocukların psikolojik durumu için destek sağlar, boşanma sırasındaki güçlükleri daha kolay çözerler ve sonrasında yeni yaşam biçimine uyum süreci daha kolay olur.</p>
<p><strong>İkinci evlilikte iki hatalı tutum var</strong><br />
Ebeveynlerden birinin ikinci evliliğini gerçekleştirmesi durumunda, iki hatalı tutum gözlemleniyor:<br />
• Çocuk anne ya da babasını başka biri ile paylaşmakta zorlanabilir, üvey anne/babayı kabullenip ilişki kurmayı öz anne/babası ile bağının kopması gibi görebilir ya da anne/babasının böyle algılayıp kendisine güceneceği gibi kaygılar yaşayabilir.<br />
• Genel olarak iki hatalı tutum oluyor, ya kabullenilmesi için çok acele edilip baskı yapılıyor ya da aman çocuk üzülmesin diye fazla hassas davranılıyor.</p>
<p><strong>İki türlü de hem çocuk için hem de üvey anne/baba rolündeki yetişkin için zorlayıcı oluyor ve ilişki doğal bir şekilde gelişemeyip tıkanıklık doğuyor</strong><br />
Çocuğa bu yeni durumu kabullenmesi için zaman tanımak, baskı yapmamak gerekir. Özel bir ihtimam göstermek, üzülmesin diye fazla üstüne düşüp tavizkar davranmak da hatalı bir tutumdur, böyle bir yaklaşım çocuğa tam tersine ortada üzülecek bir durum var mesajı verip kabullenmesini zorlaştırır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korkma yavrum: Çocukları korkutan durumlar ve çözümleri</title>
		<link>https://parentsdergisi.com/anne/korkma-yavrum-cocuklari-korkutan-durumlar-ve-cozumleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 12:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANNE]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK / ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk korkuları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar neden korkar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda hayalet korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet korkusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.parentsdergisi.com/?p=12071</guid>

					<description><![CDATA[Çocuk kalbi işte… Doğruyu yanlışı ayırt edemeyebiliyor. Küçücük kalbine türlü korkular sığdırıp bir de bunlar için endişeleniyor. Sizin çocuğunuzda var mı böyle korkular bilemiyoruz ancak olası bir durumda kulağınızda bulunsun diye sizinle paylaşmak istedik. Çocukları ürküten şeyler ve çözümlerini sizin için araştırdık. 1- Ayrılık korkusu Çocukların korktuğu şeylerden biri onu bırakmanız. Siz evden çıkınca bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuk kalbi</strong> işte… Doğruyu yanlışı ayırt edemeyebiliyor. Küçücük kalbine türlü korkular sığdırıp bir de bunlar için endişeleniyor. Sizin çocuğunuzda var mı böyle korkular bilemiyoruz ancak olası bir durumda kulağınızda bulunsun diye sizinle <strong>paylaş</strong>mak istedik. <strong>Çocukları ürküten şeyler</strong> ve çözümlerini sizin için araştırdık.</p>
<p><strong>1- Ayrılık korkusu</strong></p>
<p><strong>Çocukların korktuğu şeyler</strong>den biri onu bırakmanız. Siz evden çıkınca bu kadar ağlamasının sebebi, onu bırakacağınız ve bir daha asla geri dönmeyeceğinizi düşünüyor olması. Bunu önlemek için evden çıkarken vedalaşmanızı mümkün olduğunca kısa yapın. Uzun süre sarılmalar, öpmeler, vedalaşmalar çocuğunuzun bir daha dönmeyeceğinizi düşünmesine neden olabilir. Onu ikna etmenin en <strong>kolay</strong> yolu, ayrılık sürecini kısa tutmak ve akşam görüşeceğinizi ona basit cümlelerle izah etmek olabilir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12073" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/çocuklarda-korku.jpg" alt="" width="500" height="334" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/çocuklarda-korku.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/çocuklarda-korku-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>2- Tuvalet korkusu</strong></p>
