- Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
- Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
- Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
- Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
- Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
- Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
- Polenler yükseldi, çocuklarda şikayetler arttı, ancak…
- Yaşam tarzı değişiklikleri sperm kalitesini artırabiliyor
- Doğumdan sonra adet gecikmesi normal mi?
- Yumurta dondurmayı düşünüyorsanız…
Üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat
Çocukluk çağı hastalıkları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) sıkça görülüyor. Kış aylarında belirgin bir artış gösteren, viral ya da bakteriyel kökenli olabilen bu hastalıkların tedavisinde, nedenin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Çünkü gereksiz antibiyotik kullanımı florayı baskılayarak; antibiyotik kaynaklı ishale, ileride daha dirençli enfeksiyonlara, alerjik ve otoimmün-romatolojik hastalıklara yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ahmet Yıldırım, çocuklarda görülen üst solunum yolu hastalıkları ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Kalabalık ortamlar hasta edebilir
Çocuklar yılda genellikle 3-8, erişkinler ise 2-5 kez soğuk algınlığı geçirebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının viral veya bakteriyel kaynaklı olup olmadıklarının ayrımının çok iyi yapılması gerekir. Kreş, okul ve 2 yaşa kadar olan süt çocukluğu dönemlerinde ÜSYE ile oldukça sık karşılaşılmaktadır. Okul-kreşe gitme, okul-kreşe giden kardeş varlığı, kalabalık ortamlarda çalışan ebeveynlerin olması gibi faktörler, hastalıkların bulaşması için risk yaratmaktadır. Hastalıklar havada asılı kalan damlacıklar, kirli ellerle direkt temas ya da temiz olmayan yüzeylere el teması ile bulaşmaktadır. Soğuk algınlığı, viral veya bakteriyel rinofarenjit, tonsilit, akut otitis media, akut rinosinüzit ve krup olmak üzere alt başlıklar altında incelenir.
ÜSYE’de risk faktörleri ve risk gruplarına dikkat!
* Kreş ve okul çocukları için özellikle kreşin ilk yılları,
* İyi havalandırılmayan ortamlar, güneş ışınlarının az oluşu ve toplu yaşanılan alanlar; akciğer, kalp, bağışıklık sistemi, metabolik ve genetik hastalıklar ile obezite,
* 5 yaşın altındaki özellikle 2 yaş öncesi çocuklar,
* 19 yaşından genç olup uzun süreli aspirin kullanan kişiler,
* Gebeler ve
* 65 yaşın üzerindeki kişiler.
Hangi hastalığa hangi tedavi?
Viral veya bakteriyel rinofarenjit; soğuk algınlığı-nezle olarak bilinir ve hastalığın etkeni %95 oranında viraldir. Tedavisinde antibiyotiğin yeri büyük oranda yoktur. Hastada öksürük, ses kısıklığı ve burun akıntısı, göz iltihabı, kırıklık, halsizlik, iştahsızlık, hafif ateş, ağız içi aftlar, ishal görülebilir. Tonsillit ise bademcik enfeksiyonu olarak bilinir. Nedeni genellikle 2 yaş altı viral, 2 yaş üstü bakteriyeldir. 2 yaş altında tedavide antibiyotik kullanımı çoğu vakada gereksizdir. Orta kulak enfeksiyonlarında bakteriyel etkenler daha fazladır. %80 oranında bakterilerden kaynaklanan sinüzit, burun etrafı kemik içi hava boşluklarının enfeksiyonudur. Ses tellerinin iltihabı olan akut larenjit ise %95-100 oranında viraldir. Havlar tarzda öksürme, ateş ve iştahsızlık ile kendini gösterir. Otit, sinüzit ve 2 yaş üstü tonsilit dışında antibiyotik tedavisi genellikle gereksizdir. Tüm hastalıkların tedavisi ve olası komplikasyonları açısından çocuk hastalıkları uzman muayenesi önemlidir.
ÜSYE’de doğru bilinen yanlışlar
Hava akımına maruz kalmak ÜSYE’ye neden olmaz. ÜSYE mikrobik bir hastalıktır. Dış ortam ısısından daha çok havasız ortamda bulunmak bu hastalığa yol açar.
Yeşil veya koyu renkli burun akıntısı antibiyotik gerektirmez. Burun akıntıları hangi renkte olursa olsun genellikle viral enfeksiyonlarda daha sık karşılaşılır. Antibiyotik gerekliliği çok azdır.
Kalın giyinmek hastalığın engellenmesinde önemli bir yere sahip değildir. Vücut direncini düşürmeyecek şekilde, yaşanılan bölgenin iklimine uygun giyinmek yeterlidir. Kalın ve kat kat giyinmenin faydası yoktur.
ÜSYE’nin antibiyotikle tedavi edilmemesinin zatürreye yol açacağı kanısı yanlıştır.
Hasta olan kişilerle yakın temas halinde olmamak, hastalığın bulaşmasını engellemez. Mümkün oldukça havalandırılmış ortam sağlamak önemlidir. Çünkü hastalık hava yolu ile bulaşır.
Soğuk algınlığında ‘akciğerler üşütülmez’. Soğuk algınlığı, akciğerlerin bir hastalığı değildir.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Bebeklerin gece beslenmesi çürük riskini artırıyor
Toplumda “Biberon Çürüğü” olarak da bilinen erken çocukluk çağı çürükleri...
- Eklendi Mayıs 31, 2026
- 0
-
Sağlıklı bir bayram için altın değerinde 5 öneri
Paylaşmanın, birlikteliğin, kültürel mirasımızın en güzel anılarından biri olan bayramları...
- Eklendi Mayıs 21, 2026
- 0
-
Kalp hastalıkları yaygınlaşıyor
Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor....
- Eklendi Mayıs 12, 2026
- 0
-
Dolgu çağı bitiyor mu?
Medikal estetik uygulamalar son yıllarda özellikle dolgu işlemleri etrafında yoğunlaşan...
- Eklendi Mayıs 1, 2026
- 0
-
Gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizm
Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki...
- Eklendi Nisan 26, 2026
- 0
-
Doğum sonrası ruh sağlığında kritik rol üstleniyorlar
Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, gebelik mesleğinin tarihsel...
- Eklendi Nisan 24, 2026
- 0
-
Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi
Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen...
- Eklendi Nisan 16, 2026
- 0







0 yorum