- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Sınavın algılanış biçimi çocukta kaygı sebebi
Sınav tarihlerinde de değişikliğe sebep olan Koronavirüs, bununla birlikte çocuklarda ve gençlerde kaygıya da yol açtı. İşte bu yüzden olması gerekenden daha fazla stres içinde olan çocuğunuza bu dönemde olumlu cümleler kurmaya daha fazla özen gösterin. Kaygının çözümünde ipuçları veren Liv Hospital Ulus Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş’ın öneri ve uyarılarına kulak verin.
Kaygı nedir?
Kaygı; kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel aşırı uyarılmışlık halidir.
Peki sınav kaygısı?
Sınav kaygısı ise bu aşırı uyarılmışlık halinin sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra yaşanmasıdır.
Burda kaygıya yol açan sebep nedir?
Sınav kaygısında sınavın kendisi strese yol açmaz, sınavın kişi tarafından algılanış biçimi kaygıya neden olur. Bu nedenledir ki bazı öğrenciler sınavlarda çok rahat ve başarılıdır, bazıları ise kaygılı ve başarısız olur. Karşılaştıkları olayları felaketleştirme ya da abartma eğiliminde olan çocuk ve ergenlerde, endişe duyulan bir durumun korkunç olacağı ve felaketle sonuçlanacağı yönündeki mantıkdışı bir inanç, genellikle kaygıya eşlik etmektedir. Sınavın tehlike yaratan bir durum olarak düşünülmesi kaygıya neden olur. Zihnin sürekli sınav anı ve sınav sonrası olacaklarla (hayal kırıklığı gibi) meşgul edilmesi ve bu konuda endişe duyulması, sınav kaygısının yaşanmasına yol açar.
Neden sınav kaygısı yaşarlar?
- Mükemmeliyetçi kişilik yapısı
- Yüksek beklenti düzeyi
- Kötü çalışma alışkanlığı
- Görev ve sorumlulukları erteleme
- Başarısız olma ve değerlendirilme korkusu
- Yorgunluk, uykusuzluk ve yanlış beslenme
- Her durumu felaketmiş gibi algılama
Sınav kaygısının çözümünde ebeveynlere öneriler
- Anne ve babanın kendi beklentileri ile çocuğun kapasitesi-sınırları arasında gerçekçi bir denge kurulmalıdır.
- Anne ve babalar çocuğun çalışma isteğini arttırmak niyetiyle “Bu kadar çalışmayla kazanamazsın”, Az bir zaman kaldı, bizi mahcup etme” gibi kaygıyı arttırıcı yaklaşımlardan kaçınmalıdır.
- Çocuk sınav hakkında konuştuğunda çocuk yorumsuz; fakat anlayarak, empati göstererek dinlenmelidir. Böylece gerçek duygularını anlanmış olur. Bu konuşmalarda çocuğun başarısıyla ve başarısızlığıyla anne ve baba tarafından kabul edildiği hissettirilmelidir.
- Sürekli “Çalış, çalışmıyorsun!” demek yerine, “Nasıl gidiyor? Neler yaptın? Birlikte göz gezdirelim ister misin? Bizden istediğin bir şey var mı?” şeklindeki bir yaklaşım benimsenmelidir. Çok uyarıcı, çok yönlendirici, nasihat edici tutumlar çocuğun kaygı düzeyini artırır. Yine çok koruyucu kollayıcı tutumlardan kaçınılmalı, çocuğun yaşına uygun girişimselliği desteklenmelidir.
- Olumlu geri bildirimlerin ön planda olduğu bir yaklaşım çok önemlidir.
- Çocuk “Onlar başarılı sen başarısızsın, onlar iyi sen değilsin” gibi çevresiyle, arkadaşlarıyla ya da kardeşleriyle kıyaslanmamalıdır.
- Çocuk anne ve baba tarafından yaşına ve kişisel özelliklerine göre yeterince iyi tanınmalıdır.
- Hoşlandığı faaliyetleri yapması sağlanmalıdır.
- Çocuğa sınavın sadece bir fırsat olduğu, yaşamda başka fırsatların da olduğu anlatılmalıdır.
- Huzurlu bir aile ortam sunulmalıdır.
- Anne ve baba tarafından çocuğa zaman ayrılmalıdır.
- Göstermiş olduğu çaba takdir edilmelidir.
- “Sonuç ne olursa olsun senin yanındayız” mesajı verilmelidir.
Günlük yaşamı ne kadar etkilediği önemli
Öncelikle çocuk ve gençlerde sınav kaygısının çocuğun akademik becerilerini ve günlük yaşamını ne kadar etkilediği değerlendirilir. Yine kaygının ruhsal sorunların bir sonucu olup olmadığı (dikkat sorunları, hareketlilik, dürtüsellik, öğrenme sorunları gibi) ya da kaygı nedeniyle ek ruhsal sorunlar yaşanıp yaşanmadığı (depresif yakınmalar, takıntılar, uyku ve dikkat sorunları gibi) değerlendirilir. Kaygının nedenlerine ve ek sorunlara yönelik tedavi yaklaşımı geliştirilir.
İlgili Yazılar
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0








0 yorum