<p><strong>Yeni yürümeye başlamış çocukların korkuları</strong>ndan biri; tuvalete düşme korkusu. <strong>Klozet</strong>e oturduklarında sanki içine düşeceklermiş gibi bir korku. Her ne kadar ikna etseniz de o korku minik yüreklerine bir kere girdi mi geçmesi zaman alıyor. Peki bu durumda ne yapılmalı? Birkaç kez ona sifon çektirmeyi denetebilirsiniz örneğin. Bu esnada tuvaletin ‘içine düşülecek bir şey olmadığı’nı anlatabilir ve hatta eğlenceli paylaşımlarla bu korkusunu yenmesine yardımcı olabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12074" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/tuvalet.jpg" alt="" width="500" height="375" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/tuvalet.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/tuvalet-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>3- Hayalet korkusu</strong></p>
<p>Çocukların <strong>hayalgücü</strong>nün değme <strong>senaryo</strong>lara taş çıkardığını söylememize gerek yok sanırız. Hal böyle olunca rüzgarın uçuşturduğu perde bile bir <strong>korku filmi</strong> sebebi. <strong>Çocuklarda hayalet korkusunu yenmek için</strong> şöyle bir yöntem deneyebilirsiniz. <strong>Kağıttan maskeler</strong> yapın. Bu maskelere surat çizin ancak bu surat daima sevimli ve güleryüzlü olsun. Onunla maskecilik oynayabilir ve hayalet diye bir şeyin olmadığını sevimli ve eğlenceli bir yol ile anlatabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12075" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/hayalet.jpg" alt="" width="500" height="334" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/hayalet.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/hayalet-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>4- Yabancı korkusu</strong></p>
<p>İlk kez karşılaştıkları insana karşı korku dolu gözlerle bakabilirler, kendi <strong>güvenli alan</strong>larından çıkabilir ve yabancı insanlara karşı kocaman bir kalkan oluşturabilirler. Hemen kaynaşmasını beklemeyin, ona zaman verin. Tanıştırmak istediğiniz kişi ile onu bizzat kendiniz tanıştırın, dost olduğunu güzel cümleler ile anlatın. Pat diye kucaklamak yerine nazik ve temkinli hareketlerle tanıştırın. Isınma süresini hızlandırabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12076" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/korku.jpg" alt="" width="500" height="334" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/korku.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/korku-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>5- Karanlık korkusu</strong></p>
<p>Hemen hemen her çocuk karanlıkta kalmaktan korkar. Bu artık aşikar. Bunu yenmek zaman alacaktır ancak ışığın nereden açılıp kapandığını bilmesi belki daha güvende hissetmesine neden olabilir. Tavana yapıştıracağınız <strong>fosforlu sticker</strong>’lar da belki o karanlığın derin sessizliğini bozabilir ve <strong>dikkat</strong>ini dağıtabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12077" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/uyku.jpg" alt="" width="500" height="344" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/uyku.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/uyku-300x206.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>6- İğne korkusu</strong></p>
<p>Pek çoğumuz çocuğumuza iğneyi tarif ederken ‘hiç acımayacak, sinek ısırığı gibi’ benzeri tabirler kullanıyoruz. <strong>Sinek ısırığı</strong> bekleyen çocuk da birden daha farklı bir acı hissedince haliyle çığlık kıyamet gidiyor. Bunu önlemek için sinek ısırığı gibi benzetmeler yerine, o iğnenin neden yapıldığını anlatabilirsiniz. İyileşmesi için yapıldığını, kendini daha iyi hissedeceğini ve sonrasında daha rahat oynayabileceğini ona anlatmayı deneyebilirsiniz. <strong>Korku</strong> tamamen gitmese de önemli ölçüde hafifleyecektir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12078" src="http://www.parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/iğne-korkusu.jpg" alt="" width="500" height="334" srcset="https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/iğne-korkusu.jpg 500w, https://parentsdergisi.com/wp-content/uploads/2017/11/iğne-korkusu-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
