- Bebeklerde K vitamini eksikliği
- Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
- Bebeğimin ilk banyosu
- Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
- ‘Mamografiye ihtiyacım yok’ demeyin
- Terapi için beklememek gerekiyor!
- Tüp bebekte yeni nesil yaklaşımlar!
- Sakın evde bantlama yapmayın!
- Çocuğunuzun göz sağlığı için bu önerilere dikkat!
- LC Waikiki bebek ve çocuk giyiminde güvenin standartlarını yükseltiyor
Bizimkisi bir aşk hikayesi…
Bu aya özel, bir danışanımın hikayesini, kendi sentezimden geçirerek paylaşıyorum.
Gözlerimin içi yaşlı, bir elimde kahve, diğer elimde üç gün önceden bana kalan o resim. Gözlerim uzaklarda ararken çözümü, yüreğim yeni koşudan gelmiş gibi atıyor. Ne yapacağını bilemez çaresiz bir haldeyim.
Onca işle uğraşırken, yaşam iş tarafında kariyer ve başarı diye akıp giderken, ev tarafında da çocuğum okula gidip geliyor, her şey çok güzel diye düşünüyordum. Dün okuldan bana getirdiği o resim elimde! “Annecim, öğretmenimiz ailenizin resmini çizin dedi, bak ben de çizdim.” Aile resmini gördüğüm an, elimdeki telefonu bıraktım, merakla ne çizdiğine baktım. Resmi tam anlayamadım. 4 yaşındaydı ve resmi anlatmasını istedim. Resimde babasıyla oyun oynarken, ablasının oyunlarını bozduğunu, bakıcısının da onlara elma getirirken resmettiğini söyledi. Ben neredeyim, diye sordum. “Anne sen yoksun” dedi. Peki ben neredeyim? “Anne sen hep salonda iş yapıyorsun ya da işte çalışıyorsun”, diye ekledi. Ben evdeyim ama yokum. Evdeyim aslında onlayım diye düşünürken, onunla olmadığımı hatta aile resminin içinde yer almadığımı görmek, beni derinden sarstı.
Hayattan ne bekliyorum?
Aile resmimin içinde yoksam, kendimi çalışmaya adamışsam, çocuğum için çalışıyorum diye kendimi mi kandırıyorum acaba? Bu soruyla meşgulüm üç gündür. Ne çalışmak, ne gezmek, ne de evde kalmak istiyorum. Benliğimi kaybetmiş, sokaklarda kendimi arıyor gibiyim. En sevdiğim kişileri hayatıma alamıyorsam, hayattan ne bekliyorum? hayat bana ne sunuyor? ve ben bu hayatta sunulan neyi almayı tercih ediyorum? Hayatın bana sunduğu en önemli an, anneliğim olduğunu bu resimle bir kez daha anladım.
O resim benim hayatımı konuşturuyor ve bana inanılmaz bir ders veriyordu. Bağrıma bastığım, uğruna en iyisi için savaş verdiğim çocuğum, yaşamı içinde beni görmüyor ve ben kendi kendime evcilik oynuyordum. Evcilik benim isteklerimi hayata geçirmekle başlıyor, çocuğum istiyor bunları kılıfıyla isteklerimi başkasının istekleriymiş gibi gösteriyordum. Bir yaşam, bir anlam, bir hayat uğruna başka birilerinin hayatını ıskalıyordum. Tüm bunları düşünürken, elimdeki kahvenin soğuduğunu, yaşamın içinde de soğuttuğum anıları hatırlattı bana…
Çalışan anne olarak, çocuğum için yapıyorum diye düşünüp de kendim için yaptıklarım neydi? Bu sorunun yanıtını gözlerim hafif nemli ararken, yanağıma sıcacık bir öpücük kondu. “Annecim, hadi gel, bu gece seninle yatalım” cümlesi tüm geçen üç günün soğukluğunu ısıtmış, kendime bir şans vermemi sağlamıştı. Yatağa doğru ilerlerken, kızıma onu ne kadar sevdiğimi, bazen gösteremediğimi, bazen de çok gösterdiğimi zannettiğimi söyledim.
Mis gibi bir koku bana eşlik ediyor, içimde inanılmaz bir şükür duygusuyla, kalbim tüm bedenimi çevrelemiş, kıpkırmızı bir alev topu gibi yüreğimi sıcacık sevgisi sarmıştı. Bu sevginin karşılığını parayla ya da ondan aldığım zamanla vermeye çalışma çabamın ne kadar yersiz olduğunu anladığım gün, yaşamayı öğrendim ben. Karşılık bekleyerek yaşamaya o kadar çok alışmışım ki karşılıksız gelen sevgiyi bile kucaklayamıyor, kendi içimde başka karşılıklar ayırıyordum.
Çalışan annenin çalışma nedenini bilmesi çocuğun gözündeki sevgide yatar. Gözleri gülen, annesiyle sevgi dolu ilişki kurabilen çocukları hayata kazandırmak her annenin sorumluluğu. Çalışırken çocuklarımıza katkı mı sağlıyoruz yoksa bedel mi ödetiyoruz? Gözlerinin içi gülen çocukların, sevgi dolu annelere ihtiyacı var. İçimizdeki sevginin gücü ile çocuklarımızı gönülden kucakladığımız Anneler Günü diliyorum. Her çocuğun, içindeki sevgiyi keşfetmiş bir anneye, her annenin de içindeki sevgiyi keşfetmesini sağlayacak gözlerinin içi gülen çocuklara ihtiyacı var.
Son Haberler
-
Mobo: Eğlenerek öğreten çocuk dünyası
Chery Group’un robotik teknolojiler alanında faaliyet gösteren şirketi AiMOGA Robotics,...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery’nin aile odaklı yaklaşımı kullanıcı hikâyeleriyle buluştu
Chery, 2026 Chery Global Kullanıcı Zirvesi kapsamında düzenlediği Marka Gecesi’nde...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Chery, ailelerin güvenliğini teknolojiyle destekliyor!
Çin’in otomotiv alanındaki öncü markalarından Chery, 2026 Chery Küresel Kullanıcı...
- Eklendi Ekim 27, 2026
- 0
-
Bebeklerde K vitamini eksikliği
Bebeklerde K vitamini eksikliği beyin kanaması ve felce neden oluyor!...
- Eklendi Ekim 17, 2026
- 0
-
Ateş hastalığın sinyalini önceden veriyor
Mevsime bağlı gelişen hava değişimi, çocukların sağlığını farklı şekillerde etkileyerek...
- Eklendi Ekim 15, 2026
- 0
-
Bebeğimin ilk banyosu
İlk banyo hem ebeveyn hem de yenidoğan için bir şoktur....
- Eklendi Ekim 13, 2026
- 0
-
Doğum sonrası hüznü mü depresyon mu?
Doğum sonrası dönemde kadınların hızlı duygu değişimleri yaşayabildiğini belirten uzmanlar,...
- Eklendi Ekim 12, 2026
- 0




0 yorum